Mel

Mel
@siirvari
Şiirleşelim, Şiir gibi yaşayalım
Gece Nöbeti
daha az seviyorum seni giderek daha az unutur gibi seviyorum azala azala aramızdaki uzaklığın karanlığında geceler kısalıp, gündüzler uzuyor böyle olunca daha az seviyorum seni kendini iyileştiren bir yara gibi daha az ve zamanla sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini uzak dağ kışlalarında görmüyoruz birbirimizi usul usul sis iniyor kopmuş yollara ışığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda sevgilim sevgilim yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da artık daha az seviyorum seni unutur gibi, ölür gibi daha az yeniden ödetiyorum kendime onca aşkın öğretemediğini kolay değildi yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben kaç acı birden imtihan etti beni
Reklam
Bir Sarı Çiçek
Bir tarhın hemen kıyısındaydı, alelade bir sarı çiçek. Bir sigara yakmak için durmuştum ve ona bakıp daldım. Sanki çiçek de bana bakıyormuş gibi geldi, şu temaslar, bazen olur ya... Bilirsiniz işte, herkes onları hisseder, şu güzellik dedikleri şey. Tam olarak oydu, çiçek güzeldi, çok güzel bir çiçekti. Ve ben hükümlüydüm, bir gün sonsuza dek ölecektim. Çiçek çok güzeldi, geleceğin insanları için her zaman çiçekler olacaktı. Hiçlik birden kafama dank etti; huzur ve zincirin sonu zannettiğim şey aslında hiçlikti. Ben ölecektim ve Luc çoktan ölmüştü, bizim gibi biri için bir daha asla çiçek olmayacaktı, hiçbir şey olmayacaktı, kesinlikle hiçbir şey olmayacaktı ve hiçlik işte buydu, bir daha asla bir çiçek olmamasıydı.
Sayfa 519
Kaplar Denizin Yüzünü
Kaplar denizin yüzünü Unutulmuş uykularda Şimdi değişmiş kayıp Şimdi bir başka uzak. Kopmuşsanız yıllar yılı sürmüş bir yaşamdan Kapanmışsa o sayfa İçinizde bir ezik, garipsi türkü Şimdi artık yoksa. Daralan gecede Boş yere aramak sevinci Beraberken acı yan Ayrılınca neden böyle çekici? Neden ilk yağmurlarda sonbahar İlk soğuklara doğru ürperti Hatırlanır savrulan yapraklarda Vardı. Ben şimdi başını alıp giden Mavi bulutun muyum, Sislerdeki evin önünden geçsem, Camlarda bulur muyum? -Behçet Necatigil
Kaçışa Gazel
Birçok kere yitirdim denizde kendimi Yeni kesilmiş çiçeklerle dolu kulaklarım Dilim sevgiyle, acıyla dolu. Birçok kere yitirdim denizde kendimi Bazı çocukların kalbinde yitirdiğim gibi. Kimse yoktur duymasın öpüşürken Yüzü olmayan insanların gülümseyişini Kimse yoktur dokunurken bir bebeğe unutsun Durgun kafataslarını atların. Çünkü aranır alında güller O katı görünüşünü kemiklerin. Başka işe yaramaz erkeğin elleri Toprağın altındaki köklere benzemekten. Bazı çocukların kalbinde yitirdiğim gibi Birçok kere yitirdim denizde kendimi. Gidiyorum aramaya, suyu bilmeden, Beni çürütecek, ışık yüklü ölümleri. Federico Garcia Lorca
'Hayat yine de kitapta durduğu gibi durmuyor.'