Mel

Mel
@siirvari
Şiirleşelim, Şiir gibi yaşayalım
Halkın Ekmeği
Bilin: Halkın ekmeğidir adalet. bakarsınız bol olur bu ekmek, bakarsınız kıt, bakarsınız doyum olmaz tadına, bakarsınız berbat. Azaldı mı ekmek,başlar açlık, bozuldumu tadı,başlar hoşnutsuzluk boy atmaya. Bozuk adalet yeter artık! Acemi ellerle yuğurulan,iyi pişirilmemiş adalet yeter! Yeter katıksız,kara kabuklu adalet! Dura dura bayatlayan adalet yeter! Bolsa insanın önünde ekmek,lezzetliyse, gözler öbür yiyeceklere yumulsada olur. Ama her şey bollaşmaz ki birdenbire... Bilirsiniz,nasıl bolluk doğurur ekmek: Adaletin ekmeğiyle beslene beslene. Ekmek her gün nasıl gerekliyse nasıl, adalet de gerekli her gün, hem o,günde bir çok kez gerekli. Sabahtan akşama dek,iş yerinde,eğlencede, hele çalışırken canla başla, kederliyken, sevinçliyken, halkın ihtiyacı var pişkin, bol ekmeğe, günlük, has ekmeğine adaletin. madem adaletin ekmeği bu kadar önemli,
Şiir
Reklam
Maske
Kadının mavi bir cildi vardı. Erkeğin de öyle. Erkek gizledi bunu. Kadın da öyle. Arayıp durdular hayatları boyunca Kendileri gibi mavi olanı. Günün birinde birbirlerinin yanından geçtiler Ve bunu asla bilemediler. Shel Silverstein
Ben Senden Ölürdüm
ben senden ölürdüm oysa sen benim yaşamımdın sen benimle giderdin sen bende okurdun ben caddeleri başıboş dolaşırken sen benimle giderdin sen bende okurdun sen, ulu çınarlar ortasından sevdalı serçeleri pencerenin gün ışımasına çağırırdın gece yinelendiğinde gece bitmediğinde sen ulu çınarlar ortasından, sevdalı serçeleri pencerenin gün ışımasına çağırırdın.. sen ışıklarınla gelirdin sokağımıza sen ışıklarınla gelirdin çocuklar gidince ve akasya başakları uyuyunca ve ben aynada yalnız kalınca sen ışıklarınla gelirdin.. sen ellerini bağışlardın sen gözlerini bağışlardın sen sevecenliğini bağışlardın ben açken sen hayatını bağışlardın ışık misali bonkördün
"Gülümseme, iki insan arasındaki en kısa mesafedir." -Victor Borge
..Ama "Seninle konuşmak istedim," demişti. Abidin saldırganlaşıyordu böyle durumlarda, kendisinden bir şey istendiğinde, belirsiz bir şey, varlığı mesela, dostluğu... Zırvalardı bunu hissettiğinde. Zırvalamıştı. Oysa ne kadar da ihtiyacı vardı! Kutsal dostluk.
Sayfa 7
Reklam