Yolunu şaşırıp bizim aramıza düşmüş, kentlerde ve sürü yaşamında soluğu almış bir bozkırkurdu- başka hiçbir benzeti bundan daha çarpıcı niteleyemezdi onu, onun yalnızlığını, vahşiliğini, huzursuzluğunu, ondaki sıla özlemini ve onun yurtsuzluğunu.
-Savaştan önce bizim de gayet normal şebeke suyumuz vardı dedi babam. Hatırlıyor musun? -Doğru düzgün hatırlamıyorum dedim. Kim bilir başka neleri unuttum…
Yakınları son hasretlerinden birinin, iyi olursa bir yaylaya çıkmak, orada artık yalnız serin kaynak suları ve süt içmek olduğunu söylemişlerdi. Rumeli yaylalarındaki koyun sürülerinin çan sesleri kulağında, bu vatan ve millet kurtarıcısı, bir gurbet ve sıla acısı içinde idi.