Bir insanın diğer bir insana yapabileceği tek iyi şey, o kişiyle doğru dürüst bir ilişki kurabilmesi için tek yol... Elini çekmektir!
Şimdi bir de bireycilik ilkesi üzerine kurulmuş bir toplumun sonuçlarına bakalım. Burası. Bizim ülkemiz. İnsanlık tarihindeki en soylu ülke. En büyük başarıların, en büyük refahın, en büyük özgürlüklerin ülkesi. Bu ülke benlikten yoksun hizmete dayalı olarak kurulmamıştır. Feda etmeye, razı olmaya ya da herhangi bir hayır ilkesine dayalı olarak kurulmamıştır. Bireyin mutluluğu arama hakkı üzerine kurulmuştur. Kendi mutluluğunu. Başkasının değil. Özel, kişisel ve bencil bir amaç ama sonuçlara bakın. Kendi vicdanınıza bakın.”
"Düşünceye bağımlılık nedir?
Basitçe ifade edersek; siz artık onu bırakma seçimine sahip olmadığınızı hissedersiniz. O sizden daha güçlü görünür. O, ayrıca size sahte bir haz duygusu verir. Bu, kaçınılmaz biçimde acıya dönüşecek bir hazdır."
"Efendiler, egemenlik hiç kimsece, hiç kimseye, bilim gereğidir diye, görüşmeyle, tartışmayla verilmez. Egemenlik, güçle, erkle (iktidarla) ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk halkının egemenliğine el koymuşlardır. Bu yolsuzluklarını altı yüzyıldan beri sürdürmüşlerdir. Şimdi de Türk ulusu, bu saldırganlara, artık ye ter diyerek ve bunlara karşı ayaklanıp egemenliğini eylemli olarak kendi eline almış bulunuyor. Bu bir olupbittidir. Söz konusu olan, ulusa egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız, sorunu değildir. Sorun, zaten olupbitti durumuna gelmiş bir gerçeği açıklamaktan başka bir şey değildir. Bu, ne olursa olsun, yapılacaktır.
Ölecek gibi olup ölememek, kan kaybından giderim şimdi deyip, kan bile görememek, tüm hayallerini bir iç kanamayla yitirmek ve ruhuna çarpan kamyonun verdiği ağır hasar yüzünden, bir daha hiç eskisi gibi gülümseyememek, yapılacak hiçbir tedavinin olumlu sonuç vermeyeceğini bilmek ve "Zamanla geçer..." dendiği halde donup kalan zamanın geçmeyeceğini düşünmek...
{Nekromansiyle ilgili her türlü nesne benim normal ücretimin iki katı olmalı. (Bak, bu bir pazarlık çünkü önce "bir buçuk" demiştim ama sonra sen tartışmaya başladın, bu yüzden şimdi daha da yükseltiyorum ve beni bu rakamdan geri döndürmek kolay olmayacak, bilesin. <5*0}
{"Peki."}
{Bovven, lütfen bana bu kadar uzun ve çiçekli böcekli cümlelerle dolu
mesajlar göndermeyi bırak, hepsini okuyacak zamanım yok, TANRIM!}