"Eğer şimşek tanrısının seni çarpmasından korkmuyorsan al!"
Athena çocuklarının bir şeyler yaratmasını arzu eder.
Reklam
Annabeth sürekli olarak kolyesiyle uğraşıyordu. Boncuklardan sarkan altın üniversite yüzüğünü çekiştirip duruyordu. O anda, yüzüğün babasına ait olabileceği geldi aklıma. Babasından bu kadar nefret eden birinin neden bunu boynuna takacağını düşündüm.
"İnancın yok ki," dedi Ekidne. "Tanrılara güvenmiyorsun. Seni bu yüzden suçlayamıyorum, küçük ödlek. En iyisi hemen şimdi buracıkta ölmen. Tanrılar inançsızdır. Zehir tam kalbinde."
Sanki büyükbabamı bana geri vermişler gibi rahatladım, hatta neredeyse sevindim; sevdiğimiz biri öldükten sonra bir an gelir, görüp duyduğumuz her şeyin sadece bir kâbus olmasını hayal etmez miyiz? Ben şimşek hızıyla böyle bir mucize yaşamış gibiydim.
Sayfa 85 - YKY
Roman
Aşkın tevellüd süreci, metafiziği
Senin sevdiğin gözünün penceresinden güzelliğinin ışın ve parıltısını vicdanına bir şimşek gibi attığında, aşk denilen o tutuşmuş yakıcı ateş birden seni yakmaya, hislerinde kabarmaya başlar. Emellerin ve meyillerin de heyecana gelip birden arzuyla üst kattaki hayalin tabanını delerler. Bu imdat isteme karşısında o hayal hazinesinde saf tutmuş ve harekete hazır vaziyette bekleyen sevgilinin güzelliklerini ellerinde tutmuş veyahut onun güzelliklerinin hatırlatmasıyla başkalarının güzellikleriyle hazinesi dolu olan hayaller, hemen tasvire girişip o arzu ve emellerin imdadına koşarlar. Sonra beraberce hücum edip hayalden dile kadar inmekle, kavuşma meylini arkalarına ayrılıktan doğan elemi sağlama, saygı, edep ve iştiyakı sollarına, merhamet ve lütfu gerektiren sevgiliye ait güzellikleri önlerine, hediye olarak da methedilen sevgilinin gerdanını ve övgüsünün incilerini ellerine alarak “Yüreklere işleyen tutuşmuş yakıcı ateş” demeye lâyık olan aşk ateşini söndürmek için kavuşmanın tatlı suyunu celbeden faziletlerini sayıp dökmekle hâllerini ve hacetlerini arz ederler.
Sayfa 174·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
Reklam
Reklam