1000Kitap üyelerine özel çekiliş!..
En çok yorum alan yazarın kitabını ve kitap okuma gözlüğünü
5 üyemize hediye ediyoruz.
1. Fyodor Mihailoviç Dostoyevski- Suç ve Ceza
2. Ahmet Ümit-Aşkımız Eski Bir Roman
3. Jose Mauro de Vasconcelos-Şeker Portakalı
4. Beyza Alkoç-Karantina 1
5. Reşat Nuri Güntekin- Çalıkuşu
Çekiliş şartları
Kitapseç Sayfasını Takip et
Favori kitabını yoruma ekle
Çekişi sayfanda paylaş
Kazananlar 31.01. 2020 tarihinde açıklanacaktır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir gün Büyük İskender şehri gezerken fıçı içinde yaşayan bir adama rastlar. Adam güneşin altında mayışmış bir şekilde yatmaktadır. Bu kişi tüm serveti bir parça çul-çaput ile günlük olarak kullandığı malzemelerini koyduğu torbası olan Diyojendir. Büyük İskender’i karşısında görmesine rağmen istifini bozmadan güneşlenmeye devam eder. İnsanlar, İskender geliyor diye kırılıp geçerken o yerinden kımıldamaz. Hatta insanlar; “Sen ne yapıyorsun, gelenin kim olduğunu bilmiyor musun?” diye onu tartaklarlar.
İskender karmaşayı görür ve: “Durun, dokunmayın!” der. Kendisine doğru gelen kalabalığa, yattığı yerden biraz doğrulup bakarken, İskender öne çıkar ve
Diyojen’in yanına gelerek: “Görmüyor musun? İnsanlar yerlere yatıp kalkıyorlar. Sen yoksa beni tanımıyor musun?” der.
Diyojen: “Tanıyorum. İyi tanıyorum ve sizi de iyi biliyorum.” diye cevap verir.
Büyük İskender: “O halde söyle! Kimim, ben?” der.
Diyojen: “Sen benim esirimin esirisin.” der.
İskender bu sözden sonra sarsılır. Yerinde duramaz ve atından iner. “Ne demek bu!?” der.
Diyojen:
“Sen, toprak için mal için insan öldürüyorsun. Halbuki bunlar benim değer vermediğim şeyler, benim esirim. Hiçbir Dünya malında gözüm yok. Nefsimin istediği hiçbir şeyi yapmıyorum. Oysa sen, nefsine esir olmuşsun. Gözün güç, altın, para ve toprakta. Dünya benim esirim, kölem. Sen de benim köleme köle olmuşsun. Kim kime ayağa kalkacak?”
İskender bu sözleri kabullenir. Diyojen’in büyük bir filozof olduğunu anlar ve ona: “Dile benden ne dilersen!” der.
Diyojen, kafasını kaldırarak hiçbir heyecan göstermeden suratına baktı İskender’in. “Evet” dedi Diyojen .İşaret parmağıyla güneşi göstererek , “benden bana veremeyeceğin şeyi esirgeme” ve devam etti “Güneşimi kapatıyorsun.gölge etme, başka ihsan istemem.” der ve dünyevi değerleri ne kadar
"Leonardo da Vinci ‘Son Akşam Yemeği’ isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı. İyiyi İsa’nın bedeninde, Kötüyü de İsa’nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda’nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı. Resmi yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında, korodakilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti. Onu poz vermesi için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi. Aradan 3 yıl geçti. ‘Son Akşam Yemeği’ neredeyse tamamlanmıştı, ancak Leonardo da Vinci henüz Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı. Leonardo’nun çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı.Günlerce aradıktan sonra Leonardo vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. Paçavralar içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım kenarına yığılmıştı. Leonardo yardımcılarına adamı güçlükle de olsa kiliseye taşımalarını söyledi çünkü artık taslak çizecek zamanı kalmamıştı. Kiliseye varınca yardımcılar adamı ayağa diktiler. Zavallı, başına gelenleri anlamamıştı. Leonardo adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu. Leonardo işini bitirdiğinde, o zamana kadar sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş olan berduş gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi: ‘Ben bu resmi daha önce gördüm.’ ‘Ne zaman?’ diye sordu Leonardo da Vinci, o da şaşırmıştı. ‘Üç yıl önce’ dedi adam. ’Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce. O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum, pek çok hayalim vardı, bir ressam beni İsa’nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti…"
İyi ve Kötü’nün yüzü aynıdır. Her şey insanın yoluna ne zaman