5/10
·432 syf.··
2026 8. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 14:19
Özellikle bu kitaptan sonra Orhan Pamuk bende Paolo Coelho etkisi yarattı diyebilirim. Coelho da kendince başarılı olduğu, çoğu ergen gibi benim de zamanında okuyup etkilendiğim "Simyacı"dan sonra iyice fiyasko romanlar vermişti. "Elif" rezaletti mesela. Pamuk'un da "Kara kitap", "Benim adım kırmızı" gibi eserlerden sonra böyle yavan ve sığ bir kitap yazması bana göre fiyasko. Kendisi de son söz kısmında "Kara kitap", "Benim adım kırmızı"nın arkasından "Kar"ın yazılması çok kolay bir kitap olduğunu belirtiyor. Ta Türkiye yıllarından beri - neredeyse 15 yıl oldu - büyük hevesle okumak istediğim "Kar" Orhan Pamuk'a duyduğum ilgiyi yerle yeksan etti. Artık başarılı kitaplarını bile okuyabileceğimi zannetmiyorum. Kitaptaki duygular hiçbir türlü insana geçmiyor. Bir çok düşünce çok sığ. Süreç tahmin edilebilir. Bir de, ikide bir durduk yere ermeni bir şeyinin ortaya zıplaması da çok komik Ka eskiden bir ermeni sanatçısına ait muazzam yapının yanından geçip, ermenilerin bir zamanlar çok yoğun yaşadığı sokağa gelince sola sapıp, eski bir ermeni kilisenin karşısında durdu Kesinlikle milliyetçi damarı edebiyat sevgisinin önüne geçen birisi değilim. Milli ve dini kimliyine, cinsel tercihine bakmaksızın kaliteli edebiyat örneği benim için baş tacıdır. Ama işte naapasın ki, burası Muş'tur, Nobel yolu yokuştur.
1000Kitap
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,8bin okunma
Tanrıdan Açık Bir Mektup
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Lise döneminde okuduğum bu kitabı yıllar sonra tekrar elime almak çok farklı hissettirdi, en başta bunu söylemek istiyorum. Lise döneminde bir gencin okuduğu ve çıkardığı anlam bu kitaptan sade bir düşünceydi: "Çok istersen her şey olur." Fakat geçen onca zaman ve onca tecrübeden sonra anlıyorum ki mesele sadece bir şeyi istemek değilmiş. Mesele sadece bir hedef koymak ve ona ulaşmaya çalışmak değilmiş. Aslında bizi biz yapan, hayat dediğimiz o sürece anlam katan nereye vardığımız değil de, bir yere giderken nasıl bir yoldan geçtiğimizmiş. Her gün bir yerlere yetişmeye çalışıyor, hep birileri veya birtakım soyut ya da somut hedeflerle yarışıyoruz. Hep bir yere varmaya çalışıyoruz. Simyacı'yı alıp sayfalarında kendimi kaybedene kadar ben de bir şeylere bir yerlere yetişmeye çalışıyordum. Fakat bu kitap ile birlikte uzun bir mola verdim. Çoban Santiago ile birlikte okuyucuyu da uzunca bir yolculuğa çıkarabilen yetenekli yazar Paulo Coelho sayesinde Santiago'nun İspanya'dan başlayıp Mısır'a uzanan o yolculuğunda çokça şey okudum, çokça şey öğrendim. Dini öğretilerden ve hikayelerden de beslenen bu kitap özellikle birçok sayfada geçen bir terimin etrafında şekillenmektedir, ki bu terim dünyada hala çokça tartışılan kavramlardan biridir. Bahsi geçen terim "mektup" bildiğimiz anlamından hem uzak hem de oldukça yakındır bu anlama. Hem kader demek bu romanda mektup kelimesi hem de kendi manasında, tanrıdan insana açık bir mektup demektir. Kitap içerisinde belirtilen mektubun da özü, yolda olmak, yolu görmek, yolu değerlendirmektir. Bu romanı bir cümleye sığdırmak istesem sanırım denebilecek en uygun şey şu olurdu: "Bir yere varmanın değil, gidilen yolu onurlandırmanın romanı." İstesek de istemesek de bir yerlere varıyoruz hepimiz. Ama Santiago gibi, ama Mısır civarında
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·192 syf.··
2026 126. kitabı
Brezilyalı romancı Paulo Coelho ’ya “yolculuk yazarı” dense yeridir. Daha ilk romanı Hac ’dan itibaren hemen bütün romanlarında kuvvetli bir yol imgesi var Coelho’nun. Tabii ki soyut bir imgeden daha fazlası. En bilinen romanı “ Simyacı ” da bilindiği gibi bir yolculuk ve arayış izleği üzerinde kurgulanmıştır. Yol, başlı başına bir keşif sürecidir. Evet, ulaşılmak istenen bir amaç vardır yolun sonunda ama yolculuğun kendisi çoğu kere ulaşılmak istenen amaçtan daha değerlidir. Çünkü yolculuk deneysel bir arayıştır, dışarıya doğru giderken kendi içimizde gerçekleştirdiğimiz bir keşiftir.
Alıntı
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:46
Simyacı, dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun üçüncü romanı. 1996 yılından bu yana Türkiye'de de çok okunmuş, çok sevilmiş, çok övülmüş.Benim de ikinci okuyorum ama etkisi ilkinden daha farklı. Büyük bir Doğu klasiği olan Mevlâna'nın ünlü Mesnevîsinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılmış bu roman. Simyacı, İspanya'dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının öyküsü. Ama aynı zamanda bir "nasihatname"; "Yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğunu nasıl kuracaksın?" gibi sorulara yanıt arayan bir yaşam ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen bu romanın, dünyanın dört bir yanında bunca sevilmesinin gizi, kuşkusuz bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor. Keyifli okumalar...
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
İstenen şeyin düşünülen yerde olmaması gerçeği…
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 04:03
Herkese günaydın. Bu kitabı gecenin 4’ünde bitirip sabah da hastane randevuma geç kalmak gibi bir manyaklık yaptım. :) Ama buna değdi doğrusu. Paulo Coelho ’nun metni gerçekten ilgi çekici. Adamın yazdığı kitaplar akıp gidiyor. Bambaşka bir ütopya buldum ben bu kitapta. Sürükleyici ve akıcı bir dili vardı. Bazı betimlemeler adeta ‘salağa anlatır’ gibiydi ama, kitapta bu hiç sırıtmamış. Aksine, ayrı bir tatlılık katmış. Adamımızın yaşadığı macera her insanın yaşamak istediği bir maceraydı bence. Özellikle de benim. Böyle ütopik fantastik hikayeler gerçekten ilgi çekici oluyor. Yazarın metninin sadeliği de hikayeye ayrı bir parıltı katıyor. Suç ve Ceza’dan sonra bu kitap bana çok iyi geldi. Ama şunu fark ettim -daha öncesinde de farkındaydım bunun ama kendime yediremiyordum-: felaket bir şekilde dikkat dağınıklığına sahibim ben. Bunu bu kitapta nasıl fark ettim derseniz: çok sevdiğim bir ablamın (kendisini buraya etiketlediğim için umarım bana kızmaz LeyLi ᥫ᭡.ִ ) “Bu kitap şu ana kadar nasıl bitmedi?” diyerek beni fırçalamasıyla farkettim bunu (ironi :) ). Bu kitap hakikaten nasıl bu kadar uzun sürebilir? Başkalarının 1 günde bitirebildiği kitabı ben nasıl 4 günde okuyabiliyorum? Hemen bu konuda aksiyon aldım ve birazdan yemek yiyip dikkat dağınıklığım için aldığım ilacı içeceğim. Umarım bana iyi gelir. Bu kitap gibi. Kitaptaki karakterin yaşadığı durumları, geçirdiği iyi ve kötü anıları, bulduğu anlamları, çıkardığı dersleri ve ‘simyacı’ ile geçirdiği zamana duyduğu minnet, tamamen bana geçti. Adeta o karakterle bir oldum ve onu benimsedim. ( Martin Eden kadar olmasada ) Çok güzel bir macera geçirdik bu kendine bir sürü şey katan çobanla. Hayalim (eğer yapabilirsem), önce ülkeyi, sonra da dünyayı dolaşmak. O yüzden bu çobanın yaşadıkları benim için çok önemli ve
1000Kitap
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2022246,8bin okunma
8/10
·166 syf.··
2024 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 00:34
İspanya'dan Mısır piramitlerine kadar uzanan bir yolculuğa çıkan Endülüslü çoban Santiago'nun hikâyesidir. Santiago, rüyasında gördüğü hazineyi bulmak için sürülerini satıp yola koyulur. Bu yolculuk boyunca karşısına çıkan bilge kişiler ve yaşadığı olaylar, ona hazinenin aslında dışarıda değil, kendi içinde olduğunu öğretecektir.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2015246,8bin okunma