Sinem

Her zaman yaşamın içinde olmaya çalıştım;  ama artık yaşamı olduğu gibi kabullenmenin zamanı geldi
Sayfa 264
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yeryüzünü ve gökyüzünü sevmek istedim, marifetlerini ve coşkularını; ve bana ölümü hatırlatmayan hiçbir şey bulamadım: çiçekler, yıldızlar, çehreler - solmanın simgeleri, bütün muhtemel mezarların potansiyel kapaktaşları! Hayatın içinde oluşan ve onu soylulaştıran şey, iç karartıcı ya da alelâde bir sona doğru yol alır. Yüreklerin kaynaşması hiçbir iblisin tasarlayamayacağı felâketlere sebep olmuştur. Ateşli bir kafa yapısına sahip birini mi gördünüz? Emin olun ki sonunda kurbanı olursunuz… Kendi doğrularına inananlar -insanların hafızasında iz bırakan yegâne kimseler- arkalarında da cesetlerle dolu bir yeryüzü bırakırlar. Dinlerin bilançosunda en kanlı tiranlıkların işlediğinden fazla cinayet vardır; insanlığın tanrılaştırdıkları da, gözünü kan bürümüşlükte en bilinçli canilerden baskın cikarlar.
huznu kabullenmek... Her seyin nese dolu oldugunu iddia etmek ihanetti.
Sayfa 213 - ayrinti
yirmi sekiz yasindayim ve hala birinin gelip beni iyilestirmesini bekliyordum
Sayfa 27 - akaşa yayinlari
asla anlamadigi, bana yanimda olmasinin yettigiydi. Gerisinin onemi yoktu. Bir sey yapmak gerekmiyordu. Onun yanimda olmasini istiyordum, o kadar, bir de kendimi guvende hissetmek.
Sayfa 111 - ayrinti yayinlari