"Eğer sesimi eskiden kulağınızı okşayan sese- öyle midir bilmem, ama umarım öyledir- benzettiyseniz, bırakın gözyaşlarınız aksın!
Eğer saçıma dokunduğunuzda bir şey size genç ve özgür günlerinizde göğsünüze yasladığınız o sevgili başı hatırlattıysa bırakın gözyaşlarınız aksın!
Eğer size tüm saygı ve hürmetimle hizmet edebileceğim bir yuvadan bahsettiğimde bu size eski günlerde, zavallı yüreğiniz eriyip giderken dağılan bir yuvayı anımsattıysa bırakın gözyaşlarınız aksın!"
"Görüyor musunuz? İnsanlar kendilerini mutsuz edecek, hatta hayatlarını karartacak bir şey dahi olsa, kendi uydurduklarına inanıyorlar. Bu, daha iyi bir gelecekten ümidini kesmiş insanların inanma ihtiyacıdır."