Kişisel
Sınırlarım aşılınca inanılmaz sinirleniyorum. Yeri geldiğinde hayır ve sanane diyebilmeyi öğreten hocama çok teşekkür ediyorum ama ben bu öğretimi biraz fazla kaçırdım galiba.
Görücü usulü ~ Allah usulü: benimki ikincisi oldu
Sevgililik ve evlenme olaylarını o kadar yükseğe koyarken bir de o kadar ittirmişim ki bugünlerde benden birkaç yaş küçüklerin sevgilisi oldu veya görücü usulü buluşanlar. Çoooook uzun bir süreç ve de çooook uzak geliyor. Adlarına seviniyorum ve "Hayatlarındaki kişi onlar için doğru olsun, olamazsa/ olamıyorsa yollarını ayırırken hızlılık ve kolaylık niyet ediyorum. Naziklikle onarılsınlar. Yine de doğru olarak birbirlerine bağlanmış olsunlar." deyip bırakıyorum. Bunu da gördüklerimden deneyim olarak yapıyorum. Genel olarak arkadaşlık kriterlerime layık göremediğim ve anlaşmamayı tercih ettiğim dış dünyada tek tük de olsa sevebileceğim insanların olabileceği de hayret verici. Bir amaca hizmet eden bağları sevmiyorum: tanımadığın birini sevebilme ihtimaliyle tanıma olayı bana samimiyetsiz ve özensiz geliyor. Evlenmek istediğim için seni tanımak istedim, seni tanıdığım için evlenmek istiyorum değil yani. O durumu ya da kişiyi hiç düşünmemiş olabilirim ama en' im olacak kişinin konumunu ve gerekliliklerini düşünmüştüm. Kendi hak ettiğim ve layık olduğum şekilde ayarlamalar yapmıştım. Varsa tek eksik oydu yoksa da yoktu. Basit arkadaşlık bağlarım bile amaçsızdı: o kişiyi kendini yetiştirmiş haliyle ya severim ya da sevmem. Kişiliğini ve aklını kullanış hali güzel hitap etmiyorsa ne diye olsun ki? Kendi sınırlarım ve değerlerim bu basitliklerde taviz gösterecek şekilde ayarlanmadı: Seviyeyi bu tarz düşüreceğime dışarıdan alabileceğimi kendime katarım. Hem kendimden başka kime inanıp o kadar güvenebilirim ki? O yüzden sadece keyfimin istediği insanlarla anlaşırım, canımın istemediklerini ya kabul etmem ya da anında silerim. Özler olarak sınırları aşmışım: Hata yapabilirim illa ki telafi ederim/ affeder. Tek yanlışta beni silmeyi göze alamaz. O yüzden itinasız davranabilirim
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sayıklamalar VI, VII - Bir Çevrim Tamamlandı Şimdi
Farklı zamanlarda aynı frekansta... Farklı zamanlarda, sen bana, ben sana... Döner misin? O nehir benimle dolar mı yeniden, döktüğün yaşları sana teslim etsem gözlerimden. Ben henüz gencim, yalan değil ya Büyüklük sende, affetsen? Hastayım ben, konuştukça zihnim. Sussam, bu kez en az senin kadar. Fakat ben yine de çılgınlığımın doruğundayken hele bedenimle var olmaktayken saçıma kıymanın fevkalede ötesindeyim. Sınırlarım yoksa ve korkmuyorsam ölümlerden böyle kabul etsen Renkler benden vazgeçecek diye endişeliyim Biran önce gel sen ... artık ulaşmıyormuş,
"Göklerdeki yıldızlara uzanacak kadar geniş bir ruhum, topraktaki gerçeğe sadık kalacak kadar sağlam sınırlarım var." Ecenin kitaplığı 👑✨
Ben öğretmenim olduğum en güzel şeyim...Her zaman önceliğim öğrencilerim çocuklarım oldu onlar gülsün diye onlar mutlu olsun diye onlar öğrensin diye onlar huzurla yaşasın diye oldu mücadelem . En çok aileleriyle savaştım belki ama benim de sınırlarım vardı durmam gerekti . Dün ilk defa uyarıldım ' hocam bırak artık çocuklarla ailelerle bu kadar mücadele etmeyi görüyor musun neler oluyor' dendi. Eşim ilk defa uyardı bugün 'kendine çok dikkat et okulda' diye Okul orası çiçek bahçesi, geleceğimizin temeli onlar çocuk ... Okul orası yuva bir çocuğun okuldan sonraki en güvenli yeri ...
Hope crushed into pieces Can I just die and press reset 'Cause this isn't a game after all Aren't we all trapped in the spiral Hâlim okunur bakışlarımın yıkıklığından Fazla gelme üstüme, çizilmiş sınırlarım var Vururum son gücümle, çamur üstüm, hayaller ıslak Kazarken mezarımı kanlı toprak kırıldı tırpan
Müzik