Puan vermedi·176 syf.··
2026 4. kitabı
Bu kitap, bana başta basit bir kişisel gelişim kitabı gibi görünse de okudukça insanı kendi sınırlarıyla yüzleştiren, çoğu yerinde düşündüren bir kitap. Kitap boyunca, başkalarını memnun etmeye çalışırken kendime ne kadar az alan bıraktığımı fark ettim. Herkesi mutlu etmeye çalışmanın çoğu zaman insanı yoran ve kendisinden uzaklaştıran bir davranış olduğunu düşündürdü. Ben olmaktan çıkarak başkalaşmak gibi... Kitabı bitirdiğimde ise artık şu yönde düşünmeye başlamıştım; mesele kolayca evet dememek değil, kendi sınırlarım için ne kadar "hayır" diyebileceğimdi. Evet demek, kabul etmek yanlış bir şey değildir elbette sadece bu noktada kendimi, sınırlarımı ön planda tutabilmem mühim. Her bir hayır, kendime söyleyeceğim en güçlü evet olabilir.
Hayır Diyebilme SanatıMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 202417,7bin okunma
BERZAHTAYIM;
9/10
·119 syf.··
2026 36. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 21:32
80'li 90' lı yılların İran topraklarına gidiyoruz. Bu topraklara adımı şu şekilde atmak isterim. Kahramanımız diyor ki; " Dünyadaki herşeyin bir hafızası var; sadece insanların değil... Bu tezini satırlar boyunca okuruna kanıtladığını belirtmek isterim. Kahramanımızın iç dünyasına kulak vermeye var mısınız? Ben yirmi iki yaşındayım ve beş yaşından beri berzahtayım. İçtiğim bir bitkiden zehirlenmem sonucunda görme yetimi kaybettim. Önce dünya sarı ardından simsiyah oldu. O yüzden berzahtayım yani sınırlarım engellerim var. Annemle hergün düzenli okuma saatlerimizde kafamda kurduğum dünya bana yetiyor mu bilemem. Bunun cevabını vermek zor fakat zaman zaman iç hesaplaşmalarımda asi, dünyaya ve yaşadığım hayatıma başkaldıran ruh durumlarımı göz ardı etmeyelim. Kriz anlarım... Her ne kadar annem beni her anlamda yetiştirmiş olsa da zorlandığım zamanlarım da gelen krizlerimde tek destekçim annem. Annemle evimizin bodrum katında ki atölyemizde bitkileri şifalı hale getirip insanlığa fayda sağlamaya çalışıyoruz. Öyle ki annem hastalandığında bütün bu işleri ben kendim yapıp evime katkı sağladım. Bu da şu anlama geliyor aslında istedikten sonra kimsenin bir engeli yoktur. Kısacık bir metin olmasına rağmen uzun zamandır bu derece derin, etkileyici içimi sızlatan bir eser okumamıştım. Günlerce etkisinden kurtulamadım. Mutlaka okunmalı mutlaka. Sevgiler.
1000Kitap
Şifalı Bitkilerle Ölme RehberiAtiye Attarzade · Bilgi Yayınevi · 202633 okunma
Reklam
Dün
8/10
·72 syf.··
2026 47. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 20:41
Genel olarak kitap, kısa ama etkisini uzun süre hisedecekmişim gibi. Gayet akıcı elinizden bırakamıyorsunuz. Bir ara ensest ilişkiyle ahlaki sınırlarım bulanıklaştı. Kitabı kahramanın ağzıyla okuyorsunuz. Kitabın ilk kısmı inanılmaz etkiliyeci.Kısa bir kitapda bu kadar derin bir konu , sayfalar dolusu kitap okumuşsunuz hissi bırakıyor
DünAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20193,122 okunma
Puan vermedi·435 syf.··
2026 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 00:13
(Ruth, Martin'e eğer mektup yazmış olsaydı nasıl olurdu diye düşündüm.. Bu sadece öyle bir yazı) :) Ruth'un ulaşamayan ve ulaşamayacak olan düşünceleri olsun bunlar. Ruth Morse… Bir ismin taşıyabileceğinden daha ağır bir yük vardı omuzlarımda. Morselerin kızıydım ben; terbiyeli, ölçülü, eğitilmiş… Edebiyat okumuş, dili bilen, kuralları içselleştirmiş. Bana öğretilen her şeyle “kusursuz” olmaya yakın, ama bir o kadar da eksik. Bilirdim kelimeleri, cümleleri, kuralları… Ama hayatı bilmiyordum. Günlerim birbirinin aynısıydı. Sessiz, düzenli, itaatkâr. Okul ve ev arasında sıkışmış bir varoluş… Annemin bakışlarında hep aynı beklenti: Benim gibi bir kızın, kendi seviyesinde bir erkeği etkilemesi, onun dikkatini çekmesi, usulünce evlenmesi. Ama ben… Ne dikkat çekebiliyordum ne de gerçekten görülüyordum. Ben, erkeklerin gözünde sıkıcıydım. Fazla ölçülü, fazla kurallı, fazla “uygun”… Oysa içimde, henüz adı konmamış bir boşluk vardı. Annem buna “kadın olmamışlık” derdi. Çünkü bir erkeğe âşık olmamıştım henüz. Çünkü kalbim, bana ait değildi. Bana ait olan hiçbir şey yoktu aslında. Ne hislerim, ne seçimlerim… Toplumun ince ince işlediği o görünmez zincirler, bir kadının ne hissedebileceğini bile belirliyordu. Aşk bile bir sınırdı bizim için. Taşmaması gereken, kontrol altında tutulması gereken bir şey. Ben yaşamıyordum, Martin. Sadece bana biçilen hayatı usulca sürdürüyordum. Sonra sen çıktın karşıma. Sen… Hayatın kendisi gibiydin. Dağınık, ölçüsüz, taşkın… Ama gerçek. Senin yanında ilk kez kendimi duydum. İlk kez bir söz, içimden geldiği gibi dudaklarımdan döküldü. İlk kez bir bakış, korkmadan bir başkasına değdi.
Martin EdenJack London · İletişim Yayıncılık · 2017134,9bin okunma
sınırlar!
7/10
·321 syf.··
2026 2. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 21:47
Kitabı okuma nedenim, yakın zamanda manipülasyon üzerine okuma yaparken bunun nedeninin sınırları koruma noktasındaki eksikliğime vermemdi. Geçen yıllarda "Bütünüyle İnsan Olmak" kitabını okumuştum. Sanırım sınırlar ile ilgili en büyük aydınlanmam o zaman oldu. Kitapta şöyle geçer: Öfkelenmemizin nedeni sınırlarımızın aşılmasıdır. Bunu duymak sanırım beni rahatlattı. Öfkemin temelinin sınırlara saygı duymayan insanlardan kaynaklı olduğunu anlamış oldum. Üzerine düşününce ülkece ciddi anlamda öfkemiz olduğunu düşünüyorum. Bu durumdan birçok kişinin muzdarip olduğuna şahit oldum. Millet olarak pek sınırlara dikkat etmiyoruz. Herkese, her şeye karışma hakkını kendimizde buluyoruz naçizane. Bir süredir sınırlarım üzerine düşünüyor ve araştırmalar yapıp gözlemlerde bulunuyorum. Bu kitabı da sınır çizmede kararlılığımı sürdürmemi sağlamada kolaylık olsun diye de biraz okumak istedim. Kitap büyük çerçevede anlatmış sınırları. Okurken notlar alınabilir, içinde çeşitli örnek vakalar da var. Fakat bana çok hitap etmedi, sevemedim. Hatta sonlara doğru biraz da bitirmek için kendimi zorladım. Okurken bazı kısımlar haricinde bildiğim şeyleri duymak sanırım beni sıktı. Ayrıca psikolog çok fazla dini öğreti temelinde anlatmış. Sanırım beni en çok da bu sıktı. Bu tarz kitapları okurken daha araştırmaya dayandırma ve kaynaklandırma bekliyorum. Sınırın ne olduğunu bilmeyen, hayatında sınır koymakta zorluk yaşayan kişiler okuyabilir. İçerisinde çocuklar, eş, aile, kişinin kendisi, iş vb. her türlü sınır çizme noktası detaylandırılmış. İhtiyaç duyulan kısımlarda bu noktada kılavuz olarak kullanılabilir nitelikte diye düşünüyorum. Üç bölümden oluşuyor: Sınırlar nedir, sınırlarla ilgili çelişkiler, sağlıklı sınırlar nasıl geliştirilebilir? Sınırlarla ilgili şu düşüncelerimi de aktarmak
SınırlarHenry Cloud · Sistem Yayıncılık · 20084,343 okunma
9/10
·384 syf.··
2025 9. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 00:00
Bu kitabın ne anlattığını özetleyebileceğimi hiç zannetmiyorum. Ama bana neler hissettirdiğini ve neler düşündürdüğünü anlatabilirim belki. Bir kere her cümle ama cidden her cümlenin altında saklanan yüzlerce kelime daha var. Cümleleri sanki ders notu inceler gibi incelemek gerekiyor. Bazen cümledeki metaforlara, göndermelere ve daha birçok söz sanatın hem şahit oluyor hem de şaşkınlıktan hayret içinde kalıyor okuyucu. Resmen kelimelerle oyun oynuyor yazar. Aynı cümlede hem bilime hem sanata hem topluma ait bir sürü parça buldukça Nietzsche'nin kelimelere olan hakimiyetinin bir sınırı olmadığını anladım. Hatta bazı yerler oluyor ki gerçek anlamda mı yazmış yoksa ironi bir anlamı mı var ya da aslında başka birilerinin anlayışını yansıtmak mı istiyor o cümlede... Anlamak çok zor. ( Özellikle kadınlar hakkındaki cümlelerinde) Nietzsche'nin yazdıklarını anlayabilmek için kesinlikle önce Nietzsche'yi anlamak gerekiyor. Bu kitap bana kendi sınırlarımı bulmayı öğretti. Şimdiye kadar olan sınırlarımın aslında benim değil de içinde yaşadığım çevrenin, ailenin, toplumun sınırı olduğunu fark ettim. Ve bu sınır değişken bir sınır. A şehrinde değil de B şehrinde yaşıyor olsam sınırlarım çok daha farklı olurdu mesela. Bana sorgulamayı öğretti Zerdüşt. Bana göre mantıklı olan ne, ben ne yapmak istiyorum sorularını sordurttu. Doğruluğuna inandığımız ir görüş ve onun tüm getirilerine uymak zorunda olmadığımızı anladım. Benim kendi görüşüm olmalı içerisine istediğim kadar çeşitli görüş sığdırabildiğim. Kısacası bu kitap bana balık vermedi balık tutmayı öğretti. Hayatımı derinden etkileyen bir kitap oldu yani. Bir farklı boyutu daha var bu kitabın. Kitabı önceki yıllarda okumuştum ama beni bu kadar etkilememişti, hatta sevmemiştim bile. Fakat bu kez hayatıma çok farklı bir boyut
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Koridor Yayıncılık · 201947,6bin okunma
Reklam
Reklam