Kötülüğün Bir Gerekçesi Olabilir mi?
7/10
·352 syf.··
2026 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 15:20
İlk kez fantastik/kara mizah türünde bir kitap okudum ve oldukça beğendim. Kulüpteki arkadaşların çoğu Solbris'i çok sevdi ama ben sevemedim. Çünkü bana göre yapılan kötülüklerin hiçbir gerekçesi olamaz. Mesele sevilmekse, o zaman neden iyilik adına da bir şeyler yapmadı? Kitabın sonlarına doğru tam İyiciler kazanıyorken Karanlıktan gelenlerin Solbris'e yardım etmesine çok sinirlendim. Kitap bittiğinde Sarı Kız çocukları kurtardı ama Solbris'in durumu belirsiz kaldı. Umarım serinin diğer kitaplarında onu daha iyi bir varlık olarak görürüz. Kitabın en sevdiğim yanı ise fantastik bir hikâye anlatırken insan doğasına dair pek çok soru sordurması oldu. İyilik ve kötülüğün sınırları, insanların kabul görme isteği ve yaptıkları seçimlerin sonuçları üzerine düşünmeme neden oldu. Ayrıca serinin devamında, ağacın altında öylece duran o üç çocukla yeniden karşılaşacağımızı düşünüyorum.
2026 Okuma Raporları
Karbon Başlangıçlar ve Muhteşem SonlarBener Karaçor · Düşbaz Kitaplar · 202615 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Herkese merhaba #olayyerikitapkulübü eşliğinde, @ephesusyayınları tarafından gönderilen ve benim de çok sevdiğim yazarlardan biri olan John Marrs'ın Önce Sen Beni Öldürdün kitabını okuduk. John Marrs'tan okuduğum üçüncü kitap olan Önce Sen Beni Öldürdün, benim için Yolcular'dan sonra en sevdiğim Marrs kitabı oldu. Hikâye, aynı mahallede yaşayan ve dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayat süren üç kadının etrafında şekilleniyor. Liv, Anna ve Margot'nun hayatları iç içe geçtikçe dostluklarının ardında saklanan sırlar, kıskançlıklar ve karanlık gerçekler birer birer gün yüzüne çıkıyor. Kitabın en sevdiğim yanı, merak duygusunu ilk sayfadan son sayfaya kadar canlı tutması oldu. Kimin doğru söylediğini, kime güvenilmesi gerektiğini anlamaya çalışırken sayfalar adeta su gibi akıp gidiyor. Karakterlerin zaman zaman sinir bozucu kararlar vermesi ise hikâyeyi daha gerçekçi kılmış. Özellikle Margot karakteri bende güçlü duygular uyandırdı; onu okurken hem şaşırdım hem de bol bol sinirlendim. Ancak en çok sinirlendiğim karakter sanırım Anna oldu. Yaptığı bazı şeylerin sonuçlarıyla yeterince yüzleşmediğini düşündüğüm için finalde onun adına biraz daha farklı bir kapanış bekledim. Bu durum beni sinirlendirse de karakterlerin bende bu kadar güçlü duygular uyandırabilmesi, yazarın onları ne kadar başarılı yazdığını gösteriyor. Tek eleştirim ise çeviri ve düzenleme sürecinde gözüme çarpan bazı teknik hatalar oldu. Ancak hikâye o kadar sürükleyici ve akıcıydı ki bu durum okuma keyfimi çok fazla etkilemedi. Psikolojik gerilim, aile sırları, bol entrika ve karakter odaklı hikâyeler seviyorsanız bu kitaba kesinlikle bir şans vermelisiniz. Son sayfasına kadar temposunu koruyan, elden bırakması zor bir okuma deneyimiydi. Puanım: 8,5/10
Önce Sen Beni ÖldürdünJohn Marrs · Ephesus Yayınları · 202638 okunma
Reklam
Nereden,Nereye...
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 12:42
Bir kaç günlük bitirmem gereken bir kitaptı. Mehmet'in durumundan çok farklı konumda olduğumdan sıkılarak okudum başta. Zorlandım usandım. Sinirlendim hatta. Bıraktım üzerine düşmedim. Benim çevremde de inkar eden çok insan var. Tahammül edemedim. Zorlandım okurken. Açıkçası inkar etmek kolay geliyor sanırım ve üzerine düşünüp araştırma yapmıyorlar mı bilemiyorum ama en bilgisiz insan bile şu kâinatın sahipsiz olduğuna ikna etmemeli kendini. Ama maalesef bazı insanlar kolaya kaçıyorlar demekle yetinmek istiyorum. Halit hocayı gönülden tebrik ediyorum. O kadar zor ki inançsız bir insana dinimizi anlatmak. Ben bunu hala yaşıyorum çevremde. Velhasıl kitabın sonuna geldiğimde kalbime büyük bir ok saplandı. Yüreğim yandı. Bu geçişin mükemmelliğine inanamadım. Kendimi suçladım. Hala da suçluyorum. Hatta hayıflandım. Ümitsizliğe düştüm. Büyük bir kıyasa düştüm. Ben inançlı olduğum halde nasıl bu kadar teslimiyet içinde olamıyorum? Gerçek müslüman kimdi şimdi? Ben kendimi nereye koyacağımı bilemedim. Utanmak ve mahcubiyet arasında kahroluyorum. O mertebeye mümkün değil erişmem, fakat tırnağı bile olamamak beni mahvetti. Silkelenip kendimi toparlamaya çalıştım. Şeytanın vesvesesine kapılıp gaflete düşmekten korktum. Bedenimi ve zihnimi saran üzüntümle Düzceli Mehmet in yaşantısından ibret alarak tövbe ettim. Yüreğim yana yana, kalbim sızlaya sızlaya...
Düzceli MehmetHalit Ertuğrul · Nesil Yayınları · 20176,7bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2018 82. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2018 00:00
Bu ay #blossomsokagi karakterlerinin eksikliğini ve yeni başladığım #cedarcove serisi ile yeni tanıyacağım karakterlerin heyecanını yaşadım. #denizfeneriyolu ile kasabaya giriş yaptım nihayet. DebbieMacomber samimiyetine hayran olduğum bir yazar. Bana yine çok güzel, kendimi yaşıyormuş gibi hissettiğim, gerçekten arkadaşlarımmış gibi yakın gördüğüm karakterlerden oluşan bir kasaba yaratmış. Burada da örgü örenler olduğunu okumak tebessüm ettirdi. Üzüldüm, dertlendim, hak verdim, sinirlendim, kimisine akıl verdim, kimisine hayran kaldım. Kısacası okumaktan ziyade yaşadım o naifliği de, hırçınlığı da. Hala okumadıysanız, hangi türü seviyor olursanız olun bence mutlaka denemeniz gereken bir yazar. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Deniz Feneri YoluDebbie Macomber · Novella Yayınları · 20131,386 okunma
Puan vermedi
Martin Eden'i bitirdikten sonra bir süre karakteri kafamdan çıkaramadım. Çünkü Martin'in hikâyesi sadece bir aşk hikâyesi değil; kendini geliştirmeye çalışan, hayatta bir yerlere gelmek için mücadele eden bir insanın hikâyesi aynı zamanda. En çok etkilendiğim şey, Martin'in öğrenme isteği ve hedeflerine ulaşmak için gösterdiği çabaydı. Sayfalar ilerledikçe onunla birlikte heyecanlandım, bazen sinirlendim, bazen de üzüldüm. Özellikle toplumun insanlara bakış açısıyla ilgili yaptığı sorgulamalar bence hâlâ güncelliğini koruyor. Kolay okunan bir kitap olduğunu söyleyemem ama verdiği duygular ve düşündürdükleri buna fazlasıyla değiyor. Bitirdiğimde geriye sadece bir karakter değil, başarı, hayal kırıklığı, sınıf farkı ve insanın kendini arayışı üzerine uzun uzun düşündüren bir hikâye kaldı. Benim için etkisi kolay kolay geçmeyecek kitaplardan biri oldu.
Martin EdenJack London · İskele Yayıncılık · 2022134,8bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 4082. kitabı
Freida McFadden benim için artık neyle karşılaşacağımı az çok bildiğim yazarlardan biri. Bizde yayımlanan kitaplarının tamamını okuduğum için kalemine oldukça aşinayım. Bu yüzden yeni bir kitabına başlarken beklentim de belli oluyor: kusursuz bir polisiye değil, beni birkaç saatliğine dünyadan koparıp sayfaları hızla çevirmemi sağlayacak sürükleyici bir hikâye. Freida'nın kitaplarında zaman zaman tesadüfler, mantık boşlukları ya da "Bu kadar da olmaz" dedirten detaylar bulunabiliyor. Ancak işin ilginç yanı, yazarın bunu okura unutturmayı başarması. Çünkü hikâyeyi öyle bir tempoda anlatıyor ki detaylara takılmak yerine bir sonraki sayfada ne olacağını merak etmeye başlıyorsunuz. Bence onun asıl başarısı da burada yatıyor. Eğer bu kitabı yalnızca kusursuz polisiye ölçütleriyle değerlendirirsek çok acımasız olmak gerekir. Ama kitap okumaktan aldığımız keyfi sadece teknik mükemmelliğe bağlamak da haksızlık olur. Çünkü bazı yazarlar kusursuz kurgularıyla etkilerken, bazıları da sizi hikâyenin içine çekme becerileriyle öne çıkar. Freida ikinci grupta yer alıyor. Kitabın merkezinde akran zorbalığına maruz kalan genç bir kız bulunuyor. Herkesin dışladığı, uzak durduğu, hakkında fısıltılarla konuştuğu bir çocuk... Oysa onun istediği şey aslında çok basit: Kabul görmek, anlaşılmak ve diğerleri gibi normal bir hayat sürebilmek. Kitabı okurken en çok etkilendiğim noktalardan biri de buydu. Çünkü bazen insanlar gerçekten zehirli bir sarmaşık gibi davranabiliyor. Bulundukları ortamı yavaş yavaş zehirliyor, başkalarının hayatlarına zarar veriyor ve bunu yaparken çoğu zaman sonuçlarını umursamıyorlar. Okurken zaman zaman o genç kıza üzüldüm, zaman zaman da çevresindeki insanların davranışlarına sinirlendim. Özellikle ergenlik döneminde yaşanan dışlanmanın ve zorbalığın insan üzerinde
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,891 okunma
Reklam
Reklam