Allah’ın üzerimizdeki en büyük hakkıdır O’nu tanımamız, O’na kul olmamız ve O’nun tekliğini şeksiz şüphesiz kabul etmemiz.. Çünkü O yaratmıştır bütün varlığı ve insanın kendisini. Hem de en güzel bir şekilde yaratmıştır. Varlığımızın yegâne sebebi O’dur ve insan, hakkında“Ol!” emri verildiği için insan bu dünyada vardır. İnsanoğlunun yaratılışı nedensiz ve gayesiz de değildir. Mahlûkatın en şereflisi olarak yeryüzünde halife sıfatıyla var ettiği kulundan Allah'ın ilk beklentisi, kulun varlığını O’na borçlu olduğunu bilmesi ve O’nun kudreti karşısında boyun eğmesidir. İnsan sadece Allah’a kulluk etmek için yaratılmış ve imtihan dünyasına gönderilmiştir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Önce Allah vardı; O’ndan önce hiçbir şey yoktu. Arşı suyun üzerindeydi. Sonra O, gökleri ve yeri yarattı.”
Bu hadisi, yaratılış hakkında soru soran Yemenli bir gruba hitaben söyler Allah Resûlü. Yerleri ve gökleri, bitkileri ve canlıları, geceyi ve gündüzü var eden Allah, son olarak insanı da yaratarak onun dünyadaki serüvenini başlatır. Ancak zayıf bir yapıda yaratılır insan. Aceleci, hırslı ve kendi isteklerine hâkim olamayacak bir tabiatı, yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökebilecek bir potansiyeli vardır. Fakat Yüce Allah ona değer verip kendi ruhundan üfler. Onu yeryüzünün halifesi kılar ve yaratılışın hikmeti olan kulluk imtihanı ile onu baş başa bırakır.
“Toprak, mülkiyet konusu olamaz, tıpkı su gibi, hava gibi, güneş ışınları gibi alım ve satım konusu yapılamaz. Herkes toprak üzerinde ve toprağın insanlara sağladığı şeyler üzerinde eşit haklara sahiptir.”
Son derece açık olan başka bir şey de halkın yoksulluğunun ya da en azından bu yoksulluğun en önemli ve en yakın nedeninin, onu besleyen toprağın onun ellerinde değil, toprak üzerindeki bu haklarını kullanarak halkın emeğiyle yaşamakta olan insanların ellerinde bulunmasıydı. Yokluğu halinde insanların ölümüne yol açacak kadar gerekli olan topraksa, elde edilen buğdayın yurtdışına satılması amacıyla ve toprak sahiplerinin kendilerine şapka, baston, araba, bronz heykel gibi şeyleri alabilmeleri için aşırı derecede yoksullaştırılmış bu insanlar tarafından işleniyordu.