10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Şermin Yaşar’ın okuduğum her kitabında ( hem yetişkin hem çocuk kitaplarında) inanılmaz bir tad var. Bir an hikayenin içinde buluyorsunuz kendinizi, devam etsin istiyorsunuz. Neden bu kadar kısa diye yazara sitem ediyorsunuz. Sürükleyici, masal tadında bir öykü. Çocukların yanı sıra yetişkinlerin de keyifle okuyacağı bir kitap. Masumiyetin, yaramazlıkların ve çocukluğun o tadını hissedeceğiniz satırlarla örülü…
Dedemin BakkalıŞermin Yaşar · Taze Kitap · 201812,9bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 14. kitabı
​Stefan Zweig, Bir Kalbin Çöküşü’nde bizi edebiyat dünyasının en kırgın, en yalnız babalarından biri olan Salomon Jakobsohn ile tanıştırıyor. Dışarıdan bakıldığında sert ve mesafeli görünen ama ömrünü, sağlığını, tüm varlığını ailesinin refahına adamış bir adam Salomon. Ancak bir tatil gecesi, kızıyla ilgili şahit olduğu o ani kırılma anı, uğruna yaşadığı tüm değerleri bir anda yerle bir ediyor. Zweig’ın o muazzam psikolojik ustalığı da tam burada devreye giriyor; bizi olayın kendisinden ziyade, yaşlı bir babanın iç dünyasında kopan o devasa depreme ortak ediyor. ​Objektif bir gözle baktığımızda, Salomon’un bu hayal kırıklığı karşısında seçtiği yöntem modern dünyanın iletişim kalıplarına uymuyor çünkü sitem edip hesap sormak yerine sadece derin ve aşılmaz bir sessizliğe bürünüyor. Kırgınlığını etrafına duvar örerek aşmaya çalışan Salomon, o duvarların içinde en büyük zararı yine kendine veriyor ve kalbi içten içe eriyor. Bu sessizlik, ailesini cezalandırmak için seçtiği bir kale gibi görünse de aslında en çok onun kendi ruhunu kemiriyor. Ailesinin onun bu ani içsel göçünü anlamlandıramayışı ise aralarındaki o can acıtıcı kuşak çatışmasını ve yabancılaşmayı gözler önüne seriyor. Onlar için Salomon hayatı kolaylaştıran maddi bir figürken, Salomon için ailesi hayatın ta kendisiydi. İşte bu dengesizlik, yaşlı adamı mutlak bir yalnızlığa sürüklüyor. Kitabın sonunda çöken şeyin sadece biyolojik bir kalp olmadığını; bir insanın emeğinin, inancının ve hayata tutunma motivasyonunun çöküşü olduğunu çok sıcak ve bir o kadar da hüzünlü bir dille hissediyoruz. Zweig, insan ruhunun en hassas noktasına dokunarak bizi Salomon’un o sessiz çığlığıyla baş başa bırakıyor. Ve bu kitap bana açık iletişimin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Kitabı okuyanlara ya da okumak isteyenlere
Bir Kalbin ÇöküşüStefan Zweig · Can Yayınları · 201820,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:29
Bugunun olaylarına gecmısten bakıs. Harika bir kitap. Yaklasık bır aydır hatta daha da fazladır bu kıtabı okuyorum, sındıre sındıre, ders calısır gıbı. Bır cırpıda okunacak bır kıtap degıl, deneme yazması okurları sasırtmasın. Amin Maalouf ismini cok onceden berı bılıyorum ama ılk okudugum kıtabı uygarlıkların batısı, dıger eserlerı de eksıksız okuyacagım cunku harıka bır yazar. Uluslararası ılıskıler mezunu oldugum ıcın mıdır yoksa tarıhe ılgım cok oldugu ıcın mıdır bılınmez ama kıtabı cok begendım, acele etmedım bıtırmek ıcın, ozumsedım, okuduklarımı baska ınsanlara anlattım unutmamak ıcın. 200 sayfa ama cok yogun bır kıtap. Altını cızdıgım yerlerı tekrar okudum hatta utanmasam butun cumlelerın altını cızecektım. O yuzden cok fazla alıntım oldugumdan, alıntıları paylasamayacagım sanırım. Yazar Mısır'ın suankı durumuna sıtem ederken, bu kadım uygarlıgın eskı halıne gıpta ederek kıtaba baslıyor, aynı sekılde beyrut un nasıl bu hale geldıgını, ısraılın ortadogu sahnesıne adım atısı, savasları, fılıstını surukledıgı felaketı, aynı zamanda fılıstın sorunun tum ortadogu da nasıl karışıklıklara sebebiyet verdıgını, iran ve surıyenın detaylı tarıhı gecmısı, marksizm ve kapitalizmin savasında dunyanın dort bır yanındakı olaylar, buraya yansılıtılamayacak cok fazla detay kıtapta yer alıyor. Dunyaya hem kısa hem detaylı hem kusbakısı bır goz... bugunun olaylarını daha net anlayabılırsınız gecmıs olaylara bakarak. Hem sosyal hem politik gelısmeler... tabı tum okuduklarınızı hatırlamanız zor olacaktır, ıcerık cok yogun oldugu ıcın ama ben severek okudum ve herkese de tavsıye ederım
Uygarlıkların BatışıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20192,282 okunma
10/10
·140 syf.··
2026 104. kitabı
Anlatmasam da Olurdu Özlem Totan Ezgi Özcan #anlatmasamdaolurdu eseri kısacık ama derinliği olan duygusal bir eserdi.Once beni kitabın kapak tasarımı çekip aldı.Kitabı okumadan daha kapaktaki bu dört kadın ve arkada görünen o yalnız adam sarıp sarmaladı beni.Oldum olası farklı dönemlerde yaşayan kuşak hikayelerini okumayı severim.Bu eserde de üç kuşakla,dört kadının hayatına konuk olduk.Üç farklı kuşağa mensup dört kadının kesiştiği hikaye de önce Zehra ya sonra kızı Emine ye,sonra da Emine nin kızı Sevinç in hayatına konuk oluyoruz.Kitapta en çok Emine nin kız kardeşi Fahriye yi okuyoruz.Yalan dünyaya erken veda eden Fahriye nin hikayesi yüreğime dokundu.Kocası Murat ın hikayesini okumadan önce Murat ı verselerdi elime söyle iyi bi silkelerdim…Nolmuş Murat a derseniz?Hepsini burda anlatacak değilim eseri #okuyun derim. Üç kuşak kadının kendi iç dünyalarını okurken geçmişlerine,birbirleriyle ve toplumla olan derin hesaplaşmalarını okurken Sevinç in ,annesi Emine ye sitemine şahit oluyoruz.Sevinç,içten içe anneciğine sitem etse de bilmiyor ki annesinin yüreği bir yangın yeri.Kardeş kaybı kor gibi yakıyor yüreğiniKorkuyor yavrusunun sonu da kardeşi gibi olacak diye…(Allah korusun) Konuşamayan, derdini dillendiremeyen kadınların hikayeleri okuyan her okuru derinden sarsacak.Konuşmak ne büyük bir nimet.İcine ata ata konuşamayan Murat ın annesinin gırtlak kanserinden vefat etmesi ne kadar acıBabası olacak cibilliyetsiz şimdi mutludur acaba diye düşünmeden edemedim.Ağlayanın malı gülene fayda etmez derler yaa inanıyorum ki o da mutlu olamayacak… Kadın olmak her dönemde zor arkadaşlar.Eserde,her dönemin ve yaşın getirdiği farklı zorluklar karşısında ayakta kalma mücadelesi veren kadınların hayatlarına konuk olurken yalan dünyada yapayalnız kalan bir adamın da hikayesini
Anlatmasam da OlurduÖzlem Totan · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20262 okunma
Doğunun Prangaları Arasında Bir Kadın ve Şair
Puan vermedi·104 syf.·
2026 6. kitabı
​Furuğ’un dizelerinde gezinmek, insanın kendi içsel karanlığıyla yaptığı o en dürüst, en amansız hesaplaşmaya şahitlik etmek gibi. Onu sadece Doğu’nun prangalarını kırmış muhalif bir kadın figür olarak okumak, içindeki o muazzam varoluşçu derinliği ıskalamak olur; çünkü onun meselesi toplumsal sınırların çok ötesinde, doğrudan var olmanın ve o varoluşun getirdiği kaçınılmaz yalnızlığın ağırlığıyla ilgili. Keder, onun kelimelerinde gelip geçici bir sitem değil, adeta bir hayat metoduna dönüşüyor; acıyı bir mağlubiyet gibi değil, bu hoyrat dünyada hala hissedebilen, hala canlı kalan o asil ve yaralı yanımızın tek kanıtı olarak fırlatıyor yüzümüze. Sayfalardan sızan o çürüyen bahçeler, ağır aksak akan nehirler ve geceye sığınan sessizlik alelade birer tasvir değil; modern insanın o bitmek bilmeyen köksüzlük sancısının, anlam arayışının edebi birer izdüşümü. Kalabalıkların gürültüsünden kaçıp kendi asil inzivasına çekilenlerin, dünyayı felsefi bir melankoliyle göğüsleyenlerin ruhuna dokunuyor Furuğ; ve insan onun hüznüne ortak oldukça, zamana ve yok oluşa direnen o zamansız uçuşun tam ortasında buluyor kendini. Kederli İpek bir oturuşta okunup bitirilecek, sabun köpüğü metinlerden değil. Her dizede durup düşünmeyi, o kederin sızısını içimizde hissetmeyi gerektiriyor. Furuğ Ferruhzad, erken biten yaşamına rağmen, bıraktığı bu mirasla zamana meydan okumaya devam ediyor. Başucumda her zaman kendine yer bulacak, dönüp dönüp sığınacağım bir liman bu kitap.
Alıntı
Kederli İpekFuruğ Ferruhzad · Telos Yayıncılık · 2016798 okunma
Aşk, kıskançlık, arzu, sitem.. mahpusluk..
9/10
·377 syf.··
2026 34. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:44
Ve Albertine bir mektup bırakıp gitti.. içeriğini bilmediğimiz ancak tahmin ettiğimiz bir mektup. Beklenen son olsada, beklenmedik acı verir ayrılıklar.. Serinin bu kitabı ilk beş içinde en iyisi diyebilirim. Albertine ile birlikte yaşamaya başlayan yazarın aşk, sevgi, nefret, kıskançlık gibi bir çok konuda derin gözlerimlerine şahit oluyoruz. Hasta haliyle büyük oranda kısıtlı bir hayat yaşayan yazarın mahpusluğu.. Müzik hayranlığı çok üst seviyelerde. Bu hayranlığı oldukça derinlemesine ele alıyor. Hatıraların genelde acı olanlarını oldukça samimi aktarılıyor.. Yedi kitaplık serüvenin beşinci halkası oldukça etkiliydi. Belli bir okuma alışkanlığı olan ve dikkati dağılmadan okuyabilen herkese tavsiye ederim. Okuduğum ve sevdiğim birçok yazar için esin kaynağı bu seriymiş gibi düşündürdü.. "İnsan ancak kendi yaşadığı hazdan bir bilgi ve ıstırap çıkarabilir.." s.367
Alıntı
MahpusMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20231,481 okunma