Yaklaşık 200 yıl önce idamın aslında ne kadar ağır bir ceza olduğunu, nasıl bir suç işlenirse işlensin, idamın topluma hiç bir yarar sağlayamayacağını, aslında günümüzde de bunu isteyenler gibi, o günlerde de insanların idam olayını görmek için nasıl can attıklarını ve zevk duyarak izlediklerini eserde vurgulamıştır. Toplumda gördüğü, insanların izlemek için can attığı, idam sehpalarını kaldırmak için verdiği uğraş O’nun başlıca görevi olmuştu. Devrimlerin bile yıkamadığı bu kara ölüm ağacını yıkmak için elinden geleni yapmıştır.
Kitapta idama mahkum olan ve saatlerini bekleyen bir insanın neler yaşadığını bizlere, gözler önüne seriyor.