Merhabalar.
Öncelikle söylemek istediklerime şununla başlamak isterim. Bana göre bu kitabın cümleleri arasında hepimizin hayatı gizli, hepimizden ufakta olsa bir parça.
Yozo adında karakterin ağzından anlatılıyor. Kitap ilk küçüklüğü ile başlarken yaşadığı bastırılmış duygularıyla beraber büyüyor ve büyüdükçe bu duygular daha farklı bir hal alıp amaçsızlığa, depresyona, melankoliye sürüklüyor. Oysaki bir insanın derdini anlamak zor olmamalı. Yazarın, kendi hayatını kaleme aldığı bu roman beni gerçekten etkiledi. Özellikle anlıyor olmak ve biraz olsun empati kuruyor olabilmek benim için güzel olduğu gibi yaralayıcıydı çünkü okuduğum satırlarda intihar saklıydı. Acı saklıydı, hepimizin anlayabileceği bir acı saklıydı. Bu yüzden diyorum ya, hepimizin hayatından ufakta olsa bir parça var diye.
Yozo büyüdükçe ailesinden kopması, yaşantısının çok farklı şekilde değişmesi aslında onu etkileyen durumlardandı. Arkadaşlarının götürdüğü yollar, içki bağımlısı olması, yaptığı tek şey çizimleriyken boş bir hayat yaşamış olduğu bir gerçek olabilir. Kitapta günlük hayatımızdan birçok örnek görebiliriz. Arkadaş çevresi, aşk, melankoli, depresyon, kendinin olduğu gibi yansıtamama...
Gerçekten en büyük eksik ve öne çıkan durum buydu, kendisi dışında herkes oldu Yozo. Birilerinin iyiliği için -artık siz nasıl adlandırırsınız bilemem- kendisi gibi davranmadı, birisi gülsün diye rezil oldu, soytarı oldu. Hatta kitapta da geçiyor ki:
''Melankolimi ve öfkemi gizlemek için büyük çaba sarfettim ve bunun yerine kendime masum bir neşe havası geliştirmeye çalıştım. Böylece yavaş yavaş eksantrik bir soytarıya dönüştüm.'' Ne kadar da acı. Kendi benliğini, duyguların hayatını kaybetmek.
Yozo belki de kötü bir hayatın örneği iken okuduğumuz gerçek bir insandı. Osamu Dazai bu kitaptan sonra intihar
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!