Puan vermedi·240 syf.··
2026 1. kitabı
Kitap başarı hakkında yazılmış başarılı bir kişisel gelişim kitabi olmuş Öncelikle başarısızlığın nasıl öğrenildiğini hatta öğretildiğini anlatıyor. Burada aynı fanusun içine konulup aralarında cam bir bölme olan köpek balığı ve küçük balık örneğini görüyoruz köpek balığı her yeme eyleminde kafasını cam bölmeye çarpa çarpa başarısızlığı öğreniyor ve şartlar değişip cam bölme kalkınca küçük balığı yemek için kılını bile kıpırdatmıyor bu basit bir öğrenilmiş çaresizlik örneği kitabın 2. Bölümünde bu başarısızlığın aşılabilir bir şey olduğu öğütleniyor ve bu kalıptan çıkmanın formülleri anlatılıyor ama bunun için doğru zamanı ve doğru mekanı yakalamamız gerekiyor bizi engelleyen iç ve dış etkenlerimizi güzel takip edip doğru karara varmak burada çok önemli Mesela köpek balığı örneğinde, dış etkenlerden (cam bölme) dolayı balığı yemesi mümkün değildi sonra dış etken kaldırıldı bu seferde iç engellere (öğretilmiş çaresizlik) takıldı burada önemli olan şartların değişip değişmediğini gözlemleyip hareket etmektir şartlar değişmeden aynı işlemi sürekli uygulamakta her zaman sonuç vermez Son olarakta bu başarısızlıkları yendikten sonra başarılı olmanın hayatımızı nasıl değiştirdiğinden bize neleri kattığından bahsediyor Ana sloganımız şu; Bunların hepsini sende başarabilirsin başarman için "HERŞEY SENİNLE BAŞLAR"... Her Şey Seninle Başlar Mümin Sekman
Kişisel Gelişim
Her Şey Seninle BaşlarMümin Sekman · Alfa Yayıncılık · 202316,7bin okunma
Kitap Kağıdının Tutuşup Yanma Sıcaklığı: Fahrenheit 451
7/10
·202 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 04:55
"Çok eskiden evler kazayla yanarmış ve itfaiyecilere alevleri söndürmeleri için ihtiyaç duyarlarmış." demişti Clarisse McClellan. Oysaki Guy Montag işini şöyle tanımlıyordu: "İyi bir iş. Pazartesileri Millay, çarşambaları Whitman, cumaları da Faulkner kitaplarını yakıp kül ederiz; sonra da külleri yakarız. Resmi sloganımız bu." Kitabın sunuş bölümünü Neil Gaiman yazmış. Gaiman, bu kitap için şu cümleleri kullanılıyor: "Fahrenheit 451 spekülatif kurgudur. Bir "Bu böyle sürerse..." öyküsüdür." (...) "1950'lerde şu espri yapılıyordu: "Eskiden kimin evde olduğunu ışıklarının açık olmasından anlayabilirdiniz; şimdiyse ışıklarının kapalı olmasından anlaşılıyor." Televizyonlar küçüktü, siyah beyazdı ve net bir görüntü elde etmek için ışıkları kapamak gerekiyordu. Ray Bradbury, "Bu böyle sürerse... artık kimse kitap okumayacak," diye düşündü ve böylece Fahrenheit 451 başladı." Henüz Bradbury'nın sıra dışı yazısını okumaya başlamadan önce yukarıdaki bu sözler sizi karşılıyor. Gerçekten anlamlı ve iyi yazılmış bir sunuş. Yalnızca önsöz kısmı değil eserin kapağı ve başlığı da ilgi çekici. Kitap kapağına büyükçe bir kibrit kutusunun dışı olarak bir kitap resmedilmiş. (Kitapları yakmanın konu edildiği bu bilimkurgu klasiği için tasarımı çok yaratıcı.) Kitabın isminden söz etmiştik az önce. Onun da açıklaması bizzat yazar tarafından kaleme alınmış: Kitabının yazımı bittikten sonra Los Angeles İtfaiye Teşkilatı'nı arayıp, kâğıdın kaç derecede yandığını sormuş Bradbury. Telefondaki kişi ona, "Fahrenheit 451" cevabını vermiş. Bu bilgi ister doğru olsun isterse hatalı olsun, Bradbury bu çarpıcı yanıtı isim olarak yazmış bile kitabının kapağına. (bkz. sayfa 14) İçerik olarak 3 farklı bölümden oluşan eserin bir ana mesajı var: Guy Montag'ın tesadüf eseri karşılaştığı Clarisse
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
HACMİ KÜÇÜK, ETKİSİ BÜYÜK BİR ESER: İSLAM DEKLARASYONU
Puan vermedi
Aliya İzzetbegoviç İslam Deklarasyonu ve Tarihi Savunma HACMİ KÜÇÜK, ETKİSİ BÜYÜK BİR ESER: İSLAM DEKLARASYONU VE TARİHİ SAVUNMA "İslam korkakların değil, cesur ve atılgan Müslümanların omuzlarında yükselecektir." Bilge Kral unvanı ile tanıdığımız, Bosna Hersek'in kurucu lideri Aliya İzetbegoviç'in bu sözüyle başlamak istedim yazıya. Bugün sizlerle paylaşmak istediğim eser, hacmi küçük ama bıraktığı etkisi büyük olan bir eser: İslam Deklarasyonu… Şuan bu satırları yazıyorsak söylediklerimiz kanıtlar nitelikte. Yıllardır üzerine konuşulmuş, tartışılmış ve kitap tahlil programlarında analizleri yapılmış bir eser. Adeta kült hale gelmiş diyebiliriz özellikle İslami camia için. Deklarasyon kelimesi dilimize Fransızca'dan geçmiş olup deklare sözcüğünden türemiştir. Deklare, dilimizde söz, beyan ve açıklamak anlamlarına gelirken, deklarasyon kelimesinin anlamı da bildirim ve duyuru demektir. Zaten yazılış amacı olarak ise dünyadaki tüm Müslümanlara yazılmış ve istifadelerine sunulmuştur. Bu kitabın neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için yazıldığı döneme şöyle bir bakmak lazım. Bize ne anlatmak istiyor? Hangi ortamda kaleme alınmış? Aliya İzetbegoviç kim? Bu gibi soruların cevabını yüzeysel de olsa bilmemiz gerekiyor. 70'li yıllar… O yıllarda Bosna'da bağımsızlık mücadelesi veriliyor, Müslüman olanlara ağır işkence ve kıyımlar yapılıyor, rejim karşıtları tutuklanıyor ve uzun yıllar hapse mahkûm ediliyordu. İşte bu kitap böylesi bir dönemde kaleme alınıyor. Aliya İzetbegoviç'in fikir dünyasının temek taşı olan İslam Deklarasyonu, 44 yaşında iken kendi imkânları ile Belgrad'da yayımlatıyor ve yayımlandıktan kısa bir süre sonra hem yerel hem de dünyada geniş yankı uyandırıyor. Hatta Yugoslavya'da Tito Rejimi tarafından açık bir tehdit olarak algılanıyor ve 1983 yılında Saraybosna'da görülen Genç
1000Kitap
İslam Deklarasyonu ve Tarihi SavunmaAliya İzzetbegoviç · Ketebe Yayınları · 20199,4bin okunma
10/10
·52 syf.··
2025 16. kitabı
3 ayda bir yayımlanan dergimiz ile geldim sizlere.Çok güzel içerikler seçtik.Ön ve arka kapak çok beğenildi.Şiirler,öyküler,çizimler,özel soru,karikatür ve bulmaca var.Kesinlikle beğeneceğinizi düşünüyorum eğer dergi okumayı seviyorsanız.Sloganımız "Edebiyatla Demlendik" sözü ile devam ediyoruz her sayımızda.Ve edebiyatla demlenmek isteyeni dergimizi okumaya davet ediyorum.Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.Başka sayılarda görüşmek dileğiyle...Hayırlı bayramlar.
Dem Vakti - Sayı 6 (Nisan 2025)Ahmet Yılmaz · Dem Vakti Dergisi Yayınları · 202514 okunma
10/10
·
Beğendi
Kader bir seçimdir ve sen kendi kaderinin en değerli çobanısın. Sen, kendini kaderin neresinde görürsen o senin kaderin olur ve sen, kendini neye layık görürsen yaşadığın hayat o olur. Hayat seni şekillendirmez. Hataların, yanlışlıkların ve seçimlerin seni şekillendirir. Yani aslında sen kendini yontuyorsun. Çünkü insanları hayatına davet edip misafirperver davranan sensin. Sen, konukseversin. Hayatına konuk ettiğin insanlar o kadar iyi niyetli olmayabilirler ki bu, senin sorunun değildir. Normaldir. Hoş gör! Zira insanlar sırf sana kötü niyetli, nankör ve iki yüzlü davrandılar diye de yelkenleri suya indirip kendini kederlere hapsederek karalar bağlamanın ve gidenlerin matemini tutmanın da bir lüzumu yok! Şimdi kalk ayağa silkelen! Yanlıştan doğru çıkmaz! Hatadan dersini çıkart ve unutma, yeri geldiğinde vazgeçmek de bir sanattır ve bu vazgeçiş, hünerli ustaların ellerinde ulvi bir erdeme dönüşür. Sen bu erdemin bir parçasısın. Sen önemlisin! Sen değerlisin! Çünkü mutluluk bir seçimdir ve her lahzayı değerlendirmelisin. Unutma, gülüş bir devrimdir. Seni çekemeyen, seni aşağı çekmek isteyen insanları mağlup edecek en kutsî devrimdir. Hatta kaderi şekillendiren en ulvi seçimdir. Bu yüzden seçimin daima tebessüm etmekten, gülmekten yana olsun. Sloganımız: “Haydi Gülümse ve Haydi Gülümset!”
Cennetin Fragmanı Gibiydi GülüşüGülüstan Demirtaş · İkinci Adam Yayınları · 202429 okunma
Şermin Yaşar
10/10
·169 syf.··
2023 15. kitabı
Oh Ne Âlâ Memleket Şermin Yaşar @serminyasarofficial #ohnealamemleket #okuyananneyim #nisoşunkitaplari . Şermin Yaşar Kitaplarından hangilerini okudunuz?Kitaplarında mizahı çok başarılı ve dozunda kullanması, atasözü ve deyimlerimize yer vermesi , akıcı anlatımı ve özgün üslubuyla Şermin Yaşar 'ın yeri bende hep ayrıdır. Gözüm kapalı tavsiyemdir. "Tahmin edeceğiniz üzere ben okulu sevmem. Mecbur olmasam hiç gitmem. Zaten ben  ilkokul 1. Sınıfta okumayı öğrendim, ikinci sınıfta ilerlettim. Üçüncü sınıfta iyice pekistirdim. Dördüncü sınıfta neden hâlâ okula gitmek zorundayım anlamıyorum. Gerçi ben yetişkinlerin yaptıklarını ve bizden yapmamızı istediklerini genelde pek anlamam. Kendileri büyümüş ya bizi anlamıyorlar tabii. Böyle durumlarda genellikle "Oh Ne Âlâ Memleket" derim. Büyümüşsün zaten, hâlâ neden hayattan şikâyet ediyorsun? Düşünsene, başında seni uyandıran bir annen yok. Sürekli onu yapma bunu yapma diyen bir baban yok." "Sevgili Ata'm. Bu güzel ülke için teşekkür ederim ama ben sana küsüm. Neden ben doğmadan önce öldün ki? Ben de seni görmek istiyordum. O zaman sana mektup yazmak zorunda kalmazdım, tanışırdık, sarılırdım. Ülkü'yü salıncakta salladığın gibi beni de sallardın." "Ancak emin olduğum, hiç şüphe etmediğim, en ufak bir tereddüt duymadığım kesin, yüzde yüz bildiğim bir şey var: Çocukları çok seviyorum. Onları sevince zaten her şey oh ne âlâ memleket oluyor... Deneyin, size de oh ne âlâ memleket olsun!" "Bize buralarda EKER derler. 'Okul beter, EKER okulu anında eker!' de sloganımız." #serminyasar #ohnealamemleket #mizah #okul #kitap #cocukkitaplari #book #oku #ilkokul #ortaokul #kesfet
Alıntı
Oh Ne Âlâ MemleketŞermin Yaşar · Doğan Egmont Yayıncılık · 20202,803 okunma