dört duvar üstüme yıkılır her an,
gözümde fer bitti, dizimde derman.
yazılmış alnıma kara bir ferman,
azrail kapımda bekliyor gibi.
yolum kapalı, her yanım uçurum,
kendi ellerimle hüküm kururum,
ben yabancı bir yüzle tutulurum.
gidişim sessizce bitiyor gibi.
güneş doğsa bile içim hep ayaz,
kefenim hazırda, kağıdım beyaz.
bu son hıçkırıktır, bu son bir niyaz,
toprak beni sessiz çekiyor gibi.
sönmüş tüm ışıklar, sokağım derin,
hükmü kalmadı artık hiçbir yerin.
yükü çok ağır bu sessiz kederin,
her adım bir sona çıkıyor gibi.
gönül tahtım artık virane kalmış,
ömür sermayemden bir ömür çalmış.
zaman sanki derin uykuya dalmış,
dünya gözlerimde sönüyor gibi.
ne bir dost eli var, ne sıcak bir ses,
daralır göğsümde aldığım nefes.
kırıldı kanadım, dar geldi kafes,
ruhum bu zindandan kaçıyor gibi.