Furkan

Giysisi büyük geliyor, babası küçüklüğünden beri hep büyük diktirmiştir elbiselerini; Memet hep küçük kalmıştır elbiselerin içinde, hep bir şeyden küçük, bir lacivert elbiseden bile. Dayısının Almanya'dan getirdiği, piyasaya yeni çıkmış beyaz naylon gömlekle, arkadaşından ödünç aldığı ipek kravatla büyümek, tam gelmek bir şeye.
Sayfa 54 - İletişim Yayınları
Türk Edebiyatı
Reklam
Paşa kızı Sabiha Yenge'nin , ömrünce hiçbir yaşama savaşı bilmemiş Sabiha Yengesi'nin, nasıl olup da Mado'ya savaş dersi verdiğini; yıllarca ekmeği için gece gündüz dikiş dikmiş Mado'nun, güçlü olma dersini nasıl olup da Sabiha Hanım'dan dinlediğini düşündü Elâ.
Sayfa 49 - İletişim Yayınları
İlerde, büyüyünce, "komşunun piçini" takmayan bir toplumda yaşadığını anladı. Anladı ya, "canım" sözü hep "piç" sözünü getirdi aklına. Ona "canım" dendiğinde "piçleri" düşündü arasıra.
Sayfa 24 - Elâ, İletişim Yayınları
Türk Edebiyatı
Herkesten başka olmak, kendimize bir şahsiyet yaratmak için sağcı, solcu, ırkçı, turancı, anarşist, idealist geçindiğimiz günler. İçimizin yağı eridiği halde yanımızdaki kızı umursamadığımı göstermek için kör olası bir gururla kendimizi cendereye soktuğumuz çağlar. Sersemlik işte. Ne de yükseklerde idi gözümüz.
Sayfa 16 - Yapı Kredi Yayınları
Türk Edebiyatı
Biz unutmak için, kaçmak için soyunanlardandık, kaçmak için. Oysa hatırlamak için soyunulur, hatırlamak için, yüzyıllardan beri unutulanları hatırlamak için. Neyin olmadığını, neyin olamayacağını hatırlamak için, yeniden başlamaya gücü olmak için, seçim yapmak için, seçim yapabilecek açıklığa kavuşabilmek için. Hayır demek için, evet demek için, başkaldırmak için, yakıp yıkmak için, barış için soyunulur, soyunulur. Tante Rosa daha bir kez olsun bunlar için soyunmadı, bunlar için soyunulabildiğini düșünmedi, görmedi, bilmedi. Tante Rosa bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır. İşte unutmak için, neyi unutmak, neden kaçmak için, işte bunlar hiç bilinmiyor, bunları bilmek bile bir ad değiştirmektir, bir kılık değiştirmektir, neden kaçtığını, neyi unutmak için soyunulduğunu bilmek, sadece bunu bilmek, doğduğu anı bilmek, çıplak doğmuş olduğumuzu bilmek, çıplak öleceğimizi bilmek, hiçbir şeyi bilmemek ya da, ama hiçbir şeyi bilmediğini de bilmemek, yararsızlığı bilmek, yararsızlığı. Bunun için soyunmak ve suyun dibini görmek.
Sayfa 90 - İletişim Yayınları
Türk Edebiyatı