Kırk yılı aşkın süredir 'BEN"' dediği kişiyi taşıyan bedenine ilk kez yabancı bir gözlemci tanıklığındaydı...
.
.
Görmeden, yaşamadan, şahit olmadan, duymadan öğrenemez insan. Kendini ararken bile bir bilene sorar, kendine benzeyenin yanındayken güvende hisseder. Halini anlayan ile dost olur. Ve nihayet öğrenir, ' kim olduğunu!'
.
.
"İnsanlar" Zamanın içinde kaybolmamak için" bir mihenk taşına ihtiyaç duyarlar.Bu da doğdukları ve öldükleri gündür. Öldükleri gün hatırlanmak için! Doğdukları gün ise yaşarken hatırlamak, değişmek ve "yeni birine dönüşmek" içindir!.."
.
.
Merhabalar sevgili kitap dostlarım Bugün sizlerle "BEN" olma kavramı üzerine konuşacağız... Aslında ne kadar basit bir kelime... Ben!... Peki size sorsam, aramızda kaç kişi gerçek"BEN" e sahip... Kaçımız gerçekten ben olmayı başarabildik... Toplumun, ailenin, sistemin dayattığı naylon kişiliklerimizden bahsetmiyorum... İçinizdeki Ben 'den bahsediyorum... Gerçek Ben'i arayan ve hayatlarındaki dönüşümleri ile bizlere rehber olacak, Nilüfer çalışanlarıyla tanışmak için hazırsanız başlıyoruz
.
.
Liz, Yeşim, Aylin, Ayla, Nergis, Meryem, Helin, Sofia, İclal, Doğan, Suat, Şenay, Mücella Abla, Ayşe, Alp Han Hoca ve Gizem ...Onlar, kendi yaşamlarının baş kahramanları aslında... Kimisi başka ülkelerden gelmiş, kimisi kendi ülkesinde, kendi evinin sınırlarında hayata tutunmaya çalışıyordu... Her bir karakterin yaşamı, hayattan beklentileri, hayat mücadeleleri ve dönüşümleri yüreğinizi ısıtacak, devam etmek için sizlere yol gösterecek, rehber olacak... Ben sanırım en çok Mücella Abla 'yı sevdim... Hayatındaki tüm kaosa rağmen yüzü güleç, umudu ve azmi tam olan , kırk yıllık hatırlı kahvelerin mimari Mücella Abla
.
Ben olma yolunda, kalbini dinleyenlerin , huzur ve ders verici yolculuğu tam benlik diyorsanız doğru