Şiir insana çok şey yapar. İnsanın yeryüzünde var olma biçiminin, hallerinin tasvirine en doğru ışığı tutan edebi formdur. İnsanın varlık serüvenini, var olma mücadelesini en çıplak şekilde ortaya koyan ifade biçimidir. Şuur derecesini yükselttiği oranda insana bir şeyler katar ve bizi kelimelerle ifade edilemeyen hakikat noktasına getirip orada bırakır. '' Tabirin sığmaz kaleme.'' diye bir ifade vardır halk müziğinde. Öyle güzel bir ifadedir ki, '' Seni anlatmak mümkün değil, kaleme söze sığmıyor.'' demektir. Bunu derken insanı dilin sınırına getirir ve orada bırakır. En güzel sözler, kelimelerin tükendiği noktada söylenir. Şiir bir işarettir, uyarıdır, zikirdir, hatırlatmadır. Bazen, şok terapidir.
Buna kuşkun olmasın, ikimizde de aynı sızı var. Her arayan bulamaz ama bulanlar kaybolanlardır. Senin dolaştığın vadileri tanıyorum, kaybolsan da elini tutma ihtimalim var. Bir yamaçta ansızın karşılaşabiliriz. İkimiz de o uçsuz bucaksız yolu, o inanılmaz yeşilliği arıyoruz. Bu dünyada ruha sürur verecek bir cennet, sahici bir karşılaşma, yüreğin neşidelerine ötelerden gelecek bir yankı.
“Tanıdığım en güzel insanlar bu hayatta yenilgiyi bilen, mücadeleden geçmiş, acı çekmiş ve tüm bunların ardından tek başına çıkış yolunu bulmuş insanlardır. Çünkü güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar, onlar oluşurlar.”
Troya'ya gidersen geri dönmeyeceksin. Genç bir adam olarak orada öleceksin.
Akhilleus'ün yüzü soldu kesin mi bu?
Tüm ölümlülerin inanmazlık şok ve korku içinde ilk sordukları budur. Benim için bir istisna yok mu?
Kesin.
Savaşa Karşı Savaş, Ernst Friedrich’in en önemli kitabıdır. Susan Sontag’ın “Fotoğraf sanatının şok terapi formunda sunulmuş hali” diye nitelediği bu kitap, Alman tıbbi ve askeri arşivlerinden alınmış savaşa ait çarpıcı fotoğraflara Ernst Friedrich’in eklediği yazılarla tüm insanlığa bir uyarı, bir mesajdır.