Zweig üzerinden prim yapmak isteyenlere, onu karalamaya çalışanlara, kapitalist sistemin içine çekerek değersizleştirenlere ve tüm her şeye inat okumaya devam! Bunların hiçbirisi sana olan bakışımı değiştirmiyor be Zweig. Şu 53 sayfalık incecik kitapta yine bana hissettirdiğin şeyleri ve soluksuz okuyuşumu düşünürsek, kesinlikle değiştirmiyor. Sen benim için sayfası az ama hissettirdiği duygular çok fazla olan kitapların yazarısın.
Yine bir novellanda, aşkı ve hissettirdiklerini kullandığın sözcüklerle iliklerime kadar hissettim. Çaresizliği, ihtirası, heyecanı, hazzı, özlemi okurken yaşadım ve onlarla birlikte bu yolculuğa katıldım. Zamanın hislerden bir şey götüremeyeceğini ama şartların çok şeyi değiştireceğini hatırladım. O benliğimizin, kalbimizin bir yerlerine gizlediğimiz ve zamanla yok olduğunu sandığımız duyguların ufacık bir sözle, hareketle, dokunuşla, bakışla nasıl coşkun bir dalga gibi yüzeye çıkabileceğini gördüm.
Fazla söze lüzum yok ve bıkmamacasına Zweig okumaya devam.