Yaşlılıkta hiçbir iş yapılamadığını söyleyenlerinse anlamsız konuştukları kanısındadır Cato: “Deniz yolculuğunda kimi direğe tırmanır, kimi güvertede koşuşur, kimi sintineyi boşaltırken, kaptanın dümeni tutarak pupada öylece oturduğunu, gençlerin yaptığı türden hiçbir iş yapmadığını söyleyenleri andırıyor böyleleri” der.
İnsan ömrünün giderek uzadığı günümüzde uygarlığımızın bunca birikimine rağmen yaşlılıkla ilgili endişelerimizden kurtulabilmiş değiliz. Hiç kuşkusuz, sosyal güvenlik sistemlerinin, sigorta fonlarının, sağlık kurumlarının, devletlerin, bankaların, kısacası kapitalizmin bizim yaşlılığımıza dair tüm endişelerinin de bunda ciddi bir payı var. Bilim gelişiyor, teknoloji gelişiyor, tıp gelişiyor fakat endüstri uygarlığının ve kapitalist iktisadın “kârlılık” ve “verimlilik”ten başka derdi olmayan temel mantığı gelişemediği için insanlığın ve insanların geleceğe dair endişeleri azalmıyor. Çoğumuzun anımsayacağı gibi hayli soğukkanlı Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünya’sında bu soruna bulunabilecek en basit ve aslında “bayağı” çözüm sistematik biçimde cesurca uygulanmaktadır. 60 yaşına erişenlerin yaşamlarına topluma daha fazla faydalı olamayacakları gerekçesiyle son verilmektedir. Huxley insanlığın geleceğine dair bu öngörüsünde şimdilik yanılmış görünüyor. Neyse ki, hepsi yine insan eseri sayılabilecek savaşlar, kazalar, hastalıklar, açlık, tokluk, terör vb. nedenler yüzünden her gün binlerce hayatı kaybedişimizle bir böcek popülasyonunun ortak aklına dahi sahip görünmüyor olsak da bireyin hayatına atfedilen kutsallık henüz anlamını yitirmiş değil. Pek çok ülke önümüzdeki döneme dair planlarında ortalama insan ömrünün 100 yıla doğru yükseleceğini dikkate alıyor. Kurumlar ne kadar plan yapsa da sorunun hepimizi ilgilendiren kişisel bir yanı var. Büyük bir