Özer Or

Özer Or
@solomonspear
mühendislik, mimarlık, şehircilik, sosyoloji, tarih, bilim, edebiyat
Mühendis
Lisans
İstanbul
31 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı

Özer Or

, bir kitap okudu
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
Philip Roth
7.5/10 · 105 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
50 Kuşağı, Doğan Tekeli ve “Zor Sanat”
9/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
Fikir hayatımızı ele alan çalışmalarda 1950’li yıllar neredeyse bir durgunluk dönemi olarak yansıtılır. Farklı tutumların sahibi bir takım gazeteler hep vardır ama1940’larda, İstanbul’da Hilmi Ziya Ülken’in Sosyoloji dergisiyle, Ankara’da Behice Boran, Niyazi Berkes ve DTCF çevresinin Yurt ve Dünya dergisiyle estirmeye başladığı hava süreklilik kazanamamıştır. 50’leri resmen sona erdiren 1961 Anayasası’nın yürürlüğe girmesiyle oluşan yeni atmosferde ise her şey yeni başlıyor, ilk kez yapılıyor, ilk kez tartışılıyor, ilk kez düşünülüyor gibidir. Kurtuluş Kayalı pek çok metninde buradaki kopuş algısına ve bu algıya rağmen arka plandaki sürekliliğe dikkat çekmeye çalışır. O bile, belki tarihçi alışkanlığıyla ilk ortaya çıkışlara daha çok önem verdiği için, 40’larla 60’lar arasında kalmış 50’leri sanki daha az renkli bulmaktadır. 1950’ler Türkiyesi’nin fikir hayatı gerçekten de “iki arada bir derede” kalmıştır. Nazizm ve faşizmin yükselişine engel olamayan Avrupa, II. Savaş’tan “uygarlık meşalesini” taşıyan saygın rolünü yitirmiş olarak çıkar. Sovyetler Birliği, Nazileri yenilgiye uğratan fakat bütün Doğu Avrupa’yı da kontrol altına alan yeni süper güç olarak yanı başımızda beliriverir. ABD ise Sovyetlerin Avrupa’daki ilerleyişini durduran bir diğer süper güçtür. “Hür Dünya”nın yeni temsilcisi, bulduğu çözümden şüphe etmeyen ve kendi anlayışı çerçevesinde tüm dünyayı yeniden şekillendirmek isteyen projeci bir devlettir. Soğuk Savaş’ın henüz hız almakta olduğu bir dünyada bağımsız kafayla düşünmeye çalışmak cesaret gerektirmektedir. Kısa süre önce, hemen her şey alt üst olmuşken iddialı sözler etmek güçtür. Kültür sanat ortamı ise yine politikanın dışında kalmak kaydıyla ve büyük laflar etmekten kaçınmakla birlikte farklı bir görüntü sunar. “1950 kuşağı” dendiğinde
Mimarlık ve Sanat
Mimarlık: Zor SanatDoğan Tekeli · Yapı Kredi Yayınları · 201920 okunma
Bir Nigâr Hanım daha var: Şair Nigâr Refibeyli’nin Türkiye seyahati
10/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Şair Nigâr Hanım’ın adına edebiyatla, özellikle de şiirle az çok meşgul olmuş hemen herkes aşinadır. 8 Mart’a yaklaştığımız günlerde ismiyle yine karşılaşmamız olası, çünkü pek çok türde kalem oynatmış, Osmanlı dönemi kadın hareketleri içinde bilfiil bulunmuş Nigâr Hanım’ın fikir ve edebiyat tarihimizde azımsanamayacak bir yeri var. Benim bu yazıda Türkiye seyahati izlenimlerinden hareketle anmak istediğim ise bir başka Nigâr Hanım. 20. Yüzyıl Azerbaycan şiirinin önde gelen şairlerinden Nigâr Refibeyli. Onun ismiyle 2015 yazında Bakü’deyken, Akif İslamzade’den severek dinlediğim Ala Gözlüm adlı şarkının sözlerini anlamaya çalışırken karşılaştım. Emin Sabitoğlu’nun bu güzel eseri Nigâr Refibeyli’nin Neyleyim şiirinden bestelediği yazılıydı. Sözler çoğumuza tanıdık gelecektir: “Ala gözlüm, senden ayrı geceler Bir il kimi uzun olur, neyleyim? Bağçamızda gızılgüller her seher Tezden açır, vahtsız solur, neyleyim?” Yine çok bilinen Sabitoğlu bestelerinden biri “Esen Yeller” de Nigâr Hanım’ın bir başka şiirinden bestelenmişti. Bunları öğrenir öğrenmez Refibeyli’nin şiirlerine ulaşmak için soluğu kitapçıda aldım ama nafile. Şiirlerinin son baskıları yıllar evvel yapılmıştı ve artık dolaşımda değildi. Hiçbirini bulamadım. Mikail Müşfik, Cafer Cabbarlı, Samed Vurgun vardı ama Nigâr Refibeyli yoktu. Maalesef kaldığım kısa süre içinde Bakü’nün sahaflarının nerede olduğunu öğrenmem mümkün olmadı. Neyse ki Azerbaycan Milli Kütüphanesi’nde seçme şiirlerinin elektronik bir kopyası vardı. Onu bilgisayarıma indirdikten sonra Nigâr Refibeyli şiirlerini Bakü’de kaldığım birkaç ay boyunca sık sık, Türkiye’ye döndükten sonra da aklıma geldikçe okudum. Türkiye’de basılmış olabileceği nedense çok geç aklıma geldi. Basılmışsa bile çevrilerek basılmıştır önyargısıyla mı ilgisiz davrandığımı
Şiir Tarih
Bahar NeğmesiNigar Rəfibəyli · Ötüken Neşriyat · 200611 okunma
Casusiye Ama Kurgu Değil: Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı
9/10
·428 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
İçinden seçip anlattıklarımla okur dostlarımı yeterince meşgul etmişken burada da gazeteci Murat Yetkin’in Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı’ndan bahsetmek istiyorum. Aslında Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı ve Meraklısı İçin Casuslar Kitabı neredeyse birbiriyle iç içe geçmiş ve birbirini tamamlayan iki kitap. Daha Türkiye odaklı olduğundan henüz okumayıp da merak edenlerin ilkinden başlamalarını önereceğim. Murat Yetkin uzun yıllar ana akım medyada önemli pozisyonlarda bulunmuş, uluslararası siyasetle birlikte Ankara’nın da nabzını iyi tutan gazetecilerden olmasına rağmen son zamanlarda malum nedenlerle ana akımın dışına düşüp bağımsız ve bireysel yayıncılığa soyunanlardan ve gazetecilikten vazgeçmeyenlerden. Daha genç ve delikanlı yaşlarımda analiz ve yorumlarını fazla soğukkanlı ve dengeli bulduğum için açıkçası beni pek çekmezdi. Belki satır aralarını, boşlukları, sessizlikleri, dolaylı anlatımları okuma sabrını henüz kazanamamıştım, belki ülke ve dünya alt üst oluyormuş gibi hissediyorken bu kadar “aklı başında” kalabilmeyi anlamlandırmakta zorlanıyordum. Nedense o zamanlarda dahi sakin görünüşünün, ağırbaşlı yorumlarının ardında zihninden çok daha fazlasının geçtiğini, sezdikleriyle bildiklerini birbirine karıştırmamak, somut kanıtlara dayanmayan iddialarda bulunmamak için kendini tuttuğunu, sözün çoğunu sakladığını hissederdim. Bu iki kitap vesilesiyle polisiyeye, casusluğa, gizli diplomasiye, perde arkası siyasete ilgisini keşfettikçe geçmişten kalan bu belli belirsiz izlenimim biraz daha güçlendi. Entrikalar Kitabı 2017’de, yani 15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık bir yıl sonra basılmış. 15 Temmuz girişimi de uzun yıllara yayılan bir entrikalar silsilesinin son adımı değil miydi? Entrikalar Kitabı’nda bu konuya özel bir yer verilmiyor. Verilseydi dumanı
Tarih ve Siyaset
Meraklısı İçin Casuslar KitabıMurat Yetkin · Doğan Kitap · 2018166 okunma