Hayatta kalmanın tek kaygı olması gereken bir dünyada okumaya devam etmek, mutlak bir bağımsızlık ilanıdır. Her şey işgal altındayken zihnin özgür kalabildiğinin ilanıdır.
''Bil ki senin o sönmeyen Türk dehan
Yeni tahtlar, yen, yurtlar kuracak;
Son asrında Turan'ı yaratmak,
İşte senin genç neslinden umulan!
Haydi yürü! Medeniyet, şeref, şan,
Hür alnında millî rüya görerek!
Yüz milyon Türk, eski yeni Türkistan,
Bütün dünya ve istikbal hep senin!
Cem Sultan 22 Şubat 1495'de Napoli'ye vardığında kanındaki zehir bedenini sarmıştı bile.İki gün sonra,24 Şubat 1495'de henüz 36 yaşında hayata veda etti.Kral,cansız bedenini son sadık hizmetkarlarının gözetimi altında gerekli onurlarla önce Gaeta'ya defnettirdi. Napoli Kralı II. Frederik daha sonra özel talep üzerine Cem Sultan'ın cenazesini,talihsiz kardeşinin son isteğini yerine getirmek için kendini Bursa'da II. Murad'ın türbesinde defnettiren Sultan Bayezid'e teslim etti.
"Beni gözümün içine baka baka, öperek
terk ediyorsun. Sesinin mimikleri donmuş. Tekdüze konuşuyorsun. Heyecanlanmıyor artık dudakların. Şaşırmıyor sözcüklerin. Rolünün her satırını ezberlemişsin. Buzdan sözcüklerini üzerime atarak son görevini yerine getiriyor gibisin.”