Benim şeytani koruyucum
7/10
·432 syf.··
2026 41. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere severek okuduğum @aurora.ascher.author kaleminden "Hell bent serisi 'nin dördüncü kitabı olan #benimşeytanikoruyucum kitabı ile geldim... Evett serimizin önceki kitaplarını severek okumuştum dördüncü kitabı da aynı şekilde severek ve keyifle okudum. Cehennemden özgürlükleri için kaçan 4 kardeşten birisi olan Raum'un ve melek kızımız Sunshine 'in hikâyesini okuyoruz... Raum'un hikayesini de diğer kardeşler gibi çok merak ediyordum ve sonunda onun hikayesini de okudum tabiki çok sevdim. Tabiki serinin devamınıda merakla bekliyorum. Yazarın kalemi zaten şahane akıcı kendini bir solukta okutuyor. Yazar mizah ve sıcak aile hissini şahane dengelemiş. Kardeşlerin birbirleriyle olan sahneleri kitabı daha eğlenceli yapıyor. Ben hepsini çok sevdim ama Raum favorim oldu, sanki daha korumacı, özellikle hayvanlarla olan bağı ve içindeki yalnızlık hissi ona daha bir derinlik katmış. Son olarak uyarımı da yapıp konusuna geçiyorum. “Benim Şeytani Koruyucum” cehennemden kaçıp insanların arasında yaşamaya çalışan iblis kardeşlerden biri olan Raum’un hikâyesini okuyoruz. Raum geçmişine dair anılarını kaybetmiş, işlediği bir suçtan dolayı hafızası silinmiş bir iblistir. İçindeki karanlık dürtülerle mücadele eden, diğer kardeşlere göre daha sessiz ve yalnız biridir. Dışarıdan korkutucu görünse de aslında zarar vermekten çok korumaya daha eğilim biridir. İtiraf edeyim hafızasının silinmiş olması onu hem daha gizemli hem de kırılgan yapıyor. Sunshine ise cennetin sadık meleklerinden biridir. Geçmişte işlediği bir hata yüzünden rütbesi düşürülmüş bir alt rütbeye verilmiştir. Tabi bu Sunshine için üzücü ve utanç verici bir olaydır. Eski rütbesini geri alması ve geçmişteki hatalarını telafi etmesi için ona bir şans verilir. Bu görevi çalınan ve cehennemde saklanan
1000Kitap
Benim Şeytani KoruyucumAurora Ascher · Parola Yayınları · 202619 okunma
Kronolojik Anlatımıyla İlk 10’uma Giren Muhteşem Kitap
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:08
Kurtuluş Savaşı ve Atatürk üzerine çok sayıda kitap okumama rağmen, bu eser bana Milli Mücadele’nin başlangıcına farklı bir açıdan bakma imkânı verdi. Genellikle Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı ön plana çıkarılırken, Alev Coşkun bu tarihten önceki hazırlık sürecini ayrıntılarıyla ele alıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken nokta, Mustafa Kemal’in olayları anlık kararlarla değil, uzun vadeli bir planlama ve stratejiyle yönettiğinin ortaya konulması oldu. İstanbul’un işgal altında olduğu son derece zor şartlarda yürütülen görüşmeler ve hazırlıklar, Samsun’a çıkışın aslında aylar süren bir çalışmanın sonucu olduğunu gösteriyor. Yazarın belgelere dayanarak anlatım yapması kitaba güvenilirlik katıyor. Bazı bölümlerde yoğun tarihî ve siyasi bilgiler nedeniyle okuma temposu yavaşlasa da, konuyu derinlemesine anlamak isteyenler için bu durum bir eksiklik değil, aksine bir zenginlik oluşturuyor. Kitabı bitirdiğimde, Milli Mücadele’nin sadece cephede verilen bir mücadele olmadığını, aynı zamanda büyük bir diplomasi, sabır ve hazırlık sürecinin ürünü olduğunu daha iyi anladım. Cumhuriyet tarihine ilgi duyan herkese tavsiye edebileceğim, düşündüren ve yeni bakış açıları kazandıran bir eser olduğunu düşünüyorum. Alev CoşkunAlev Coşkun Samsun’dan Önce Bilinmeyen 6 AySamsun’dan Önce Bilinmeyen 6 Ay
İnsan ve Toplum
Samsun’dan Önce Bilinmeyen 6 AyAlev Coşkun · Cumhuriyet Kitapları · 2011191 okunma
Reklam
Puan vermedi·168 syf.··
2018 84. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2018 00:00
Ferican İki Mevsim, ismi gibi ayrı duyguları, aynı anda yaşatan bir tarza sahip. İlk sayfalarda olayları anlatan karakterin, kendinden öncesini de yaşamışcasına aynı kalıpla anlatmasını garipsedim. Alışınca son sürat devam etti. Yaşananlar, karakterlerin güzel yansıtılması, okuyucunun kıyıdan köşeden kendisinden bir şeyler bulması, bizden olan sevdiğimiz türkülere yer verilmesi, samimiyeti, sıkmadan akıcı bir şekilde okumamı sağladı. Mirza. Eylül'ün oğlu. Onun gözünden görerek başlıyoruz kurguyu anlamaya, onun hayatındakileri tanımaya. Ailesini anlatıyor bize, her ferdini ayrı ayrı, artıları ve eksileriyle birlikte. Yaşadıkları yerden ayrılmalarına vesile olan olaylar, yabancı olmadığımız, kim bilir kaç kişinin yaşamak zorunda kaldığı hayatları anlatıyor. Sonrasında yeniden hayata tutunma çabaları, aile içi çatışmaları, o çatışmalara rağmen birbirlerine sahip çıkmaları çok güzel işlenmiş. Şubat'ın kızı Pınar dahil oluyor Mirza'nın hayatına. Çocuksu atışmalarla başlayan, birbirlerinden gizledikleri aşkları Mirza'nın itirafından sonra boyut değiştiriyor. Aynı acıları, kayıpları yaşamamak için, hep daha iyi olmalı diye söz veririz ailelerimize. 'Kendini kurtar' derler hani. Bazen bunu yaparken yaşamayı unutuyor muyuz acaba? Bize ait olan ya da ailelerimizin aşıladığı hırslarla yolumuza devam ederken neleri göz göre elimizin tersiyle itiyoruz? Belki bir yere kadar doğru, ama fazlası? Kitabın sonu az çok tahmin edilebilir durumdaydı, yine de çok şaşırdım. Yazarla aynı sonuca varmışız ama gidiş yönlerimiz o kadar farklıydı ki, devam kitabına olan merakım katlandı. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Ferican İki MevsimAdil Güneş · Cinius Yayınları · 201844 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 3. kitabı
·
2843 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:01
Ağustosun son kitabı #brandonsanderson dan geldi. #lejyon un ikinci kitabı #kayıpcesedinpeşinde ilk kitabı gibi beyin devrelerimi yakarak bir solukta bitti diyebilirim. Şimdi efendim şöyle ki vücudumuzun her bir hücresi yedi yüz elli milyon veri içermekteymiş. Tek bir parmağımız dahi, internetteki tüm bilgiye sahipmiş aslında. Derler ki: "hayal etsenize; yanında laptop taşımak yerine zaten vücudunda olan organik bir bilgisayar kullandığını düşün. Veriler baş parmağında depolanacak, gözlerin ekran olacak. Ağır bir bilgisayar bataryası taşımak yerine sabah fazladan bir sandviç yemen yetecek..." "Sorun depolamak değil, sorun verilere ulaşmak. Bunun için hücreleri çıkarmak gerek..." Biyoteknoloji firması çalışanları, virüs sayesinde hücreye veri aktaran yeni bir mekanizma üzerinde çalışıyorlar. Bu virüs hücreye sızıyor ve veriyi DNA ya ekliyor. Mekanizmayı geliştiren bilim insanı, yaptığı her şeyi kendi hücrelerine işliyor ve ölüyor. Esas büyük sorun ceset çalınıyor ve kitapta bundan sonra başlıyor. Cesedi bulmak, şifreleri çözmek, insanlığı bu virüsten kurtarmak için halüsinasyonlarıyla ün salmış Stephen Leeds'den yardım istiyorlar. Sonrası seyreyleyin cümbüşü. Bu sefer beni benden alan kısmı Leeds'in halüsinasyonunun cep telefonu olması ve diğer halüsinasyonlarıyla görüntülü konuşma yapması. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Lejyon: Kayıp Cesedin PeşindeBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 2017485 okunma
10/10
·928 syf.··
2026 44. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 18:56
Aslı'nın dili inanılmaz akıcı ve sürükleyici. Bu kitabın kalınlığına bakmayın gerçekten çok güzeldi. Karakterlere insnılmaz bağlandım özellikle de Gamze ve Marco'yla ayrı bir bağım var. Ben de tabii ki herkes gibi kitaba başlamadan önce sonu ile ilgili spoiler yedim o yüzden ağlamayacağımı düşüyordum ama hıçkıra hıçkıra ağladım ve ben daha önce hiçbir kitapta ağlamamıştım. Sonunu da çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Her kitap mutlu bitmemeli ve bu kitaba bir tek bu son yakışırdı.
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,824 okunma
Puan vermedi·704 syf.··
2026 2. kitabı
Roman, yoksul bir öğrencinin işlediği cinayetin ardından yaşadığı vicdan azabını konu alır. Dostoyevski, insan psikolojisini son derece derin ve etkileyici biçimde işler. Eserde suçun hukuki boyutundan çok ahlaki ve manevi sonuçları ön plana çıkar. Karakterlerin iç çatışmaları okuyucuyu sürekli düşünmeye sevk eder. Klasik edebiyatın en güçlü psikolojik romanlarından biridir.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Reklam
Reklam