Grandville'in kitabının birinci cildi şu sözlerle sona eriyor: "İyi geceler, sevgili okur. Evine git, kafesini iyice kilitle, deliksiz bir uyku çek. Güzel rüyalar gör. Yarın görüşmek üzere." Hayvanlarla insanlar eşanlamlı olmaya başlıyorlar, demek ki hayvanlar ufukta kayboluyorlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nefsin hastalıklarından biri, ölçüsüz isteklerde bulunmaktır.
Böylesi ölçüsüz istekler ise, Allah'ın kendisi için yazdığı kâzâ ve kadere itiraz etmek demektir.
Çare:
Uygun ilaç, o isteğinin sonuçlarının ne olacağını kul bilemez:
Arzusu, onu hayra mı sürükleyecek, yoksa şerre mi götürecek?
Kendisini daha mutlu edecek bir şeye mi erdirecek?
Yoksa mutsuzluğuna ve öfkelenmesine mi yol açacak?
Sonuçta kötü bir neticeye mi vardıracak?
Arzusunun aldatıcı yönünü gerçek anlamda bilse, nefsi onu asla istemez ve reddeder.
O andaki durumundan hoşnut olur ve olanı kabullenir. Böylece huzura kavuşur.
Peygamberimiz aleyhisselâm bununla ilgili olarak şu uyarıyı yapmıştır:
Sizden biri bir şey istediğinde, ne istediğini çok iyi düşünsün, çünkü o isteğinin sonucunda başına ne geleceğini bilemez.
“Benim en sevdiğim taş, kaledir.” dedi sonra. “Ona dikkat etmen gerektiğini düşünmezsin. Dürüst bir taştır. Gözünü vezirin, atın, filin üstünde tutarsın çünkü onlar içten pazarlıklıdır. Ama çoğu zaman kaleye yenilirsin. Dürüstlük her zaman bizim zannettiğimizin gibi bir şey değildir. “