Bizim miracımız bu olmalı
Nihayet varılmaz olan sana, en çok yaklaşmanın, görülmez olan seni en aydınlık görmenin biricik usûlü, şu noktada toplanıyor: Tepeden inme aşk yıldırımları altında büsbütün meflûç. büsbütün kör hâle gelmek ve ondan sonra her vücut zerresine bir çift göz hediye eden bir hafiflik ve kolaylıkla uçmak ve görmek. Aklın son kertesini temsil eden melek "Sidre-tül münteha”da sana demedi mi? - Bana buradan ileriye yol yoktur! Geçersem yanarım! - Ya buradan ileriye nasıl geçilir? - Aşkla!..
Sayfa 17 - Büyük Doğu Yayınları·Kitabı okuyor
Din
Çıktığın yolda,bugün, yelken açık, yapyalnız, Gözlerin arkaya çevrilmiyerek, pervasız, Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar! ... İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.
Sayfa 165·Kitabı okuyor
Reklam
son bir yıldır ben
Ağlamak istedim, ağlayamadım. Ağlamak melekesini de kaybettim. Alık gibi etrafıma bakınmaya başladım.
Sayfa 190 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ona günün son hapını veriyordum, gece saat üç için bir sonrakini bırakıp yan odada kestirmeye gidiyordum. Kulakların her sese, her harekete ve hafif iniltiye açık olduğu tuhaf bir yarı uyku haliydi. Çektiği acılara zar zor dayandığını hiçbir şekilde belli etmemeye çalıştığının farkındaydım. Her seste zıplıyordum, bazen sadece başımı odasına uzatıyordum, bazen yanında oturuyordum, ağrıkesici verip tekrar yatıyordum. Eğer etraf çok sessizse dahada kaygı verici oluyordu. Nefes alıp veriyor mu diye kulak kabartı yordum, kontrol ediyordum. Sabahları kapıyı açmak en ürkütücü işti, onu sağ bulup bulmayacağımı bilmiyordum.
Sayfa 80 - Metis Yayınları
Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç; Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç! Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile, Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle. Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan Ve arkasında güneş doğmıyan büyük kapıdan Geçince başlıyacak bitmiyen sükunlu gece. Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince, Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül! Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.
Sayfa 155·Kitabı okuyor
Sene 1897
Atinalılar ve Türklerden nefret eden hemen bütün Yunanlar, pek çok Türk âdetini sürdürüyorlar: Öğle yemeğinden sonra Türk kahvesi içiliyor, kılık kıyafetlerinde yarı Türkvari de olsa fes takıyorlar ve son olarak Türk hamamlarına gidiyorlar.
Sayfa 95·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam