Ölür, derdi dedeciğim, masal bitince. Kimse kalmaz bu cihanda, her şey vakti gelince ölür, derdi. O vakitler bu cümleyi kavramak, bir çocuğun tahayyülüne sığmazdı elbet. Fakat anlıyorum artık, her şey bir gün son bulmak için başlamıştır. Ölür oğlum; insanlar, çiçekler, kuşlar ve her şey muhakkak bir gün ölür. Vakti gelir, masallar bile ölür.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Son günlerde kendi kendimle çok muhasebe ettim, acaba ben mi haksızım, acaba taraftarı olduğum fikirler mi yanlış? diye çok düşündüm, uykusuz geceler geçirdim. Fakat karşı tarafın mücadele metodlarına bir göz atınca, onların haklı olmasına imkan olmadığı neticesine vardım. Haklı olanlar bu yoldan yürüyemezlerdi, hayır, hak hiç bir zaman söz ve fikir tarafını bırakıp tekme ve balyoz tarafını tutmuş olamazdı.
Sayfa 99 - Sabahattin Ali'nin, Hasan Ali Yücel'e 1945 yılında yazdığı mektup·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Küçükken abaküsteki boncukları toplamak yerine kendimizi toparlamayı öğretmiş olsalardı belki de bu kadar acemisi olmayacaktık gerçek dünyanın...
Hayat siz planlar yaparken çoktan başınıza çoraplar örmüştür zaten ...
Bu yolun yolcularının çabası kırk yıldır, derler. Dilin düzelmesi için on yıl çile çekmek gerekir. İkinci on yılda ancak el düzelir. Üçüncü on yılda göz, son on yılda ise kalp temizlenir. 
Sayfa 85
Aslında taksi şoförlerinin çok memnun kalacağı ılımlı bir taksi müşterisiyim, uyumlu bir yol arkadaşıyım. Neden şikâyet varsa dinlerim Şirinevler’e kadar. Balata fiyatları mı konumuz, buyrun balata fiyatları, son akaryakıt zamlarına mı dellendiniz, buyurun çekin bana fırçanızı, tüm bu zamları ben yapıyorum, İran-Irak savaşına özellikle son verdirmiyorum, isterseniz sağda biraz duralım, inelim, dövün beni biraz, sonra devam edelim, gıkımı çıkarırsam adiyim.
Reklam
Reklam