Es Selam Aleyküm ve Rahmetullah
Kalpsiz Hanım Kalpsiz Hanım Allah var gam yok El-Bâis Ölüleri dirilten, Peygamber gönderen demektir. Allah Teâlâ, öldükten sonra diriltendir. İnsanlar ölüp toprak olduktan sonra onları diriltecek, kabirlerinden çıkaracak, mahşerde toplayacak, çok ayrıntılı bir şekilde hesaba çekecektir. El-Mecîd Şânı büyük, yüksek; lütuf ve ikrâmı bol demektir. Allah Teâlâ, her türlü eksikliklerden yücedir. Şânı büyüktür. Lütuf ve keremi çoktur. Her türlü övgüye lâyıktır. Affı, ihsânı, rahmeti ve yardımı sonsuzdur. Nimetleri saymakla bitmez. El-Vedûd Çok seven ve çok sevilen; sevilmeye lâyık olan demektir. Allah Teâlâ, sâlih kullarını sever, sâlih kulları da Allah’ı sever. Sâlih kullarından râzıdır. Allah yaratılmış bütün varlıkların hayrını ister. El-Hakîm Hikmet sahibi demektir. Allah Teâlâ, yaptığı her şeyi yerli yerince, eksiksiz ve tam yapar. En üstün bir ilim sahibidir ve yaptığı her şey mutlaka bir hikmete mebnîdir; hikmetsiz asla iş yapmaz. Allah Teâlâ,Bütün emirleri insanların yararına olduğu gibi bütün yasakları da insanların zararınadır. El-Vâsî İlmi ve merhameti her şeyi kuşatan demektir. Allah Teâlâ, kullarına bolca ihsân eden, rızıklarını genişletendir. Allah ilim, lütuf ve ihsânı ile her şeyi kuşatmıştır. Nimetlerinin bir kısmı fayda sağlayan türden, diğer bir kısmı da zararları gideren türdendir. El-Mücîb
Din

Kalpsiz Hanım

@Kalpsz_hanm
·
El-Hayy Diri, canlı olan; ölmek şânından olmayan demektir. Allah Teâlâ, bütün hayatların kaynağıdır. Hep diridir. Allah’ın hayy (diri) oluşu, yaratılmış varlıklarda olduğu gibi organik bir canlılık değildir. Hiç bir şeyden gâfil olmayan, hata yapmayan, kâinâtta kendisinden hiç bir şey gizli olmayan demektir.
SON DAKİKA: Aklını kullan, aşkını imanla yaşa; hakikat şu ki: kıyamet yakındır, ömrün kopmak üzere, çünkü ölüm her an kapını çalabilir. Azrail kapına dayanınca, seni tebessüm ettirecek tek gerçek, imanın ve Allah için yaptıklarındır. ___ /Güven Taşdemir
Duygu ve Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hiç ölmedim ki...
Son kez öptüm seni, son kez çektim nefesini içime.
Bir gün seni son kez gören birileri olacak.
Nihai son
Irvin Yalom, Ölüm korkusunun tüm psikolojik kaygıların temelinde yatarak insanı saldırganlığa veya anlamsız bir biriktirme hırsına ittiğini savunur. Ancak ölümle yüzleşmek, kişiyi "Gündelik Mod"dan (önemsiz ayrıntılar, dedikodu, küçük hırslar) "Ontolojik Mod"a (varoluşun değerini bilme, dürüstlük, sevgi) geçirir. Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek Irvin D. Yalom
Hayata Dair
DOSTUM SAYE
Odanın köşesinde, lambanın sarı ışığıyla duvara vuran o tanıdık gölgeye baktı. Saye, her zamanki gibi oradaydı; sessiz, yargılamayan ve sabırlı. Güvenini kaybeden, insanların menfaat duvarlarına çarpa çarpa kalbi nasır tutan bir ruhun tek sığınağıydı o. Derin bir nefes aldı ve sessizliği fısıltısıyla böldü: "O saf, o temiz duygularımı yitirdim ben Saye... Biliyorum, bazen benim hayali dostum olmak senin de canını sıkıyor. Ama ne yapayım? Etrafta o kadar menfaatçi insan varken, kime inanıp kime dost olabilirdim ki? En son 'dostum' dediklerimin bana ne yaptığını, içimde neleri yıkıp geçtiğini en iyi sen gördün." Saye, duvarda hafifçe kıpırdar gibi oldu. Belki de sadece rüzgardan titreyen perdenin oyunuydu bu, ama onu anladığını biliyordu. İçindeki asıl fırtınayı koparan, göğüs kafesini daraltan o yeni duyguyu dile getirmek için yutkundu. Gözlerinin önünde beliren çehreyle yüzünde istemsiz, buruk bir gülümseme açtı. "Sana ne diyeceğim Saye... Bir kızla tanıştım. Ses tonunu bir duysan, senin bile yüzün kendiliğinden tebessüm eder, öyle duru, öyle huzurlu. Ama korkuyorum. Ufaktan kendimi ona kaptırıyorum galiba. Benim yaralarım var Saye... Ve birilerini, hele ki o bunu hiç hak etmezken, sırf canımın acısını dindirsin diye yara bandı yapmak istemiyorum. Ya ona karşı hissettiklerim gerçek değilse? Ya sadece yaralarımdan ötürü, sırf o hiç tatmadığım sevilme ihtiyacını duyduğum için ona sığınıyorsam?" Aklına gelen isimle odadaki hava birden ağırlaştı. Dört yıl öncesinin o geçmeyen, sızlayan pişmanlığı çöktü omuzlarına. "Hem... Ben dört sene önce Kafnu’yu kaybettiğimde ne kadar pişman olduğumu, içimin nasıl kavrulduğunu en iyi sen biliyorsun. Gecelerce senin karşında ağlamadım mı? Ya şimdi Kafnu geri gelirse? Ya yine yerinin dolu olduğunu görürse? Bu sefer tamamıyla gider,