Sonunda amaca ulaşılmış, savaş kazanılmıştı; bu elit kişilerle başa çıkmak, onları egzersizlerle yormak, gözü yukarıda olanları dizginlemek, kararsızları kendi safına çekmek, büyüklük taslayanlara gücünü benimsetmek az buz çaba gerektirmemişti; ama iş başarılmış, oyuncu köyündeki aday öğrenciler magisterlerini benimseyip ona boyun eğmişler, sanki işin sırrı eklenecek son bir damla yağdaymış gibi bir anda her şey kolaylaşmıştı.
Sayfa 209·Kitabı okuyor
Alıntı
Şimdi nerede ağlıyor billûr kanatırken son rüzgârın sessiz kimliğini cesedi tanınmayacak haldeyken aşkın
Sayfa 126·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Cinayetlerime son verişim, işte tam da bu umudumun kaybolmasından kaynaklandı.
Alıntı
"Soygun felsefesine son verirseniz, savaş felsefesi de ortadan kalkar..."
Alıntı
Gerçeklerden bu kadar bihaber olmak ve insanları bu kadar masum görmek elbette son derece soylu bir tavır olurdu. 
Sayfa 15·Kitabı okudu
Bu benim kendi ölüm!
Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş; Yerde çıplak bir gömlek; korkusundan dirilmiş. Sütbeyaz duvarlarda çivilerin gölgesi Artık ne bir çıtırtı ne de bir ayak sesi… Yatıyor yatağında dimdik, upuzun, ölü; Üstü, boynuna kadar bir çarşafla örtülü. Bezin üstünde ayak parmaklarının izi; Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi. Son nefesle göğsü boş, eli uzanmış yana; Gözleri renkli bir cam; mıhlı ahşap tavana. Sarkık dudaklarının ucunda bir çizgi var; Küçük bir çizgi, küçük, titreyen bir an kadar. Sarkık dudaklarında asılı titrek bir an; Belli ki, birdenbire gitmiş çırpınamadan. Bu benim kendi ölüm, bu benim kendi ölüm; Bana geldiği zaman, böyle gelecek ölüm.
Sayfa 120 - Büyük Doğu Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam