Modern devlet özneleri dışarıdan, zorlama ve disiplin yoluyla biçimlendirir. İslam ise onları içeriden, benliğin bilinçli ve kasıtlı bir şekilde kendisi üzerinde çalıştığı bir süreçle, yani bir iç gözlem ve öz disiplin süreciyle, ahlaki bir öz terbiye süreciyle biçimlendirir. Bu sebeple İslam'daki süreç son derece bireyselken modern devletteki süreç tam aksine kolektif olup öz-performansın iç dinamiklerinden yoksundur.
Mama Elena şöyle bir vuruşta ve acımasızca öldürüyordu. Gerçi biraz düşünülürse, pek öyle yapmıyordu. Tita için bir istisna yapmıştı, ta çocukken başlamıştı onu öldürmeye ve hâla son darbeyi indirmiyordu.
Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı hazırlıklarını Şişli'deki evinde olduğu kadar, son derece güvendiği büyükbabam Dr. Luigi Tergiman'ın konağında da sürdürmüştür. Pek çok kereler, ev halkı yattıktan sonra, evin perdeleri çekilmiş salonlarından birinde arkadaşlarıyla buluşarak sabahladıkları olmuştur. Mustafa Kemal, bu toplantıların bazılarına büyükbabamı da davet ederek kendisine duyduğu güveni belirtmiştir.
Bu devrede Mustafa Kemal'in yorgun ve sinirli olduğunu, az uyuyup çok sigara içtiğini, çok az yemek yediğini gören büyükbabam muayene olması için ısrar eder. Mustafa Kemal büyükbabamın evinde, bir çay toplantısında tanıştığı aile dostu Dr. Hasan Hüsnü'nün de ısrarı üzerine sonunda muayene olmayı kabul etmiş.
Teşhisin ne olduğunu bilmiyorum, ama Dr. Hasan Hüsnü, Mustafa Kemal'e, sigara ve içkiyi derhal azaltmasını önermiş. Mustafa Kemal gülerek önce, "Doktor, acı patlıcanı kırağı çalmaz" demiş sonra da düşünceli bir tavırla, "Atın ölümü arpadan olsun" diye ilave etmiştir.
Bu anıyı bana Dr. Hasan Hüsnü'nün kızı Sayın Refia Dilgimen anlatmıştı