9/10
·344 syf.··
2026 64. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:47
Yazarın okuduğum ikinci kitabı ve sanırım yazdığı sürece her kitabını okuyacağım . Yine inanılmaz sürükleyici , son anda yapılmış bütün kitabı baştan düşündüren bir ters köşe ile bitti .
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20226,9bin okunma
Tüm İnsanlık Adına Yazılmış Tam Bir Baş Yapıt
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
*GİRİŞ* _*"Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı."*_ 19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir. Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; *Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş.* Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan *"Grotesk"*
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Nasıl fark edemedim
8/10
·390 syf.··
2026 2. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:36
Normalde polisiye okurken katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışırım ve çoğu zaman da az çok tuttururum. Ama Beyoğlu Rapsodisi bu konuda beni gerçekten şaşırttı. Kitap boyunca kafamda farklı senaryolar kurdum, ipuçlarını takip ettim ama finaldeki ters köşe bütün tahminlerimi boşa çıkardı. Bunun yanında Beyoğlu'nun atmosferi ve karakterlerin derinliği hikâyeyi daha da etkileyici hale getiriyor. Hem merak duygusunu son ana kadar canlı tutan hem de bittiğinde "nasıl ya" dedirten başarılı bir polisiye roman.
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Doğan Kitap · 200332,8bin okunma
Söyleme Bilmesinler
9/10
·200 syf.··
2026 3. kitabı
Kısa bir kitap olduğundan hızlıca okuyup bitirebileceğimi düşünerek başladığım, başlarda nereye bağlanacağını anlayamadığımdan bunalsam da inanılmaz keyifle okuduğum ve beni inanılmaz etkileyen bir kitap olan Söyleme Bilmesinler kitabı hakkında düşüncelerimi kısaca aktarmak isterim. Karakterlerimizin her biri çeşitli açılardan kusurlu ve hatalı karakterler ancak okurken bu kusurları gerçekdışı bulmadım. Hatalarını ise büyük oranda anlayabildim. Kitabı neredeyse bahsi geçen her karakterin bakış açısından en az bir bölümle okuduğumuzdan da kaynaklanmış olabilir bu durum, en azından benim açımdan, fakat gerçekten karakterlerin her birini bir noktada anlayabildiğimi hissettim. Kitabın sonu hakkında ise tatmin olmak ile olmamak arasında kaldığımı hissettim. Spoiler olabilir! Bir yandan baş karakterimizin öğrendiği gerçeğin ardından hayatındaki her sorun çözülmüş gibi hissetmesi bana pek gerçekçi gelmedi. Diğer yandan bu kitaba böyle bir son yakışmış diye düşünüyorum. (Spoiler bitti) Şermin Yaşar'dan okuduğum ilk kitaptı. Kitap dil olarak beklediğimden çok daha basit, akıcı bir dile sahipti. Yazarın başka kitaplarını da okuma isteği uyandırdığını söyleyebilirim kesinlikle, belirli yaşın üzerindeki okurlara önerebileceğim bir kitaptır.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 19. kitabı
Aldous Huxley’nin 1950’lerin İkinci Dünya Savaşı sonrası puslu, ruhsal ve psikolojik arayışlarla dolu atmosferinde bizzat kendi bilincini laboratuvara dönüştürerek kaleme aldığı Algı Kapıları, aslında psikanalizin Aborjinler ya da Kızılderililer gibi dış topluluklar üzerinden değil; aristokrat, agnostik terimini literatüre kazandıran bir dedenin genlerini taşıyan ve çocuklukta geçirdiği göz hastalığı yüzünden "görmeye" felsefi bir derinlik atfeden entelektüel bir yazarın kendi zihninde yaptığı sarsıcı bir iç keşif yolculuğudur. Doktor kontrolünde deneyimlediği ve Kızılderili ritüellerinin kutsal parçası olan peyote kaktüsünden elde edilen meskalin özü, insanın zihin yapısını sıfırdan değiştiren yapay bir illüzyon yaratmaz; aksine biyolojik olarak hayatta kalabilmemiz için zihnimizin önüne çekilen ve bizi milyonlarca çiçek arasından sadece işlevsel olan birkaç rengi görebilen arılar ya da sadece hedefe odaklansın diye at gözlüğü takılan atlar gibi dar bir akışa mahkûm eden o evrimsel filtreleri ortadan kaldırarak dünyayı tıpkı kübizm akımıyla nesneye, ışığa ve fona bambaşka açılardan bakan bir ressamın gözüyle, yani bir sandalyeyi sadece konfor sağlayan bir eşya olarak değil, saf bir varoluş ve sanat formu olarak görmemizi sağlar. Ne var ki madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimizde ve kutsal kitaplarda Tanrı’nın insanla doğrudan "söz" üzerinden bağ kurup Hz. Adem’e eşyanın isimlerini öğretmesine baktığımızda dil, insanı körleştiren felsefi bir hapishane değil, aksine insan olmanın, adaleti, ahlakı ve hukuku inşa edebilmenin ilk ve en varoluşsal şartıdır; çünkü eğer dilin bize hakikati unutturduğunu iddia edip o sözsüz, sınırsız trans halini mutlak olarak yüceltirsek, insani boyuttan tamamen çıkıp sınırları yalnızca çiğ dürtüler, hayatta kalma korkusu ve doğanın sert
Algı KapılarıAldous Huxley · İthaki Yayınları · 20251,432 okunma
İvan Fyodoroviç Karamazov hakkında...
10/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 02:30
İnsan yalnızca düşünerek yaşayabilir mi? Kitap bitti ama İvan bitmedi, benimle birlikte düşünmeye devam ediyor. Ruhum, aklım ona kapılmış durumda. İvan Karamazov sadece bir karakter değil, fikirdir. Onun asıl hayatı dışarıda değil, içeridedir. Bazı insanlar dünyayla kavga eder; Ivan daha çok kendi zihniyle kavga eden biridir. Onun trajedisini en çok İvan Fyodorovicin kabusu, Şeytan bölümünde anlarız. İvan hayatı boyunca akla ve mantığa güvenmeye çalışan bir karakter. Ama bu bölümde aklı, ona huzur getirmek yerine onu parçalamaya başlıyor. İvan'ın trajedisi şurada yatıyor, vicdanı bir ateistinki gibi rahat değil çünkü sanki inanmak için kendini ikna etmeye çalışıyor ama ikna olamıyor. İnanmamak onu mutlu etmiyor. Ivan'ın zekâsı olağanüstü ama roman boyunca bazen o zekânın kendisine karşı döndüğünü görüyoruz. Şeytan figürü ise Ivan'ın zihninin en uç noktaya ulaşmış hâlidir. Onun sorunu ölüm korkusu ya da varoluşsal sancılar değildir, adaletsizliğin ve acının var olduğu bir dünyada nasıl yaşayacağını bilememesidir. O yüzden onun çektiği şey sadece entellektüel bir merak ya da düşünme şekli değil, gerçek bir ıstıraptır. Romanın asıl trajik karakteri Ivan Karamazovdur. Onun trajedisi, zihninin kabul ettiği şeylerle vicdanının kabul ettiği şeylerin farklı olmasıdır. Smerdyakov ile olan son konuşmaları bu yüzden çok sarsıcıdır. Ivan'ın bütün roman boyunca kaçmaya çalıştığı sorumluluk meselesi sonunda gelip onu bulur. Romanın sonunda en ağır yükü Dimitri değil, İvan taşıyordur. İvan'ın ızdırabı sorularına cevap bulamamaktan gelmiyor, hiçbir kolay cevaba razı olamamasından geliyor. Öyle dürüst bir zihni varki kendisini rahatlatacak bir yanıltmaya varamıyor, bu da onu huzursuzluğa mahkûm ediyor. İvan Karamazovun korkak bir düşünür olmaması onu daha da hayran olunur
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma