Annemizle babamız normalde son derece planlı insanlardı ama ölümleri hiç planlı olmamıştı.
Sayfa 141·Kitabı okuyor
Alıntı
Büyük acılar artık son bulsun istiyorum. Artık hiçbir yerde üzüntü olmasın. Kötülügün yaşamaya hakkı yoktur.
Sayfa 605 - Cilt 2·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
“Bütün bunlara rağmen kaderin kendisine oynadığı son oyuna neredeyse hiç tepki vermemişti.”
Sayfa 46
Edebiyat
Mehmet Sadık Aran, Kuzey Azerbaycanlılar (yani Rusya elindeki Azeri Türklerinin çoğu gibi) Şii idi. İslâ-miyet'i iyi biliyordru. Fakat Kuzey Azerbaycanlılar daha çarlık zamanında din meselesini kesin şekilde halledip lâyıkleştikleri için onda dinî taassup diye bir şey yoktu. Türkiye'de şu son yirmi yılda çoğalan yobazların asla hazmedemeyecekleri şekilde konuşuyordu. Bir telefonda hatır sorarlarken "Nasılsın? Ben bir Sünni namazı kıla-cağım. Sen de orada Şii namazı kıl" diye takılmıştı. İstanbullu kibar bir öğretmen hanımla evliydi. Bir gün Cihangir'deki evinde kendi demlediği nefis çayı içerken yine böyle konuşunca hanımı bana: "Kuzum bu nedir Allah aşkınıza? Sünni mi, Şii mi, dinsiz mi, nedir, ben hâlâ anlayamadım" demiş, ben de: "Hiç biri değil Şamanî" diye cevap vermiştim. Mehmet Sadık Aran, şakacı tavrı ile "Hah! İşte, tamam" diye tasdik etmişti. Şaka ve mizah onda esaslı bir karakterdi.
Sayfa 89
onur; yoksulun elinde kalan son kıymetlisidir.
Alıntı
alkol ve vicdan azabı son derece tehlikeli bir karışımdı.
Reklam
Reklam