Doğan Cüceloğlu
"Kimsin?”
"Hiç” demiş Hoca, "Hiç kimseyim.”
Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:
- "Sen kimsin?”
- "Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
- "Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasrettin Hoca.
- "Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam.
- "Daha sonra?” diye üstelemiş Hoca.
- "Vezir” demiş adam.
- "Daha daha sonra ne olacaksın?”
- "Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
- "Peki, ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş:
-"Hiç.”
- "Daha niye kabarıyorsun be adam. Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: Hiçlik makamında!” demiş.
**"Makam, mevki, rütbe, unvan; bunların hepsi cekettir. Ceketi asar bir yere gideriz. Arkamızda sadece insanlığımız kalır ve öldüğümüzde sadece çıplaklığımızı götürebiliriz bu dünyadan."
Doğan Cüceloğlu**
ikimize bir mutlu son yazdım sonra yanımda durdun sessizce burası sondu, başka bir yaşamdı sadece biz vardık bana baktın mavi ve telaşsız, sustuk. başka yaşamda başka bir mutlu son.
Yüreklerinin son damlasına kadar direnen bir insan, aslında boşa kürek çektiğini bilir..
Ama harcadığı zamanın, verdiği emeğin, tükettiği nefesin ve yüreğindeki sevginin karşısına; denedim diyebilmenin huzuruyla çıkmak ister..
Bir çok kitap okudum, en son fark ettiğim kendimi okuyamam olmuştu, ben bir kitap olsam önsözümde ve içindekiler kısmında ne yazardı acaba şu an birinci sayfayı çevirmekle meşgulüm.