Hayatımızın ritmi değişti
Bugünün insanı, tarihin bize tanıttığı in­san değil artık. İnsanlık binlerce yıl zarfında değiştiğinden çok, son yüz yılda değişti. Modern çağ, insan ve insan ka­deri, insanın dünyadaki yeri, menşei ve amaçları konusun­ da yeni bir tecessüsün doğumuna şahit oldu ..
Örnek ;Batı nın sahte Din adamları ..
Batı , Bugünkü gelişmesini, ilerlemesini Ve uygarlığını Din adamının sahte saltanatına Ve Olumsuzluklarına son vermekle , Onu dünya işlerinin dışına itmekle, İmtiyazlarını ve yetkilerini Yok etmekle sağlamıştır ....
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Matemlere biçilen süre üçtür. Çünkü matem demek ,acıyı yaşamak, acıyla yatıp kalkmak demek. Üç günden fazlası, ölenden sonra kalanın zararınadır. Peki ölüsüz matemler? Mezarı bile olmayan matemlerin yası kaç gün tutulur? Çok gün. Ölene kadar. Ölüsüz matemlerin son günü, mezar taşı dikildiği gündür.
Sayfa 17 - İndigo yayınevi·Kitabı okuyor
Pantürkistler kendi tarihleri hususunda hiçbir muga-lata veya mübalağaya kapılmış değillerdir. Buna ihtiyaç-ları olmadığı da malumdur. Ya geçende kutlanan "İran'ın kuruluşunun 2500'üncü yıl dönümü" nedir? Acaba ortada gerçekten 2500 yıllık bir devlet var mı? İranlı müttefik-lerimizi gücendirmek pahasına olsa da böyle bir devletin bulunmadığını söylemeye mecburuz. Medyalıları İranlı saysak bile Medyalılarla Perslerin kısa süren hâkimiyet-lerini İskender istilâsı yok edip İran uzun süre Make-donyalıların esareti altında kalmamış mıydı? Makedonya hâkimiyetine son veren Partların Fars olmadığı muhakkak olmamakla beraber bunları da İran kadrosuna alsak ve Sasanlılarla birlikte hesap etsek dört beş asır süren bu devreyi Araplar sona erdirip ondan sonra İran haritadan silinmemiş miydi? Asırlardan sonra kurulan ve İran'ın ancak bir parçasına hâkim olabilen Sa-manlılar, Saffarhlar, Büveyhiler de nihayet İran'ı bütü-nüyle Türklere bırakmamışlar mıydı? Arada asırlarca süren Makedonya, Arap ve Türk hâkimiyetleri bulunan bir ülkeyi 2500 yıllık Fars devleti saymak herhalde tarihe "seni saymıyorum" demekle birdir. Hele adının "Muhammed Rıza" olduğu bütün dünya tarafından bilinen şimdiki İran şahının "Aryamihr" yani (Arya güneşi) adıyla anılması İslâmiyet'ten önceki İran tarih ve kültürüne çekilen özleyişin ifadesinden fazla bir mânâ ifade etmez. Bizim tarihimizde buna benzer mübalağalar yoktur. Mustafa Kemal Paşa, "Atatürk" adını soyadı olarak al-mıştır. Şunu da unutmamalı ki o Sakarya ve Dumlupınar meydan savaşlarını kazanmış bir kumandan, mahvoldu sanılan bir milleti kalkındıran devlet adamıydı. Tehlike anlarında ülkesini bırakıp gitmiş ve unvanı durup durur-ken almış değildi.
Sayfa 57 - 58 Ötüken, Ocak 1970·Kitabı okuyor
Bu karanlık odada ömrümün son demlerini yaşarken, geriye dönüp baktığımda tek bir tesellim var: Hiçbir güce ram olmadım, hiçbir rüzgâra göre yelken açmadım. Sadece hakikatin işçisi oldum.
Profesörümüz bunu ırksal bellek olarak açıklamıştı. Bu rüya , ağaçlarda yaşamış atalarımıza dayanıyordu.onlar sürekli olarak ağaçtan aşağıya düşme korkusu içinde yaşıyordu. Birçoğu yaşamını bu şekilde kaybetmişti.her 1 korkunç yüksekliklerden düşmüş, bazıları dallara tutunarak son anda yere çakılmaktan kurtulmuştu. Böyle korkunç bir düşüş engellendiğinde beyinde şok etkisi yaratırmış. Böyle bir şok beyin hücrelerinde moleküler değişikliklere yol açarmış.bu moleküler değişiklikler nesilden nesile aktarılarak ırksal belleği oluştururmuş. Böylece, biz uyurken veya uyuklarken boşluktan düşüp tam yere çakılmadan önce korkuyla uyandığımızda, aslında ağaçlarda yaşayan atalarımızın başına gelenleri hatırlamış oluyoruz. Bu anılar beyin hücrelerinde meydana gelen değişikliklerle ırkımızın kalıtılımına damgalanmış oluyor.
Sayfa 16
Psikoloji