Son dəfə
səni qucağlaya bilsəm yada quc(unda)ağlaya bilsəm yadaki balkonda iki çay içə bilsəm vəya birlikde film izləsək bəlkə oturub ada ilə oynasaq yoxsa marketləri gəzib cürbəcür hekayələr danışsaq kaș Yenidən gecə işıqlarında səninlə görüşsək bunlar olmasa belə bir ehtimal səninlə sadəcə yanbayan dənizin qırağında oturub ləpələrin səsi ilə dalğalanan saçlarınla oynasam... i totally miss you, gözəl insan. come back home, ASAP!🏡
Mükemmel Çift 🏝️ Kameralar kapandı, fırtına başladı ve oyun bitti. Şimdi tek bir kural var: Hayatta kalmak! Ruth Ware’ın kaleminden, modern bir ada trajedisi ve psikolojik gerilim: Mükemmel Çift şimdi The Kitap Yayınları’nda! 📚⚡ Tropik bir cennette başlayan bu reality şov, fırtınanın adayı izole etmesiyle tam bir kabusa dönüşüyor. Güven bitti, maskeler düştü. Kimse göründüğü kadar masum değil. 👁️ Agatha Christie esintili, ters köşelerle dolu ve son ana kadar gizemini koruyan bir macera arıyorsanız, bu yazın favori gerilim kitabını buldunuz demektir. 🔥 Metroseksüel yarışmalar, derin ilişki analizleri ve ölümcül bir izolasyon... Sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamayacaksınız. 🌪️📖 #RuthWare #MükemmelÇift #GerilimKitapları #KitapTavsiyesi #YeniÇıkanlar #InstaBook #TheKitap✨
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Küresel siyaset sahnesinde bugün haritalara baktığımızda gördüğümüz sınır çizgilerinin çok büyük bir kısmı, adil birer bölüşümün değil, sömürgeci imparatorlukların geri çekilirken bilerek yanlış attığı dikişlerin eseridir. İngiltere, Fransa, İspanya gibi emperyal güçler egemenlik alanlarını terk ederken arkalarında net, hukuki ve homojen sınırlar bırakmak yerine, pimi çekilmiş el bombaları andıran "Kasıtlı Çözümsüzlük" alanları imal etmişlerdir. Bu stratejinin temel amacı; yeni kurulan devletlerin enerjilerini birbirleriyle savaşarak tüketmesini sağlamak, bölgesel bir süper gücün doğuşunu engellemek ve her iki tarafı da kalıcı olarak Batılı bir hakeme ya da silah tüccarına muhtaç kılmaktır. Dünya üzerinde bu sinsi mühendislikle üretilmiş, günümüzde hâlâ kanayan ve küresel dengeleri sarsan en kritik sınır sorunlarını şu şekilde haritalandırabiliriz: 1. Güney Asya ve Uzak Doğu: İngiliz Sömürge Laboratuvarı İngiltere, sömürgelerinden çekilirken harita üzerinde cetvelle çizgi çekme ve etnik/dini unsurları birbirine düşürme konusunda en kusursuz sabıkaya sahip ülkedir. Keşmir Meselesi (Hindistan - Pakistan): 1947 yılında İngiltere alt kıtayı apar topar ikiye bölüp giderken, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ama yöneticisi Hindu olan Keşmir’in statüsünü ucu açık bıraktı. Bu bilinçli belirsizlik, iki komşu ülkeyi nükleer silahların gölgesinde üç büyük savaşa sürükledi. Sorun bugün hâlâ iki ülkenin kalkınma enerjisini emen kalıcı bir kara deliktir. Durand Hattı (Afganistan - Pakistan): 1893 yılında İngiliz diplomat Mortimer Durand tarafından çizilen bu sınır, Peştun etnik kökenine sahip halkı tam ortasından ikiye böldü. İngiltere bölgeyi terk ettikten sonra Afganistan bu sınırı hiçbir zaman tanımadı. Bugün Taliban yönetimi dahil tüm Afgan hükümetleri ile Pakistan
Tarih
( MARMARA DENİZ SURLARI, KAPILAR VE SAVUNMA KULELERİ.) Bir zamanlar 36 kapısı ve 103 kulesi olan Propontis (Marmara) üzerindeki Deniz Duvarı, Mermer Kule'den Aziz Barbara Kapısı'na (artık mevcut değil, Sarayburnu civarında) kadar yaklaşık 8,5 kilometre uzunluğundaydı. Kara duvarının tamamlanmasının ardından, Vali Cyrus Panopolites 439 yılında Marmara boyunca duvarlar inşa etti. Notitia Urbis Constantinopolitanae'de bahsedilen 5. yüzyıldan kalma Marina Evi ( Domum nobilissimae Marinae ), 27. Kule yakınlarındaki kemerli açıklıklardan da anlaşıldığı üzere, Marmara Duvarı'nın bir parçası olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Birkaç mimari evreye sahip olan Boukoleon Sarayı da Marmara Duvarı boyunca yer almaktadır. Marmara Duvarı, depremler ve fırtınalar nedeniyle sık sık onarıma ihtiyaç duyuyordu ve bu durum genellikle yazıtlarla anılıyordu. 447 yılında meydana gelen bir depremin ardından, vali Constantinus duvarı onardı. Yenikapı'da kayıp bir yazıtta anlatıldığı gibi. Muhtemelen 557/558 depreminde tekrar hasar görmüştür. Marmara surları, 717'deki ikinci Arap saldırısına hazırlık olarak II. Anastasius tarafından güçlendirilmiştir. 764'te bir buzdağı Mangana çevresindeki surların bir bölümüne zarar vermiştir. Araplardan gelen sürekli tehditler ve gaspçı Thomas'ın 821-823 yılları arasında şehri kuşatması, muhtemelen Teofilus'u (829-842) Marmara surlarını genişletmeye yöneltmiştir. Çok sayıda yazıtta belirtildiği gibi, onun döneminde akropolün etrafına birkaç kule inşa edilmiştir. Surların onarımı III. Mihail'in (842-867) saltanatı boyunca devam etmiştir. Kontoskalion Limanı'ndaki bir kulede bulunan kayıp bir yazıta göre, Marmara surlarının bazı bölümleri VI. Leo'nun (886-912) saltanatı sırasında onarılmıştır. 16 numaralı kuledeki bir yazıtta VI. Leo ve kardeşi İskender'in
Rize
“Rize" adının anlamı bilinmemek­ tedir. Yunan veya Kafkas dillerinden gelme bir kelime olduğu sanılmakta­ dır. Bugün Rize ilinin üzerinde bulun­ duğu topraklar, Anadolu’da ilk siyasi birliği gerçekleştiren Hititlerin impa­ ratorluk sınırları dışında kalmıştır. Urartular da buraya kadar uzanmışlar­ dır. Kimmerler, M.Ö. VII. yüzyılda Kaf­ kasya’dan buraya gelmişler, Iskitliler de egemenliklerini bu topraklara kadar uzatmışlardır. Şehir, M.O. VI. yüzyılda İran İmparatorluğu’nun (Pers) egemen­ liği altına geçti. Daha sonra sırasıyla İyonyalılar, Yunanlılar, İskender ve Part’ların egemenliğinde kaldı. M.Ö. I.yüzyılda Pontos ortodan kalkınca Ro­ma, bütün Anadolu gibi buraya da hâ­ kim oldu. Partların yerine geçen Sâsâniler ve onlara bağlı olan İran asıllı krallar, Roma egemenliğini itmek için, bütün güçleri ile çalıştılar. M.S. 395 yı­lında Romalılarin yerine geçen Bizans (Doğu Roma) İmparatorluğu çağında durum, aynı oldu. Müslüman Arapla­ rın VII. yüzyılda başlayan akınları, ül­ kede egemenlik kuramadı. Abbâsîler’e bağlı Türk kuvvetleri de bölgeyi ele ge­ çiremediler. Ancak 1071 yılında Malaz­ gird Zaferi’nden sonra, Selçuklu Oğuz Türkleri, bütün Anadolu gibi burasını da aldılar. Rize çevresi, Anadolu Selçuklula­ rına, yani Türkiye’ye bağlı Erzurum, Selçuklu krallığına kaldı, i. Haçlı Se- feri’nden yararlanan B iz a n s lIla r, bütün Karadeniz kıyıları gibi burasını da Türklerden geri aldılarsada, IV. Haçlı Seferi’nden sonra (1204) bölge, Bi­zans’tan ayrılarak, Trabzon Rum dev­ letine kaldı. Şehir, daha sonra sırasıyle Anadolu Selçuklu, ilhanlı, Timur, Ak­koyunlu vb. Türk devletlerinin baskı­ sına karşın hayatını sürdürdü. Bölge, Trabzon ile birlikte Fatih Sultan Meh­ med tarafından 1461 yılında alınarak, Osmanlı ülkesine katıldı. Osmanlı dö­neminde, Çıldır eyaletine,
1000Kitap
Nacizane Tavsiye Ettiğim Kitaplar...
rahmetli mustafa necati sepetçioğlu'nun şu kitapları: dünki türkiye serisi'nin 12 kitabı 1- kilit 2- anahtar 3- kapı 4- konak 5- çatı 6- üçler yediler kırklar 7- bu atlı geçide gider 8- geçitteki ülke 9- darağacı 10- ebemkuşağı 11- sabır 12- gece vaktinde gündönümü sabır ağacı serisi: 1- sahibini arayan toprak 2- zaman toprak ve sahibi 3- zaman yürüyüşü 4- zaman bir dar kapıda 5- zaman sarkacı 6- zaman yok 7- zaman dönümü 8- zaman uyanışı yesili hoca ahmed serisi: 1- sesler ve ışıklar 2- hurmalığın ak doğanı 3- aydınlığın mührü
1000Kitap