Son zamanlarda adeta bir duygu erozyonuna uğramış gibiyim.
Alıntı
- EN ÜSTÜN EL TESİRİ
Kabz: El almak. Tutmak. Kavramak. Almak. Tahsil etmek. Teslim almak. Amelde zorluk çekmek. Kuşun süratle uçması. Mülk... Kabza: El, pençe. Sap. Kılıç gibi şeylerin tutacak yeri. Bir tutam, bir avuç şey. Kışr: Kabuk. Dış taraf. Libâs... Libâs: El-bise. Karı ve koca. İçtima. Şübhe kabul eden söz... Libse: Elbise giyme... Libs: Kâbe'ye örtülen örtü. Tırs: Kâğıt, sahife... Tirâse: Kalkanlar. Müşâhede: Muayene, kontrol... Müşâhede: Seyretmek. Seyrederek anlamak. Gözle görmek... Müşâhed: Görülen, görülmüş. Müşâhede olunan, müşâhede olunmuş... Müşâhedat: (Müşahede'nin çoğulu). Keşifle seyredilenler. Mücerret his ile ka-tiyyetle hüküm ve tasdik olunan kaziyeler... Müşâhid: Gören, tetkik eden. Müşâhât: Bir şeye benzemek... Müşâhhat: Kavga etmek, çekişmek. Nekîb: Müfettiş, kontrolcu. Kâhya. Kefil. Halkın iyisi... Nekîbe: Nefsi mübarek... Nekîb: Deve, at ve eşek ayaklarının dairesi. Nekeb: Hastanın iyileşmesi. Devenin omuzlarında olan bir hastalık... Nekb: Musibet ve kedere uğrama... Nekb: Meyletmek, eğilmek, vazgeçmek, hakdan dönmek... Nekba: Firtina,, Nokbe: Siddet, meşakkat. Bir şeyin kesilmesiyle olan cerehat... Nekbet: Talihsizlik, şanssızlık, bahtsız hk. Mûsibet, felåket. Düşkünlük. Nakib: En eski derviş veya dede. Müfettiş, Halkın hayırlısı. Bir kavim veya kabilenin reisi veya vekili. Vekil... Nakibe: Akil. Nefs. İnsan ruhu. Nâkıbe: Kişinin yan tarafından çıkan çıban... Nakbâ: Tabanı aşınmış deve... Nakb: Delmek, delik açmak. Girmek. Dağ içindeki yol. Nakh: Teftiş etmek, kontrol etmek... Nakh: Başı dimağından yarmak... Nakf: Bakış, nazar. Başı dimağından yarmak... Sema': Baş yarmak. Sakalı boyamak. Yağlı yemek yedirmek. Nikabe: Kâhyalık, ululuk... Nikab: Yüz örtüsü, peçe. Perde... Nikabet: Rüzgârın ters yönlerden esmesi. Sedg: Baş yarığı. Baş yarma... Sedk:
Sayfa 327 - Ağustos 1994, Vâridât: En Üstün El
Lügat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Son zamanlarda adeta duygu erozyonuna uğramış gibiyim.
Alıntı
Yoşiya'ya kadar bütün krallar, dinin merkezîleşmesi üzerinden değerlendirilirken, Yoşiya'dan sonra böyle bir uygulama görülmez; Yoşiya zamanına kadar Davut düzenli bir şekilde ve önemli bir kişi olarak hikâyelerde yer alırken, daha sonrasında kendisinden bahsedilmez; o halde bu, Yoşiya'yla ilişkilendirilebilecek bir kırılma noktasına ve konuya bakış açısındaki değişimi gösteren kanıtlara sahip olduğumuz anlamına gelir. Bu iki yeni kanıt, Yoşiya'da bir son ve kırılma olduğunu gösteren diğer kanıtlarla da uygunluk gösterir. Kanıtlar, Tesniyeci tarihin ilk edisyonunun yazar-editörünün, Yoşiya'nın hükümdarlığı döneminde yaşayan biri olduğunu gösterir. Bu yazar-editör aynı zamanda Yoşiya'yı destekleyen biriydi. ​Bunlar, Tesniye'yi ve ondan sonra gelen altı kitabı yazan kişiyi nerede ve hangi zaman diliminde arayacağımızı bilmek için, benden öncekilerin ve benim Kutsal Kitap'tan çıkardığımız ipuçlarıdır. Artık bu kişinin ne zaman yaşadığını biliyoruz: Yaklaşık olarak MÖ 622 civarında. Nerede yaşadığını da biliyoruz: Yahuda'da ve neredeyse kesin olarak biliyoruz ki Kudüs şehrinde. Ancak şu soru hâlâ cevap bekliyor: Kimdir bu yazar?
Sayfa 152
1000Kitap
Bir yerin müdavimi olduğunda, böyle kabul gördüğünde nereli olduğunun önemi kalmaz bir kere her şeyden önce.
Bir zamanlar yaşadıkları hayata son bir bakış attılar. Bundan sonra yaşamaya hazırlandıkları her şey onlara acı verecekti, arkalarında bıraktıkları yaşam da..
1000Kitap