Kadınlar korosuyla açılır sahne, ardından erkekler korosunu görürüz; sonra birtakım güçler korosu, en sonra da henüz yaşamamış, ama yaşamaya can atan ruhlar korosu çıkar sahneye. Karaların hepsi de son derece belirsiz, anlaşılmaz bir şeyler söyler; galiba birinin uğ radığı lanetten söz ederler, ama alabildiğine mizahi bir dille.
Derken sahne bir anda değişir ve böceklerin bile şarkı söy lediği bir "Hayat Bayramı" başlar: Bir kaplumbağa Latince birtakım dualar okur; hatta yanlış anımsamıyorsam bir mineral, yani canlı olmayan bir şey bile bir şeyler söyler bu bölümde. Herkes durmamacasına şarkı okur,
İnsan zihni, sürekli tohumların ekildiği verimli toprak gibidir. Tohumlar düşünceler, fikirler ve kavramlardır. Söz tohum gibidir ve insan zihni son derece verimlidir! Bir tohum, bir düşünce ekersiniz ve o büyür. Burada tek problem şudur: Genellikle bu verimli toprağa korku tohumları ekilir.