Yavuz Bahadıroğlu'nun okuduğum ilk kitabıydı.
Yavuz Sultan Selim'i aşırı tanımamama rağmen içimde ona karşı büyük bir sevgi vardı. Diğer padişahlara ya da diğer insanlara olmayan farklı bir sevgi. Onu tanımak için daha çok emek sarfetmeliydim ki hala sarfetmeliyim. Hakkında daha fazla bilgi öğrenmek istiyorum ve bu kitapla başlangıç yaptım.
Yavuz Selim Han sen ne büyük padişahmışsın, tüm Avrupa'nın örnek aldığı, azimli, çalışkan, fedakar, zeki, haşmetli...
Kitabı okurken sürekli içimi bir hüzün kapladı. Biz o hallerden bu hallere nasıl geldik?
Aslında cevabı gayet açıktı: Liyakatsiz, sadece kendini düşünen, çalışmaktan çok dinlenmeye vakit ayıran devlet adamları. Tarihini bilmeyen okumayan, okusa da sürekli birbirini ayrıştıran bir halk. Çok çok üzülüyorum. Türkiye şuan asla hak etmediği bir noktada. Aslında hepimiz tarihimizin belli başlı kısımlarını kötülemek yerine, hepsinin güzel yönlerini, doğrularını alıp kendimize katıp, kötü yönlerini hayatımızdan çıkarsak, her karesiyle şanlı tarihimizden ders alsak belki de her şey mükemmele ulaşacaktı. Umarım gelecek günlerde buna ulaşırız.
Yavuz Sultan Selim Han'ımızı tanırken başlangıçta okunanabilecek güzel bir kitaptı.
İyi okumalar :)