“-Mən poeziyanı sevginin qidası hesab eləmişəm
-Əlbəttə, sabit, möhkəm, sağlam sevginin qidası. Möhkəm olan şey hər şeylə qidalana bilir. Amma sevgi zəifdisə, sadəcə ötəri vurğunluq səviyyəsindədirsə, bircə sonet onu məhv eliyəcək.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kadınların narin yaratıklar olduğu, çiçek, yumurta, bir anlık dikkatsizlikle ezilebilecek şeyler olduğu söylenir hep. Buna eskiden inanmış olsam bile artık inanmıyordum.
Güzelliğe değil, ressamlığa ruh ve felsefe kazandıran büyüleyici ressam Van Gogh, harika eserler yaratabilmek için tual ve boya parasını dilencilik yaparak temin ediyordu. Metro pencerelerinde, yer altı dehlizlerinde, kentin cadde ve sokaklarında uyurken, açlıktan kıvranırken sanatın iftiharı, kültürün sermayesi, insan mucizesi olan tablolar yapıyordu.
Peki, nerede bu tablolar? Anlamsız varlıklarına sahte bir mana katmak isteyen domuz suratlı zenginlerin köşklerine ya da karılarının rekabet tutkusuyla para verip satın alınarak içinde para ve saçmalıktan başka bir şey olmayan şatafatlı salonlara asılmışlardır. Bunlara öyle dikkatli bakarlar ki sanki Bethoween'in "Ay Işığı Sonet"ini ya da babalarının ruhuna okunan "Yasin"i dinlemekteler.