'' Her İslam insanı, gücü ve yeteneği ölçüsünde , adeta bütün imanı elinden alınmış da ona yeniden kavuşmak için olağanüstü araştırma ve girişimlere dalmış kişi gibidir.''
Hakiki manada iman etmiş bir insan imanını yitirdiğinde ona kavuşmak için neler yapar? İşin neresinden başlar? Dirilmesi için ilk olarak ölmesi gereken insanın, imanını yitirmiş olması zaten ölü olması değil midir. Bir neslin dirilişini kendine gaye belirlemiş kimsenin öncelik olarak o neslin en küçük yapı taşı olan bireyi yani kendisini diriltmesi gerekir. Bir ruh dirilişinin nasıl olacağını kavraması ve üstadın dediği gibi bu işin amentüsünü anlamalıdır. Bütün uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter denildiği üzere ,herkesin uyutulduğu bir toplumda ayakta kalabilmeyi başarmak ,diriliş neslinin amentüsünün anlaşılmış olması demektir.
Peki bizler bu nesilden olduğumuzu her ortamda söylediklerimiz, yaptıklarımız ve halimiz ile belli etmeye çalışırken, imanı elinden alınmış bir kimsenin ona kavuşmak için yaptığı araştırma ve girişimlerin neresinde olduğumuzu iddia ediyoruz diye soruyorum, önce kendime ve daha sonra kendim gibi gördüğüm herkese. Kitabı okurken merhum Sezai Karakoç sayesinde bu minvalde birşeyler anlayabildiysem ne mutlu bana diyor ve kitabı herkese tavsiye ediyorum :)
Hiçbir şey düşünmeden ya da her şeye birden kafa yorarak oturup kaldığım, kucaklamak istediğim ama beni yiyip yutan şu olumsuzluğun içinde ezilip kalmış olarak geçen günlerim, hatta yıllarım oldu.
''Şimdi bu konuşmamızda bilhassa belirtmek isteyeceğiz ki; Müslümanlık dışında bir hakikat kaynağı olamaz. Peki bu Avrupa'da gördüğümüz adamların yaptıkları işler nedir? Bunlar nereden meydana geliyor. İşte Avrupa'da ki insanların düşünce sistemleriyle, yaptıkları çalışmalarla, Müslümanlık arasındaki münasebeti belirtmeye çalışacağız.
Bu kitapta Necmettin Erbakan bilim insanlarının günümüz haline gelinceye dek ele alarak izah etmeye çalıştıkları kavramları sırasıyla ve gelmiş olduğu son hali itibariyle okuyucuya açıklıyor. Maddenin en küçük yapısı olan atomun içerisine girdiğimiz zaman arasında dünya ve güneşin arasındaki mesafenin 1o katı kadar mesafe, yani boşluk olan elektron ve protondan bahsediyor. Şuan günümüz bilim insanı maddenin dahi içerisindeki boşluğu açıklayamaz iken nasıl oluyor da bu ilimlerin sahibi olduğunu iddia edebiliyor. Bu kitap bize şuan kullanılan ilimlerdeki kavramları ve buluşları bulan kişilerin Müslüman bilim insanları olduklarını örneklerle tespit ediyor. Peki ya maddenin içerisindeki boşluğu Müslümanlar tarif edebiliyor mu ?
Biz Müslümanlar işin tarif boyutunda değil hikmet boyutundayız. Yüce rabbim madde ve atom konusunda insanlığın gelmiş olduğu son durumu onun bize verdiği akıl ve ilim ile ancak bir yere kadar kavrayabileceğimizi ve mantığımızın almadığı 'bu nasıl olur' dediğimiz şeyleri de kendisinin yarattığını hatırlatıyor ve dünya üzerinde bulunan her türlü yeni kavram ve buluşta da hatırlatacaktır.
İslam ve İlimNecmettin Erbakan · Mgv Yayınları · 2017580 okunma