Evren sonsuzdur. Çünkü sonlu olanın bir en dışı vardır, ama en dış sadece kendinin dışında olan bir şeye göre böyle sayılabilir; en dışı olmıyanın sınırı da yoktur; evrenin en dışı olmadığına göre sınırı yoktur, sınırı olmadığına göre de sonlu değil sonsuzdur.
Bilgiyi "keşfedilip" ( to be discovered) bizi yeni sorularla tanıştıracak ve aslında bilmediklerimizi çoğaltacak değil de "edinilecek" (to be acquired) ve dolayısıyla sonlu bir kümedeki eksiğimizi tamamlayarak tüketmeye ve sona ulaşmaya daha da yaklaştıracak bir şey gibi algılamakta ısrar ettiğimiz sürece geri kalmamızın hem nedeni hem de sonucu olan bir şekilciliğin pençesinde kıvranmaktan bir türlü kurtulamayacağız.
Aradığımız o istikamet, o tatmin hali ancak bu sonlu hayattan sonsuza başlangıç yapmakla, tüm bu sonlu ve tükenen başlangıçlardan kalbimizi çekip sonsuza bir başlangıç yapmakla bulunur. Bu, kimileri için belki namaza başlamak veya Kuran'ı anlamaya çalışmaktır. Kalan ömrünü artık Allah'a karşı sevgi saygı içerisinde, O'nun olur ve olmazlarını gözeterek yaşamaya karar vermektir.
Kabul edelim ya da etmeyelim hepimiz bu hayatı sandığımızdan daha çok seviyoruz. Çoğu zaman hayattan yakınıyoruz fakat yine de yaşamaya, umut etmeye ve yarını beklemeye devam ediyoruz.