Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?
"Olup bitenleri görüp gözeten" anlamındaki er-Rakib ismi de Kur'ân'da yer alır: "Allah her şeyi görüp gözetmektedir. Meselâ, Allah hesap gününde Hz. İsa'yı ve annesini ilâh edinen Hıristiyanlar hakkında Hz. İsa'ya şunu soracaktır: "... 'Ey Meryem oğlu Îsâ! İnsanlara sen mi 'Allah'ın dışında beni ve annemi birer tanrı kabul edin.' dedin? Hz. İsa şöyle cevap verecektir: "Hâşa! Sen çok yücesin. Hakkım ol-mayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Hem ben söyleseydim şüphesiz sen onu bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, ama ben sende olanı bilmem. Gizli olanları tam olarak bilen yalnız sensin. Ben onlara ancak senin bana emrettiklerini söyledim; 'Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' dedim. İçlerinde bulunduğum sürece onların yaptıklarına tanık idim. Fakat sen beni vefat ettirdikten sonra onların hâlini bilip gören (er-Rakib) sadece sensin. Sen her şeye şahitsin. "(Mâide 5/116-117)
Halimin özeti, taşıyamadığımdan kaçışımdır benim. Şimdiden sonra bir rüyadayım ben. Rüya gerçeğin sılası. Başka türlü nasıl tahammül edilir gerçeğe, bilmiyorum ki ben.
Osman Gazi 1324’te öldü yerine oğlu Orhan Gazi geçti. İki yıl sonra Orhan Gazi Türklerin Bursa olarak adlandırdığı Bithynia şehri Prusa’yı ele geçirerek önemli bir zafer kazandı.
İnsanlar artık kelimelere hiç dikkat etmiyorlar. Mesajlarda ya da tweetlerde israf ediyorlar, onları yazıyorlar, onları okumuş gibi yapıyorlar, onları çarpıtıyorlar, yanlış aktarıyorlar, onlarla, onlarsız ve onlar hakkında yalan söylüyorlar. Onları çalıyorlar, sonra da başkalarına veriyorlar. En kötüsü de onları unutuyorlar. Kelimeler ancak anlamlarını nasıl hissedeceğimizi hatırlarsak değerlidir.