8/10
·152 syf.··
2026 19. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:49
Tam bir pembe dizi tadında bir kitap okudum. Çok kısa bir sürede okunabilecek,aşırı akıcı ve dili iyi derecede sadeleştirilmiş Türk edebiyatımızın güzel eserlerinden biri. Kıskançlık duygusu çok yüksek olan Zehra'nın ortada hiçbir şey yokken kocasını kıskanmasıyla başlıyor ve adeta sadakati paçalarından akan Suphi karısının yersiz kuruntularını boşa çıkarmamak için elinden geleni yapıyor ve onu aldatıyor. Hikayenin bundan sonrası hemen hemen aldatılan bir kadının intikamı gibi geçiyor. Zehra intikamını alıyor ancak Suphi bunu yapanın Zehra olduğunu öğrenemiyor ya, ona çok üzüldüm.. Hayatını kararttığı kadının da onun hayatını kararttığını öğrenmeliydi, kitapla alakalı en büyük şikayetim budur...
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
Bir Köy Hekimi İnceleme
3/10
·88 syf.··
2026 7. kitabı
Şimdi bu konuda notlarım neler? İlk önce kitabı 20-25 gün önce bitirdim ama şu an hiçbir şey hatırlamıyorum. Kitabı ben hiç sevemedim. Temelinde yatan sebep ise hepsinin birbirinden kopuk hikâyeler anlatması. Her hikâye birer metafor olarak anlatılmış ama daha ben o hikâyeyle bağ kurmadan hemen bitiyor. Hikâye ortasından girip size bir şeyleri anlatmaya çalışıyor. Bu da benim için çok yorucu. Franz Kafka’nın elinden Dönüşüm kitabını okuduktan hemen sonra böyle her biri birbirinden kopuk, birer metaforlu hikâyeyle karşılaşınca kendimde “Hee, anlıyorum abi.” deyip kitabı bitirmek için okudum. Allah’tan kısa bir kitap. Yoksa yarım bırakırdım. Kısa hikâyelerden bazıları etkileyiciydi ama keşke hatırlasam. Sadece okuduğum o an etkilendim. Sonrası bende yok. Belki de benim seviyem bu kitaba düşük geldi, bilemiyorum. Kısa kısa olsun, arada bir okuyup “Vay be ağbi, bunun üstünden bunu demeye çalıştı.” demek isteyenler için mükemmel bir kitap. Onun dışındaki arkadaşlar diğer kitaplardan devam edebilir.
Bir Köy HekimiFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 20184,475 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·192 syf.··
2026 52. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:52
Ve nihayet fantastik edebiyatın en önemli evrenlerinden biri olan Yerdeniz’e ilk adımımı attım. Serinin sonuna kadar gider miyim hiçbir fikrim yok ama yıllardır aklımın bir köşesinde duran bu kitabı sonunda okumuş olmanın tatminini yaşıyorum. Ursula K. Le Guin burada bir büyüme hikâyesi anlatıyor. Duny mi demeliyiz, Ged mi? Büyücü olma yolunda attığı adımları, yaptığı hataları ve bütün bunlarla birlikte yavaş yavaş dönüşmesini okuyoruz. Ama kitabın asıl kalbimi çalan tarafı konusu bile olmadı. Le Guin’in dili… Cümlelerin ritmi, kelimeleri yan yana getiriş biçimi, betimlemelerinin zarafeti. Sanırım çağdaş edebiyatta en çok özlediğim şey de bu. Hikâye anlatmak yetmiyor, cümlenin de bir müziği olsun istiyorum. Yerdeniz bana uzun zamandır hasret kaldığım o edebi lezzeti fazlasıyla verdi. Serinin tamamını okur muyum, emin değilim. Hatta şu an öyle büyük bir hevesim de yok. Ama bir kitabını daha kesin okuyacağım. Sonrası biraz gelecekteki Merve’nin problemi.
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
Adalet, öleni geri getirmez.
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 13:31
Adalet yerini bulsa bile gideni geri getirmiyordu. Öyleyse nasıl bir adaletti bu? Kim buna adalet diyebilir ki? . Başkomiser Nejat, yıllar öncesinde bir tren yolculuğunda tanık olduğu olay sonrası doktor yardımı alır. Yaşanan elim olayı ardında bırakmaya çalışsa da artık bir türlü trene binemez. Ta ki yıllar sonra yılbaşı gezisi için anne babası onu ikna edene dek. . Garda treni beklerlerken annesi çocuksu sevinçle sağa sola bakıyor, babası da dingin biçimde oturuyordu. Derken tren gelir, yolcular yavaşça vagonlardaki yerine yerleşir. İçlerinden birisi de kırmızı montlu, kırmızı rujlu Küçük çocuklu bir kadındı. Nejat'ın gözüne takılmıştı. . Yer sıkıntısı nedeniyle anne babası ayrı bir vagonda, kendisi ise, yazgı bu ya, sonradan öğreneceği üç hırsızla bir vagondadır. Gece olur, sabah olur. Yılbaşı kutlaması sonrası yemek vagonundan dönenler odalarına çekilir. Ancak ilerleyen saatlerde Nejat uyanır, Anne babasının yanına gider ancak ikisi de soluk almıyorlardır. . Deliye dönen Nejat, görevliyle konuşup sorgulamalara başlar. Küçük çocuk, Deniz, korkulu gözlerle annesine bakar. Aslan adında bir adam Serpil'le yakınlaşmaya çalışır. Üç hırsızın odasında Nejat'ın ailesine ait yüzükle saat çıkar. Tüm tren kaygılıdır, ipuçları kesin değildir. . İlk durakta bekleyen polisler, sağlık görevlileri işini yapar. Nejat tek kalmamak için işine döner ama içindeki k.tili bulma isteği baskındır. Bu arada da başka ci.ayetleri çözmekle uğraşır takımıyla. . Gitgide bulanan zihni ona kâbuslarını geri getirir. Doktor yeni ilaçlar verir. Leyla Savcı ona destek olur ama düzelmek yerine kötüleşir. Gerçekle düş arasındaki ince çizgide yalpalamaya başlar. . Deniz'in dedikleri doğru mu? O gece trende ne görmüştü? Nasıl bir iz olmazdı? Doktor'un önerisini dinlemeli mi? Kendi içindeki karanlığa nasıl
Aynadaki KatilElif Ünal Yıldız · Fısıldayan Kalemler Yayınları · 20251 okunma
Puan vermedi
Cennet gibi görünen ıssız bir ada… Hayatta kalmak zorunda kalan on yabancı… Ama asıl tehlike doğa değil, birbirlerinin sakladığı sırlar… Bir uçak kazası sonrası başlayan bu mücadelede güven, korku ve ihanet iç içe geçiyor. Herkesin bir geçmişi, herkesin sakladığı bir gerçek var.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202681 okunma
Bir delinin anilari
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:10
Batan Güneş – Kitap İncelemesi Japon edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Osamu Dazai, "Batan Güneş" romanında yalnızca bir ailenin çöküşünü değil, savaş sonrası Japonya'nın ruhsal ve toplumsal yıkımını da anlatır. Roman ilk kez 1947 yılında yayımlanmış ve Dazai'nin en önemli eserlerinden biri kabul edilmiştir. Romanın merkezinde Kazuko, annesi ve savaştan dönen kardeşi Naoji vardır. Bir zamanlar aristokrat olan bu aile, savaşın ardından ekonomik ve sosyal olarak çökmüştür. Eski dünyanın değerleri yok olurken karakterler de kendi kimliklerini, inançlarını ve hayata tutunma nedenlerini sorgularlar. Dazai'nin en büyük başarısı, büyük olaylardan çok insanların iç dünyasını anlatabilmesidir. Kazuko'nun yalnızlığı, Naoji'nin umutsuzluğu ve annenin sessiz asaleti uzun süre akılda kalır. Özellikle Naoji karakteri, yazarın kendi hayatındaki karamsarlığı ve yabancılaşmayı yansıtan güçlü bir figürdür. Romanın adı olan "Batan Güneş", yalnızca aileyi değil, savaş sonrasında çöken Japon aristokrasisini ve eski Japonya'yı simgeler. Bir dönemin kapanışı ve yeni bir dönemin sancılı doğuşu kitap boyunca hissedilir. Dazai'nin dili sade ama son derece etkileyicidir. Kısa bir roman olmasına rağmen yoğun bir melankoli taşır. Bu nedenle kitap herkese hitap etmeyebilir; ancak yalnızlık, aidiyetsizlik ve varoluş üzerine yazılmış güçlü eserleri seven okurlar için unutulmaz bir deneyimdir. Okurken insan, karakterlerin umutsuzluğunu sadece anlamaz, hisseder. Değerlendirme "Batan Güneş", savaş sonrası Japon toplumunun aynası olduğu kadar insan ruhunun karanlık köşelerine yapılmış bir yolculuktur. Dazai, umutla umutsuzluk arasında salınan karakterleri aracılığıyla şu soruyu sordurur: Eski hayatımız yıkıldığında yeni bir hayat kurabilir miyiz? Puanım: 9/10 "İnsan bazen bir
Batan GüneşOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20234,559 okunma