Pluto

Pluto

, bir kitap okudu
10/10
·208 syf.·
20 günde okudu
·
2019 5. kitabı
Jean-Paul Sartre
7.7/10 · 28,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Pencere, Ayna ve Tavan
"Az kalsın aynaların tuzağına düşüyordum. Kurtardım kendimi ama, bu kez de pencereye yakalandım. Ellerim iki yanıma sarkmış, kararsız, pencereye yaklaşıyorum.Çenem düşecek gibi esniyorum, gözlerim yaşarıyor. Pipomu sağ, tütün paketimi sol elimde tutuyorum. Pipo­yu doldurmak gerek. Ama bu işi yapacak gücüm yok. Kol­larımı iki yanıma bırakmışım, alnımı cama dayıyorum. Pencereden çekip alıyorum kendimi, sallana sallana odanın öte yanına gidiyorum, aynaya yakalandım... İşte sonsuz bir süre daha. Aynadaki görüntümden kurtulup yatağın üzerine yığılıyorum. Tavana bakıyorum; bir uyuyabilsem! Sessizlik. Sessizlik. Zamanın değip geçişlerini, kayıp gidişlerini duyumsamıyorum artık.Tavanda imgeler görü­yorum."
Sayfa 45 - Can·Kitabı okudu
Edebiyat
Başyapıt
8/10
·160 syf.··
2019 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2019 10:06
Özellikle intihar ile ilgili olan bölümü tekrar tekrar okunması gerekiyor. Bir çok filozofun tahlillerini yapan Camus, bunu edebiyatçıların düşünceleriyle karşılaştırırken hiç tekrara ve alıntıya düşmeden, kendi düşüncelerini bu başyapıtta bizlere sunuyor. Kendime sorduğum birçok soruyla karşılaştımı söyleyebilirim.
Edebiyat
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 201511,3bin okunma

Pluto

, bir kitap okudu
8/10
·160 syf.··
6 günde okudu
·
2019 4. kitabı
Albert Camus
8.2/10 · 11,3bin okunma
İşte yine ağaçlar, sertliklerini biliyorum, işte su, du­yuyorum. Otların ve yıldızların bu kokuları, gece, yüre­ğin rahata erdiği kimi akşamlar; erkinliğini ve güçlerini duyduğum bu dünyayı nasıl yadsıyabilirim? Genede bu yeryüzünün tüm bilimi beni bu dünyanın benim olduğu­na inandırabilecek hiçbir şey vermeyecek. Onu bana betimliyorsunuz, bana onu sınıflandırmasını öğretiyorsu­nuz. Yasalarını sayıyorsunuz; ben de bilme susuzluğum içinde bunların doğru olduklarını kabul ediyorum. Me­kanizmasını tanıtlıyorsunuz, umudum büyüyor. Sonun­da bu sihirli ve karmakarışık evrenin atoma, atomun da elektrona indirgendiğini öğretiyorsunuz bana. Tüm bun­lar çok güzel, gerisini de anlatmanızı bekliyorum. Ama siz bana elektronların bir çekirdek çevresinde toplandık­ları görünmez bir gezegenler takımından söz ediyorsu­nuz. Bu dünyayı bana bir imgeyle açıklıyorsunuz. O za­man dönüp dolaşıp şiire geldiğinizi anlıyorum; hiçbir za­man bilemeyeceğim. Buna kızmaya zamanım mı var? Şimdiden kuram değiştirdiniz. Böylece bana herşeyi öğ­retmesi gereken bu bilim varsayımda sona eriyor, bu açıklık eğretilemeye gömülüyor, bu kararsızlık sanat ya­pıtında eriyip gidiyor. Bunca çabaya ne gerek vardı? Bu tepelerin hoş çizgileri, bu çarpıntılı yürek üzerinde akşa­mın eli çok daha fazlasını öğretiyor bana. Başladığım noktaya geldim. Anlıyorum, bilim yoluyla olguları kavra­yıp sayabilirsem de dünyayı kavrayamam. Tüm engebe­lerini parmağımla izleyecek olsam, bundan fazlasını bile­mezdim. Siz de tutmuş, kesin ama hiçbir şey öğretmeyen bir betimlemeyle bilgi vereceğini ileri süren, ama hiç mi hiç kesin olmayan varsayımlar arasında bir seçim yap­mamı söylüyorsunuz. Kendi kendime de, dünyaya da ya­bancıyım, yardım umabileceğim tek şey de bir şeyi kesinlemeye yeltenir yeltenmez kendi kendini yadsıyan bir
Sayfa 30·Kitabı okudu
Felsefe