“Her insanın bir başkası için sonsuz bir muamma oluşu, üzerinde düşünülmesi gereken muazzam bir hakikattir.” Charles Dickens İki Şehrin Hikayesi
Bile bile ateşe yürür aşk heveslisi
Ucu sivri karanligin Batar sabahın yanık bağrına Bir kurbağa bir sinek bir yosun Bataklık yetişir gece yanağına Tüm prenses hikayeleri başlar ya ormanda Şehirde bir düğünle sonlanır çok sonra Sonsuza kadar mutlu umutlu yaşadılar denir ya İşte tam burda başlar bir garip safsata Erkek bıkar çok güzel olsa da gelini Kadın işten çocuktan yalnızlıktan kurtaramaz elini İkisinin de hayat büker belini Sonra bu hikayelerde düşünen kaşır kelini Yine de uslanmiyor gönlüm Bir aşk ki olsun sonsuz budur muradım Ben de bir garip ve yalnız olmaktan usandım Neden açılmıyor bu nasibim ah kara bahtım.
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sonsuz ve sürekli hazzı (ahiret) bırakıp sonlu ve geçici olanı (dünya hayatı) tercih eden aldanmıştır. Ebu Bekir Razi
Din
Ama yalanlar, görürüm hala Burdan bakınca şu sonsuz dünyaya
Kendini yalnızlık okyanusuna can simidi olmadan, boğulmak üzere bırakmış bir insan, içindeki dibe sürüklenirken devirdiği her metrede sonsuz huzuru hissetmeye başlamışken, eğer tek bir salise pişmanlık duyarsa yalnızlığından, tek bir salise tereddüt ederse tercihinden, işte o an kişinin felaketi başlar. Panik acıyı getirir.
TUT ELLERİMDEN
Sırat’tan incedir sevda köprüsü Beraber geçelim tut ellerimden. Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü Beraber uçalım tut ellerimden. Gönüldeki birlik kalkandır dışa Aldırma ayaza, yele, yağışa Giden ilkbahara, gelecek kışa Beraber göçelim tut ellerimden. Birleşmek üzredir şafakla gurûp Korku beklenilmez kapıda durup İster zehir olsun, isterse şurup Beraber içelim tut ellerimden. Çağır hayallerin en ötesini Yakından duyarsın aşkın sesini Sonsuz mutluluğun penceresini Beraber açalım tut ellerimden. Hatırla kaybolan hatıraları Elmastan ışıklı, altundan sarı Zaman tortusundan işte onları Beraber seçelim tut ellerimden. Şüphe “başlangıç”tır, karar “nihayet” Zamanı zamana etme şikayet Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet Beraber kaçalım tut ellerimden. Abdurrahim Karakoç