Bazı kitaplar okunur ve unutulur bazıları ise bir ömür düşündürür
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:41
Yine bir Barnes ve yine zihninde bir sürü soruyla sonlanan bir kitabı.. Ayrılış(lar) Barnes'in yayınlanan son kitabı ve araştırmalarım sonucu öğrendim ki edebiyat sahnesinede veda kitabı özelliğinide taşıdığı için daha bir değerli.. Kitapta ayrılık kavramı ele alınmasına rağmen, dramatik cümleler,karalar bağlanmış duygular yok. Aksine ayrılık ,hayatın olağan döngüsünde yaşanılan ve olması gereken bir durummuş gibi sıradanlaştırılıyor. Bunuda zaten ancak Barnes bu şekilde muhteşem aktarabilirdi. Diğer kitaplarında da olduğu gibi karakterler var ama kitap karakterler üzerinden değilde duygular üzerinden devam ediyor. Bir olay örgüsü varmış gibi okuyorsunuz ama cümlelerin sonu hep bir soru ile bitiyor. Kitap boyunca ayrılık kavramını iki insan veya insanların arasındaki bedensel mesafe olarak değilde zihinlerin, ruhların,duyguların ayrılığı üzerinden ele alıp okuyucuyu hem hüzünlendirip hemde ayrılık denilen kaçınılmaz sona hazırlıyor. Geçmişe dönük hafızamızı zorladığımızda ortaya çıkan hatıraların gerçek mi yoksa bizim istediğimiz şekildeki anılar mı olduğunu ayrılık kavramı üzerinden bize aktarıyor. Kitaplarından edindiğim tecrübeye göre Barnes hafızaya güvenilmemesi konusunda okuyucusunu hep uyarıyor. Zihnimizin bize her zaman oyun oynayabileceğini özellikle vurguluyor. Konu ne olursa olsun her zaman mizah ve zekayı bir arada kullanarak yazıyor kitaplarını ve çok ciddi çok dramatik bir konuda bile farketmeden tebessüm edebiliyorsunuz. Zaten yazarı bırakamama sebebimde derin ve sonsuz zekası.. Bir otobiyografi kitabı ama inanın çok daha fazlası. Kitap bitiyor ve birsürü cevapsız soruyla başbaşa kalıyorsunuz. Çünkü Barnes diyor ki ; Sen düşün ,sen bul, sen devam ettir, sana göre peki ? Bu soruları kendi zihninde cevaplamanı ve hikayeyi kendi dünyanda kendine
Ayrılış(lar)Julian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 202611 okunma
Doğanın Çağrısı Cevapsız Kalmaz: The Wendigo
6/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 114. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:31
Dört kişilik bir arkadaş grubu, Kanada'nın yabanıl ortamlarına sığın geyiği avına çıkarlar. Bir noktada keşfettikleri alanı artırmak için ikiye ayrılınca da içlerinden en genci olan Simpson, Joseph Défago ile eşleşir. Birlikte Elli Ada Sulağı'nın karşısına geçen ekibin kaderinde ise avcı değil, av olmak vardır. Çünkü bu keşfedilmemiş ıssız tabiatın kucağında onları izlemekte dehşetengiz bir canavar saklıdır. Bu korku romanımızda Algernon Blackwood 'un Wendigo efsanesine kendisinin kattığı yorumu okuyoruz. Yani amacınız daha en başında, tıpkı benim gibi, asıl efsaneye uyan bir hikâye görmek ise yanlış yerdesiniz, bunu belirtmek istedim. ┐⁠(⁠‘⁠~⁠`⁠;⁠)⁠┌ Wendigo nedir? Öncelikle bilmeyenleriniz için konuya bir açıklık getirmem gerekiyor. Efsanelerde çoğunlukla kış zamanında kıtlık ya da yiyecek yoksunluğu sonucu hayatta kalabilmek için bir insanın bir başkasını yemesi, yani yamyamlık etmesi sonucu ortaya çıkan canavardır Wendigo. Kişi yamyamlık yaptığı için bu canavara dönüşmekle ve sonsuza kadar sonsuz bir açlık çekmekle lanetlenir. Wendigo günümüzde geyik başlı bir yaratık olarak tasvir edilse de geleneksel anlatılarda daha çok insan görünüşüne sahip, aşırı derecede zayıf, hatta açlıktan kemikleri belirginleşmiş bir figür olarak anlatılır. Ama başka anlatılarda kişinin Wendigo'ya dönüşmesine sebep olan şeyin sadece yamyamlık değil, aşırı açgözlülük ve doyumsuzluk ve Wendigo ruhu tarafından ele geçirilmek olduğu da söylenmektedir. Nitekim Algernon Blackwood 'un bu kitabındaki yorumu da daha çok Wendigo ruhu tarafından çağrılmaya ve ele geçirilmeye uyuyor. Öykümüz oldukça kısa ama buna rağmen pek de kolay okunmuyor, çünkü cümleleri hem çok uzun hem de sayısız betimlemeyle dolu. Bu aslında güzel bir unsur olsa da biraz zorlayıcı olduğu da bir gerçek. Kitap yavaş bir tempoya sahip.
1000Kitap
WendigoAlgernon Blackwood · İthaki Yayınları · 2023378 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
Bir teselli arayışındayız. İnsan attığı adımlarda, çıktığı yokuşlarda, tökezlediği kaldırımlarda bir teselliye ihtiyaç duyuyor. Bazen kalbimizde nedenini bilmediğimiz bir endişe ve huzursuzluk hissederiz. Bir söz var ya; “ İnsan bir damla kan, bin endişe.” Endişe etmekle çoğaltırız kaygımızı. Çıkış yolu varsa da kaygıyla beraber kapatırız o yolları. İşte burada başlar teselli yolunda arayışlarımız. Sonra Allah’ın rahmetinin tecellisi ile son bulur. Ve bu kitapla Anlarız ki, insan için teselli; Rabbine güvenmekmiş sığınmakmış. İnsan başka kalplere, gönülleri değil, Rabbinin rahmetine dayanmakla sükut edermiş. Ve Günün sonunda endişenin kapısını kapatır, sonsuz rahmetiyle bizi sarmalayan Rabbimize giden yollar çiçeklenir, anlamını bulur her şey. “Endişe hiçbir şey değiştirmez. Lakin Allah’a güvenmek her şeyi değiştirir.”(Şa’ravi) Teselli Arayışı Hatice Kaymaz
Teselli ArayışıHatice Kaymaz · Nesil Yayınları · 2024206 okunma
Gen Bencildir - Richard Dawkins
9/10
·329 syf.··
2026 227. kitabı
Richard Dawkins’in Gen Bencildir eseri, popüler algının iddia ettiği gibi sadece biyolojik bir mekanizmayı tasvir eden kuru bir bilim kitabı değildir; insan eylemlerinin en derin, en karanlık ve en rasyonel kökenlerine inen deterministik bir başyapıttır. Kitabın ortaya koyduğu çıplak gerçeklik nettir: Bizler, genlerin kendilerini kopyalamak ve korumak adına inşa ettikleri birer "hayatta kalım makinesiyiz." Ancak bu mekanizmanın dış dünyaya yansıması, bireyin ve toplumun bilinç filtresine göre sarsıcı kırılmalara uğrar. Kitap boyunca evrimsel kararlı stratejiler ve rasyonel detaylar üzerinden anlatılan bu sistem, insan zihninin ve kültürün devreye girdiği noktada devasa bir deterministik kumar alanına dönüşür. Gen, istisnasız her insana aynı temel ve ilkel donanımı yükler: Açlık, cinsellik, kabileye ait olma arzusu, ödül (dopamin) mekanizması ve her şeyin ötesinde bir "sonsuz olma/hayatta kalma" dürtüsü. Sistem, bu ham kodların çevreyle etkileşimi üzerinden yürür. İşte tam bu noktada, bireyin algı, zeka ve sorgulama kalitesi, genin nihai kaderini belirleyen en büyük filtre haline gelir. Bu deterministik ağın en radikal ve uç örneği, kör inancın pençesindeki bir intihar bombacısının eylemidir. Nesnel ve biyolojik gerçeklik açısından bakıldığında, kendini patlatan bir birey kendi genlerini saniyeler içinde küle çevirerek mutlak bir evrimsel başarısızlığa imza atar. O, Dawkins’in tabiriyle "Mem" adı verilen zihinsel bir inanç virüsü tarafından hacklenmiş, sistemi çökertilmiş bir robottur. Ancak olaya eylemi gerçekleştiren öznenin içsel ve algısal gerçekliği açısından bakıldığında, mekanizmanın motoru yine genin yüklediği o ham "sonsuz yaşama ve üreme" kodudur. Düşük bilinç ve dogmatik algı filtresine sahip bir zihin; cennet, ebediyet ve huriler gibi soyut vaatlerle
Biyoloji
Gen BencildirRichard Dawkins · Tübitak Yayınları · 02,072 okunma
Puan vermedi
Jason Dessen, geçmişte parlak bir fizikçiyken kariyerini bir kenara bırakıp ailesini seçmiş bir üniversite profesörüdür. Eşi Daniela ve oğlu Charlie ile mutlu, sıradan bir hayat sürmektedir. Ancak bir gece, maskeli bir yabancı tarafından kaçırılır, bayıltılır ve tanımadığı bir laboratuvarda gözlerini açar. İlginç olan, buradaki insanların onu çok iyi tanıması ve ona bir kahraman gibi davranmasıdır. Jason, uyandığı bu yeni gerçeklikte sarsıcı detaylarla karşılaşır: Eşi Daniela ile hiç evlenmemiştir ve bir oğlu yoktur.Kuantum süperpozisyonu teorisine dayanarak boyutlar arası geçişi sağlayan devasa bir "Küp" inşa etmeyi başarmış dahi bir bilim insanıdır. Jason, çok geçmeden korkunç bir gerçeği fark eder: Kendisini kaçıran maskeli adam, kariyerini seçtiği paralel bir evrendeki kendisidir (Jason2). Jason2, sahip olduğu büyük başarıya rağmen yalnızlıktan pişman olmuş ve "aile babası" olan Jason’ın hayatını çalmak için boyut değiştirmiştir. Jason, kuantum kutusunu kullanarak sonsuz olasılıktaki paralel evrenlerin arasında kaybolur. Tek bir amacı vardır: Kendi orijinal evrenini bulmak, karısına ve oğluna geri dönmek.Ancak sonsuz seçenek arasından doğru dünyayı bulmak neredeyse imkansızdır ve attığı her yanlış adım, kabus gibi evrenlerin kapısını aralar.  "Bizi biz yapan şey nedir? Başarılarımız mı, yoksa sevdiğimiz insanlarla kurduğumuz bağlar mı?" Roman, hayatımızda yaptığımız seçimlerin bizi nasıl tamamen farklı insanlara dönüştürebileceğini sorgulatıyor. Yazar Blake Crouch, kuantum fiziğinin çoklu evren teorisini kullanarak insanlığın en eski ve en derin sorgularından birini masaya yatırıyor: "Ya başka bir yolu seçseydim?" Kitap bittiğinde aklınızda yalnızca Jason’ın amansız yolculuğu kalmıyor. Kendi hayatınızın dönemeçlerine dönüp bakıyor, aldığınız kararları ve
Karanlık MaddeBlake Crouch · ‎ İthaki Yayınları · 2026446 okunma
8/10
·304 syf.··
2026 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:37
Kitabı okurken şöyle bir duyguya kapıldım; Bu herifler öğreti, pozitif düşünce ıvır zıvır diyerek Maelle kardeşinden faydalanıyor sanki. Valla kitabın sonuna kadar böyle bir his hakimdi bana. Recep İvedik gibi görünmek istemem ama gerçekten böyle bir durum yok muydu sizce de, Matteo mudur nedir İtalyan'a biz bu ablayı yapalım hissi aldım. Şaka bir tarafa kitap fena değildi. Birkaç yerin altını çizdik, beğendik falan. Ha ekstra bir özellik var mıydı kitapta, bence yoktu. Sıradan bir Nepal öğreti kitabı. Baş karakterin yolculuğu falan aşırı fake, inandırıcılıktan uzak bir sürüklenme var. Sevenine saygım sonsuz ama benim için özel bir kitap değildi.
Edebiyat
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,3bin okunma