Ey Güneş! Rüzgârdan kanatlarınıger!... Işıklardan saçlarını dök!...
Mâvi bulutlardan tüllerine bürün!.
Bu güzellikle bize dâimâ görün!
Ruhumuzu bir çiğ
damlasıvâri göğsüne çek ki senin gibi temiz doğup, temiz ölelim!...
Bu kitabı sizi düşünerek, sizin için yazdım. Belâ gecelerinde, yaşım sızarak, yüreğim sızlayarak yazdım.Ey Türk! Bu satırlarda mâzînin destanlarını, hâlinin hicranlarım söylemek ve inlemek istedim. Bir keman gibi... Bu kemanı ana vatanın sinesinden yonttum. Tellerini kalbinin damarlarından çıkardım. İstedim ki bu sazın âhengini yalnız sen duyasın. Bu acıklı iniltiler yalnız sana dokunsun. Cihânın târihi, vatanı uğrunda senin kadar uğraşan, kanını döken bir millet daha gösteremez. Senin kadar kimse kendi vatanına sâhib olmağa hak kazanmamıştır. Bu vatan ya senindir, ya kimsenin!...
Dünyânın her tarafındaki taşsız mezarların, azametinin mâlikâneleridir.
Aşk bir savaştı... Kalbi kin dolu bir kadın, ölümü göze alacak kadar intikam hırsı ile doluydu. Bazı insanlar nefes almayı hak etmiyorlardı. Onlar yaşarsa masum insanlar ölecekti.