Stoada denge, bir sanattır. Aşırılık kaostan başka bir sonuç vermez. Belirsizlik ve çaresizlik yaratır sadece. Mutlu olmak için bir denge sanatçısı olmak gerekir. Uyumda ustalık şarttır. Olayları ve durumları değiştiremiyorsak içlerinden geçip gitmenin, katlanmanın ya da kabullenmenin bir yolunu bulmak zorundayız. Bunun için de dengeli olmalıyız.
.. Psikologlar yalnızca "Ne yaptı?" sorusunu sormazlar. Aynı zamanda: "Bunu neden yaptı?" 🧐 "Bu davranış hangi ihtiyacı karşılıyor?" 🤨 "Başka hangi yollarla aynı ihtiyacını karşılayabilir?" sorularını da sorarlar.🤔 Bu yaklaşımın önemli bir sonucu vardır: Davranışı anlamak, onu haklı çıkarmak anlamına gelmez. Ama davranışın altında yatan ihtiyacı fark etmek, hem kendimizi hem de başkalarını daha doğru anlamamıza yardımcı olur. .. Psikolojide sağlıklı yaklaşım, tek bir davranıştan kesin sonuç çıkarmak yerine o davranışın bağlamını ve kişinin yaşantısını anlamaya çalışmaktır. #alıntı
Psikoloji
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ya olduğu gibi ya da olduğumuz gibi sevip sevilelim
Bir şeyi ya olduğu gibi kabul ediyorum ya da etmiyorum: Sade sodaya limon sıkmadığım gibi kahveye veya çaya şeker de eklemiyorum. Normalde yoğun tadları hiç sevmem ama kahveyi evde yapacağımda "Asra zift gibi yapıyor. Ben yaparım." diye ablam gidiyor. Bazen yapıp götürdüğümde "Zift içirmeyeceksin değil mi?" deyip gülüyordu. Ben de "Imm bugün vicdanlı günüm o yüzden bu sefer size göre hazırladım." diye gülüyordum. Ama benim azaltmış halim onlara hafif yine acı geliyormuş. Bir de bana demez mi "Sen eskiden nescafeyi yoğun sütlü içerdin. Neden Türk kahvesini zıkkım gibi içiyorsun?" "Artık çocuk olmadığım ve de baya yıl geçmiş olduğu için olabilir sanki ha, değişiklik ne garip (!)." deyip muzip ses tonuma bakışlarımı da eklemiştim. Aromaları baya hafif seviyorum, hafif halleri bana normal geliyor: Dokundurtmak yetiyor. (: Kendisi bunu bildiği için kahveyi böyle içmeme şaşırıyor. Ki ben aslında hep yaptığım gibi yaparken onlar azaltmış ama farkında değiller. Bazen o gelir "Bugün kahveyi ben yapacağım, nedense ağız tadıyla içmek istiyorum. Zehirlenmek değil der." Bazen ben de "Bugün kahveyi ben yapmak istiyorum kaç gündür özledim. Su içmek yerine keyifle kahve içmek istiyorum." derdim. Bir ara ilk kez içemediğim kahvenin telvesi küçük kupanın %65' i falandı. Ve söz de babam için yorgunluk kahvesi yaparken mayışmış olduğumdan ne kadar koyduğumu hem hatırlayamadım hem de ölçemedim. Kahveyi aldım babam ilk yudumunu içerken yüzünü buruşturmuş ama bir şey demedi. Ben de hiç ona bakmadığım için fark etmedim ta ki 3-4 yudumdan sonra telveye yetişip "Asra sen kahve değil telve yapmışsın. Direkt bardağa kahveyi atıp getirseydin daha hafif olurdu." deyince ilk şaka yapıp uğraştığını sandım. Sonra kendim yudum alırken "Oww cidden bu ne, içilecek kısmı o kadar az ki en azından
“Gerçeği görmezden gelebiliriz, ama gerçeği görmezden gelmenin sonuçlarını görmezden gelemezsin, gelemeyiz." Ayn Rand
1000Kitap
Bağlantı
Küçük nedenler büyük sonuçlar doğurur.
1000Kitap
Cefa
Gına gelen şeylerin başında geliyor artık aşk. Daha kendini sevmekten aciz birine varlığınızın en saf özünü teslim ediyorsunuz...ve sonuç...bu onları zehirliyor. Aşk kisveli şehvet günümüzün makbul gerçeği...