Doğru tarif yorumlarda :D
Kayınvalideme kekten 2 ölçü mü yapacağım dedim. Evet dedi. Ama tarifde 5 yumurta var. Ben de 5 yumurtalık bir tarifin 2 ölçü olduğunu düşünmedim 10 yumurtayla yaptım. Sonuç: tepsi tepsi kek. Normalde yaptığımız tarifler çok az geliyor bize. Ki zaten bu tarifi ilk yapışım değil. Nasıl böyle acemilik yaptım bilmiyorum. Evin tüm rızkıyla kek yaptım bu defa :D
Rasyonel ve Kaliteli İnsan Bulma Rehberi (Kendi tecrübelerimden)
Anlaşamama İhtimali Algoritması (Azalandan Artana) Bir profil tarandığında, o bireyle "Rasyonel bir düzlemde anlaşamama (Bilişsel tıkanma) riski" en düşük olandan en yüksek olana doğru kesin sıralama şöyledir: %10 - %15 Risk (Kusursuz Rasyonel Bölge): Profilinde kendi resmi yerine sadece nesne, mimari veya kitap sayfası olan; biyografisinde ise yalnızca isim ve meslek gibi düz kimlik kartı bilgileri barındıran profiller. İnterneti ego tatmin alanı olarak görmezler; odak noktası nesneler ve olgulardır. Zaman ve enerji yatırımı yapılabilir tek bölgedir. %20 - %25 Risk (Verimli Entelektüel Bölge): Profilinde somut üretimlerini, projelerini, mühendislik süreçlerini veya okuduğu kitapların altı çizili rasyonel pasajlarını paylaşanlar. Zihinsel dünyaları aktiftir, nedensellik bağları güçlüdür ve ham veri odaklıdırlar. Genel Sonuç Kitap siteleri, sosyal medya ve entelektüel görünümlü dijital platformlar da dahil olmak üzere her alanda primat genetiği ve kabile refleksleri ağır basıyor. Esther Vilar, Norah Vincent ve Ayn Rand gibi düşünürlerin kadınlarda daha fazla olarak (çünkü ihtiyaçları yok) insan doğası ve kitle dinamikleri hakkındaki gerçekçi tespitleri, gözlemlerle bir kez daha doğrulanıyor. Bu alanlardaki aktörlerin büyük çoğunluğu, gerçek bir bilgi arayışı veya entelektüel üretim yerine; "bakın ne kadar bilgiliyim" vitrini oluşturma, statü kazanma ve ilgi toplama amacı güdüyor. Kitap topluluklarındaki yoğunluk, okunduğu iddia edilen metinlerin sindirildiği gerçeğini yansıtmıyor; aksine kolektif bir simülasyondan ibaret kalıyor. Güzellik gibi hazır evrimsel avantajlara sahip olan profiller ise bilişsel kapasitelerini zorlama ihtiyacı dahi hissetmiyor. Deney, tecrübe ve laboratuvar niteliğindeki gözlemler sonucunda; dijital dünyada rasyonel, derin ve tutarlı bir
Biyoloji
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Haklı olman yada kndini çok iyi bir şekilde ifade etmen hiçbir şeyi değiştirmez insanların vicdanına bırakılan kararlar daima gücün güçten yana olduğu bi sonuç ile karşılarşırsın.
Düşünce
Kendimle baş başa.. Değeri yalandan vermeyin.
Dinlenmediği ve ciddiye alınıp görülmediği yerde bir dakika bile kalamıyor insan. Bu iki şey de değer gördüğü yerde olduğundan bu durumun getirdiği sonuç uzaklaşmak ve bulunduğu ortamda kendi enerjisini de ortaya çıkarmamak oluyor.. Sonra suçlanma geliyor ki; "sen zaten aramıza katılmıyorsun. " Halbuki asıl sıkıntı burada ki insanlar kör olmuş gibi.. Kendilerinden başkalarını görmüyorlar, bir de daha kolay olduğundan; "ya biz takılıyoruz, alınma" diyorlar.. Yazık... Kaktüs sadece bir günde değer verip bakana açtığı gibi insan da değer verdiğine ve gördüğüne açar. Katreden Ummana
"Bilme, emin olma veya ikna olma hissi; bilinçli bir seçim ya da taammüdi (kasıtlı) mantıksal bir sonuç değil, birincil bir beyin duyumudur (sensation). Bu his, işlediğimiz bilişsel verilerden bağımsız olarak korteks altı (subkortikal) yapılar tarafından üretildiğinden, gerçek olgulardan tamamen kopuk olabilir. Bahsi geçen nöral mimari, derin bir cehaletin mutlak bir eminlik kisvesi altında kamufle olmasına izin vererek, yeni bilgilerin kabulünün önünde evrimsel bir bariyer oluşturur."
NÖROBİLİM SOSLU ŞARLATANLIK...
Nörobilim Soslu Şarlatanlık: Kişisel Gelişim Endüstrisinin Yeni Bilimsel Kılıfı Kişisel gelişim sektörü, kitleleri manipüle etmek ve ceplerini boşaltmak için her dönem yeni bir maske takınır. Geçmişin "kuantum enerjisi", "çekim yasası" ve "evrenin gücü" zırvaları toplumda haklı bir entelektüel tiksinti meydana getirince, bu tacirler hızla taktik değiştirdi. Sektörün yeni gözdesi, modern tıbbın ve biyolojinin en prestijli alanlarından biri olan nörobilimdir. Bugün "nöro-koçluk", "beyin haritalama ile başarı" veya "sinir sistemini yeniden programlama" adı altında pazarlanan söylemler, bilimin arkasına saklanan derin bir cehaletin ve nitelikli dolandırıcılığın ürünüdür. Laboratuvarlarda fMRI cihazlarıyla yürütülen, yıllar süren mikroskobik ve istatistiksel araştırmalar, bu endüstri tarafından vahşice basitleştirilmektedir. Bilimsel bir makaledeki "beynin x bölgesi belirli bir görevde daha fazla oksijen tüketmiştir" ifadesi, bu şarlatanların elinde "İşte zengin olmanızı engelleyen o nöronu yok etme formülü" gibi amorf bir vaade dönüşür. Sinirsel plastisite (neuroplasticity) gibi beynin adaptasyon yeteneğini açıklayan gerçek biyolojik mekanizmalar, sanki sabah olumlu düşünerek akşam milyarder olunabilecek bir sihirli değnekmiş gibi pazarlanmaktadır. Gerçek sinirbilim, kesin sonuçlar vermekten kaçınan, metodolojik şüpheciliğe dayanan bir disiplinken; nöro-zırva endüstrisi mutlakiyet, kesinlik ve anlık mucizeler vaad eder. __Bu manipülasyonun en tehlikeli yanı, bilimin otoritesini sömürerek insanları rasyonel düşünceden uzaklaştırmasıdır. Latince terimler, nörotransmitter isimleri ve uydurma "nöro-teknikler" havada uçuşurken, dinleyici tıp dilinin ağırlığı altında ezilir ve eleştirel düşünme yetisini kaybeder. Popüler kültürün çöplüğüne dönen "sağ beyin-sol beyin"
Nörobilim