Puan vermedi·114 syf.··
Beğendi
·
2019 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2019 00:00
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı #felaketzedelerevi . Kırk yıllık Küba sürgün edebiyatının eşsiz bir örneği demiş #martinez , az bile demiş.. Dâhi yazar #guillermorosales, kırk yedi yaşında intihar etmeden önce( tabii ki şaşırmadınız tercihime ) o güne dek tüm yazdıklarını yakmış. Bu yüzden, sadece iki kitap kalmış ondan geriye: Onun büyük bir yazar olarak tanımlanması için yeterli olan ilk romanı Felaketzedeler Evi ve bir öyküler toplamı. #hakkında Rosales'in, ağır bir şizofreniden muzdarip olduğu günlerde kaldığına benzeyen bir yeri anlattığı Felaketzedeler Evi, Gökhan Aksay'ın İspanyolca aslından çevirisiyle, Türkçede #ilk kez yayımlanıyor.Teşekkürler @jaguarkitap #meltemce Her yere sinen ter ve lağım kokusu, taşan tuvaletler, nemli duvarlar, kötü yemekler, böcekler çepeçevre sarıyor sizi. Anlatımın gerçekliğini duyumsamamak imkansız. Rosales bizi karakterlerin çileli yaşamlarının bıraktığı ağır keder dolu mekâna sokuyor ve orada yaşamaya başlıyoruz kitap boyunca. Ortak yaşam sürdüğünüz “bakımevi”nin diğer sakinlerinin çaresizliği,yalnızlığı,fiilen ve bedenen yaşadığı tacizlere suskunluğu, acı bir çığlıkla avaz avaz haykırış olmak istiyor ses tellerinizde... Ama boğuluyorsunuz,ciğerlerinizin ihtiyacı olan nefesten yoksunsunuz. İnsanlığın esamesinin okunmadığı,kokuşmuş dünyanın başka bir coğrafyası burası. Onun sürgünlük hali, bir yere, bir kişiye, bir olaya bağlı değil. Topyekun “Sürgün”, hiçbir yerli ve hiç kimse olan onun için #sürgün yeri Dünya. Ve paslanmış menteşeleriyle,umuda dair açtığı dünya penceresinden şöyle sesleniyor bize:,“Yaşamı sorgulayın,çünkü nereye giderseniz gidin dünyanın türlü felaketleriyle yaşamak zorunda kalacaksınız. Bunun coğrafi sınırlarla veya yönetildiğiniz ideolojiyle bir ilgisi yok.” Fe Rosales’in gerçekçi
Felaketzedeler EviGuillermo Rosales · Jaguar Kitap Yayınları · 20173,414 okunma
2in1
Puan vermedi·139 syf.··
2026 58. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 13:47
Hemen yazıp kaçıp gideceğim buralardan. Ders çalışmam lazım ve ben yine kitap okumanın güvenli limanına sığınmış vaziyetteyim. Ders çalışmam lazım çalışmıyorum ama yanlış bir şey de yapmıyorum gibi bir rahatlık. İyi hissediyorum. Ama doğru sularda yüzmüyorum. Zweig okumanın sonu yok ki. Adam yazmış ha yazmış. İnsan okur ha okur. Öyle oldum. Bu kitaptaki iki hikâyeyi de derinden seviyorum. Aldın eline bari tek tek alaydın dedim ama olmadı ikisini bir okumuş oldum. Şimdi. "Bir insan için bütün yaşamınızı bir kenara itiyorsunuz, o ise kayıtsızca elinin tersiyle kovduğu bir sinekten daha fazla değer vermiyor size." Önce son okuduğum hikâyeyi yorumlayalım. Acayip beter bir his şu yukarıda yazdığım. Berbat ötesi. Ömür verilen şey değsin istiyor insan. Demeyince işte. Beter hissediyorsun. Bir de daha önce dikkatimi çekti mi bilmiyorum ama bu hikayenin asıl can alıcı kısmı bence bu da değil. Bazı kadınlar zannediyor ki ben yapmadığım için bunu yapan yaşayan aciz. Sen de o hisler yoksa otur şükret başkasını yargılama. Kalpte gücümüzün yettiği şeyler var ama belki yüzde birlik bir kısım. Çoğuna gücümüz yetmez. Ama senin kalbin bir his deryası değil diye sanmaki tüm kadınlar öyle. Sen kimsen artık. Ben şahsen, bir kadının serbestçe ve tutkuyla içgüdülerinin peşinden gitmesini, alışılagelmiş olduğu gibi kocasının kollarında onu kapalı gözlerle aldatmasından daha dürüst bulurum. Yani. "Kolayca baştan çıkarılanlara" göre kendini daha güçlü, daha akıllı ve daha temiz hissetmek bazı insanlara haz veriyor olmalı. Ama ben bazı şeyleri anlamak için bazı kadınlarda atan bir kalp olması gerektiğine inanıyorum en başta. Öncelikleri kendisi olan insanların bunu anlaması da imkansız. Sana değer vermeyen birine değer vermek diye bir şey var hayatta. Kendine yazık eden bir adam kıyamamak var.
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Bir Kadının Hayatından 24 SaatStefan Zweig · Can Yayınları · 20248,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·160 syf.··
2026 1. kitabı
Haricilerin içinde görece mutedil olan İbadilerin “alimlerinden” Salim bin Zekvan’ın muhtasar siyer/siret kitabı. Mutedil diye anılmasına rağmen Osman ve Ali radıyallahu anhuma’yı tekfir ediyor. Osman radıyallahu anh’ı zulümle suçlayıp tekfir ederken, Ali radıyallahu anh’ı ise Hakem meselesinden ötürü tekfir ediyor. Kitabın son bölümünde ise yine Haricilerden Ezarika taifesini ele alıp eleştiriyor. İbadiler bugün Umman’da resmi mezheptir. Umman halkı; Kral’ı müftüsü ve halkının çoğuyla Harici İbadi’dir. Yolunuz düşerse şaşırmayın. Günümüzde tekfir meselesine çokca atıf yapıp muasır Ehli Hadisi/Selefileri bu taifeyle bir tutanlar maalesef ki yalnızca tekfirden ötürü bir benzerlik kurarak bunu yapıyor. Oysa İslam, gayri İslami her inanç ve ehlini tekfir etmeyi dinin aslı/şiarı kılmıştır. Bununla beraber yine İslam’a müntesip olup sonradan hak yoldan sapanlarda tekfir edilmiştir. Dört mezhebin fıkıh kitapları “babul mürted” bahisleriyle dolu. Ama bugünün Mürcie’sine sorsanız İslam’da tekfir ya komple yoktur yahutta sadece fiile küfür denilir fakat faile kafir denilmez. O halde kime uygulanacak o mürted hükümleri? Bu anlayışta olan kimselere Mürcie deseniz hemen biz şöyle itikad etmiyoruz diyorlar, hakeza Kelam ehli olanlara siz Cehm bin Savfan ve Mutezile gibisiniz deseniz, hayır biz şöyle şöyle itikad etmiyoruz derler. Peki neden kendi sevmediğiniz tarafa gelince onlar Haricilerin herhangi bir kolu gibi itikad ediyor mu, mesela; büyük günah sahiplerini tekfir ediyorlar mı, sahabeyi özellikle de son 2 halifeyi tekfir ediyorlar mı, recm’i inkar ediyorlar mı, sünnetin hüccet olmadığını ve Müslümanların çocuklarının baliğ ve rüşd sahibi olana kadar Müslüman kabul edilmeyeceklerini söylüyorlar mı? Eğer bunlara bakmıyorsanız, bırakın bakmayı Haricilerin bu görüşlerinden
Din
Es-Sire Bir Harici -İbadi KlasiğiSÂLİM b. ZEKVÂN · ANKARA OKULU YAYINLARI · 015 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 11. kitabı
Kitabın içeriği ve kapak bütünlüğüne hayran kalıyorum.. Büyük Dalga" (Hokusai) görseli tesadüf değil; hayatın getirdiği dalgaların bizi yutabileceğini ama aynı zamanda bizi yeni kıyılara da taşıyabileceğini simgeliyor. Hissettiğimiz duyguları inkar etmeyin onu tanımaya çalışın ve sorgulayın diyor
Bu da GeçecekJulia Samuel · Eksik Parça Yayınevi · 2022736 okunma
Karamazov Kardeşler İnceleme Ve Yorum
10/10
·1025 syf.··
2026 1. kitabı
·
187 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 02:07
Hayatımın 6 ayına eşlik eden bu kitap için nereden başlanmalı nasıl başlanmalı hiç bilmiyorum aslında. Ama öncelikle söylemeliyim ki incelememi görüp merak edenler henüz kitabı okumadıysalar buranın spoiler içerdiğini bilmeli. Ben 19 yaşında biri olarak haddim olmadan kitap üzerine kendi yorumlarımı ve karakter analizlerimi yapıp ayrılacağım. Ayrıca bu incelememi yaparken arka planda "Richter: On the Nature of Daylight" parçası bana eşlik ediyor. Bu yüzden okurken belki bu eseri açarsanız, yazarken nasıl hissetttiğimi biraz olsun anlayabilirsiniz. Kitabın konu olarak iki kısımda ayrıldığını söyleyebiliriz. Birinci kısımda ( burası ilk 600 sayfaya tekabül ediyor) karakterlerimizi, yani karamazov ailesini tanıyor, onların fikirlerini, felsefelerini öğreniyor, hayatlarına eşlik ediyoruz. İkinci kısım ise kitapta gerçekleşen bir cinayet üzerine dönüyor. Ki bu kısımdaki mahkeme gününü okumak çok zevkliydi. Savcımız ippolit krilloviç ve avukatımız fetyukoviç, cinayet konusunda iki farklı görüşe sahip konuşmalarını ve savunmalarını yapıyorlar, ki ikiside çok dokunaklı baktığınızı zaman mantıklı savunmalar yapıyor. O yüzden geçmişte hasım olan bu iki hukuk adamının konuşmalarını dinlemek çok zevkliydi. Birinci kısım ile ilgiliyse genel olarak bir olaya değinmeden yalnızca karakterlerimiz üzerine görüşlerimi bildireceğim. İncelememe dostoyevskinin Ana karakter olarak belirlediği Alyoşa karakteri ile başlamak istiyorum. Alyoşa; dindar, insan seven, merhametli, yüce gönüllü karakterlerden biri. Bu özelliklerinden ötürü belkide kitapta en çok sevilen karakter aynı zamanda. Benim alyoşa'ya karşı ilk bağlanmam Staretz Zosima'nın cenaze gününde, bir mezarlığın arkasına çöküp ağladığı sahne de oldu. O an sarılıp elini tutmak istedim alyoşa'nın. Çok saf, çok temiz bir kalbe sahip
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma
Ahir zamanda Fıtrat Mücadelesi
Puan vermedi·399 syf.··
2025 3. kitabı
·
234 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 10:49
Herkese merhaba, Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere bir mücadele konusu var. Mücadele etmemiz gereken konular. Özümüzü nasıl tahrip etmişler ve bizler sesimizi çıkarmamışız, sesi çıkanı yaftalayıp görmemiş, duymamışız. Pek kıymetli Yağmur Hanım hep söylüyor paylaşımların da "o kadar bağırdım duymadınız" diye. Hiç sorgulanmamış bir düzeni anlatıyor. Ve gerçekten okuyunca bu kadar olmaz diyorsunuz fakat olduğu gerçeğini mesnetle sunuyor. Bunu bize yapanların nasıl bu kadar kolay hareket edebildiği, fonladıkları kuklalarla içimizde nasıl yer aldıkları bir bir okunabilir. Hastanelerde yaşananlar, Bugün yanımızda olur gibi yapıp yarın kirli işlerinde yanına çağıranlar, Ümmet-i Muhammed'in evlatlarına yapılanlar. Bebek, çocuk, yaşlı demeden tüm acımasızlıklarıyla bizim neslimize saldıranlar. Velhasıl kelam, sorgulayın, akledin diye emreden dinimizi hatırlatıyor Yağmur Hanım. Okumamız, idrak etmemiz ve neslimizi muhafaza etmemiz çin Allahu azimüşşan yardımcımız olsun. Hakkınızı helal ediniz..
İnsan ve Duygular
Ahir Zamanda Fıtrat MücadelesiYağmur İbiç · Evvahe Yayınları · 20231,089 okunma